Ramazan  |  Referandum  |  Gazze  |  Türkiye  |  Siyaset  |  Avrupa  |  Ortadoğu  |  Dosya  |  Güncel  |  Toplum-Yaşam  |  Dünya  |  Sinema  |  Teknoloji-Bilim  |  Röportaj  |  Sohbet  |  Aile-Sağlık  |  Video  |  Kültür-Sanat-Medya  |  Eğitim
Ara
Karakter Boyutu
Davetimiz Tebessümle Olmalı...
22 Şubat 2010 Pazartesi 22:48
Japonya İslâm Kültür Merkezi imamlarından Nimetullah Halil İbrahim Yurt Hoca Efendi (Nimetullah Hoca), Haber Vaktine konuştu.


 

RÖPORTAJ : Abdulvahap Filiz / HABERVAKTİ

 

 

Davetimiz tebessümle olmalı

Japonya İslâm Kültür Merkezi imamlarından Nimetullah Halil İbrahim Yurt Hoca Efendi (Nimetullah Hoca), Haber Vakti’ne konuştu. Nimetullah Hoca, Müslümanların yabancıları İslama davet etmeyi adeta unuttuklarını belirterek , İslama davet etmek için dil bilmeye gerek yok. Her Müslüman davet edebilir. Tebessüm ile dedi.


Hocam, dünya ülkelerini geziyorsunuz. Kaç ülke oldu? Bu kadar gezmenin sebebi nedir?

Allah-u Teala Hazretleri bize gezmeyi sevdirdi. Küçüklüğümüzde babamız da salihlerin, âlimlerin sohbetlerine götürürdü. Cenab-ı Hakk öyle ikram etti.  İlim, az bir ilim de olsa, o ilim insanların hakkıdır diye düşünmek nasip oldu. Kendimiz de çeşitli yerlere giderek kardeşlerimizi Allahımızın emirlerine, Sevgili Peygamberimizin Sünnet-i Şeriflerine davet etmek nasip oldu. 50 ülkeden fazla olmuştur. Bu gezilerimizde, camilerde, evlerde ve çeşitli yerlerde bulunduk. Günah işlenen yerlere de girerek oradaki kardeşlerimize şefkatle, Peygamberimizin; Müjdeleyin, korkutmayın. Zorlaştırmayın, kolaylaştırın, şeklindeki mübarek nasihatlerine uyarak Allah-u Teala Hazretlerinin emirlerini söyledik. Onları âcizane davet ettiğimizde rahatlıkla oraları bırakıp camilerimize koştular.

Parklarda ezan okuyup namaz kılıyoruz

Ağırlıklı olarak Japonya ile anılıyorsunuz. Japonların İslama bakışı ne durumda, neler yapıyorsunuz?

Kendilerine tebliğ ulaşmamış kardeşlerimize de şefkatle Kelime- i Tevhide çağırdık. Efendimiz (SAV) buyuruyor ki; Ya İnsanlar! La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah deyin, her sıkıntıdan kurtulursunuz,  ben daha çok bu hadisi şerifle pek çok kimseleri davet ettim. Binlerce insan Müslüman oldular. Bunların her biri çeşitli yerlerde: Japonyada, Korede, Taylandda ve Avrupanın çeşitli yerlerinde; Efendim, Müslüman olması çok kolay. Kelime- i Tevhidi söyleyince onların dilinde kitaplar veriyoruz, okuyor. Kimisi üç gün sonra telefon ediyor, kimisi bir hafta sonra. Bunları görmek nasip oldu. Abdest almayı görüp, ezan sesini duyup Müslüman olanları da gördüm. Japonyada parklarda ezan okuyup namaz kılıyoruz.

Dil, iletişim açısından çok önemli. Sizin onlarca ülkeye gittiğinizi düşünürsek çok fazla dil bilmeniz gerekiyor? 

Yabancıları İslama davet etmek için dil bilmeye gerek yok. Her Müslüman davet edebilir. Tebessüm ile. Onun bizim üzerimizde hakkı olduğunu düşünerek, gülümseyerek... İnsanlara her şeyin iyisini gösterip her şeyin iyisini söylersek insanlar daha iyi algılar. Japon devleti bize çok hürmet ediyor. Cami yapımında falan hiç faydası yok ama hiç zararı da yok. Japonlar bize İslamın nurunu bize getirmekte neden geciktiniz? Çine getirdiniz, Filipinlere getirdiniz, Endonezya, Malezya, Burunei, Singapur ve Taylanda getirdiniz de bize neden bu kadar geciktiniz. Biz insan değil miyiz?  diyorlar. Bir Japon Profesör ; “Bizim sonumuz İslamdır diyor. Haber Vaktin’de bunları yayınlayın ki; . Kardeşlerimiz bunları okusun, birbirlerine de okutsunlar.

Mücahitler çalışacak, davet sürecek

İslamın düşmanları, başta ABD olmak üzere, İslam’a ve Müslümanlara zulmediyorlar. Müslümanlar olarak ne yapmalıyız?

Devamlı Efendimiz (SAV)in ; Bilerek ya da bilmeyerek İslama düşmanlık yapanlara hidayet eyle. Bizlere de onlara da hidayet eyle. Düşman kuvvetlerini İslama hizmet etmeye tebdil eyle,  şeklindeki duası tekrar ediyorum. Efendimizin (SAV) bu duasıyla Hz. Ömer Efendimiz Müslüman olmuştur. Müslüman olmadan bir gün önce Efendimiz, onun için dua etmişti. Hâlbuki O, öldürmek için Efendimizi arıyordu. Biz davetle meşgul olur, vazifemizi güzelce yapar, dinimize sarılırsak hidayet Allahtan (c.c) olduğu gibi, gazap da Allahtan (c.c). Onun için tabi Mücahitler çalışacak, yardımlar olacak ama en önemlisi, davet olacak. Biz Müslümanlar davet işinde çok geri kaldık. Herkesi davet etmeliyiz. Biz önümüzde türlü türlü niymetleri yerken karşımızdaki insanlar da ; Açız, açız!  diye bağırıyorlar. Onlara biz vermeyince üstümüze çullanıyorlar. Herkes davet etmeli, herkesi davet etmeli. Her yerde davet etmeliyiz. Memleketimize gelen yabancılar, Konyaya Mevlanaya, İstanbula Sultan Ahmete gelenler, bunlar bir şey istiyor bizlerden.

İslam coğrafyasında Müslümanlara karşı yürütülen katliamlar var, Irakta, Filistinde zulüm var. Ne yapmalıyız Hocam, kardeşlerimize nasıl yardım etmeliyiz?

Bir, devletler olarak yapılması gerekenler var, Allah (c.c) devletlerimize hidayet eylesin. Bir de cemiyetler, teşkilatlar bunların derdine yardımlar göndererek derman olmalılar.

Son zamanlarda nerelerdeydiniz?


Rusyanın bazı şehirlerini dolaştım. Oradaki kardeşlerimizin selamlarını getirdim. Dağıstanda çeşitli yerleri gezdim. Tataristanın başkenti Kazanı çok sevdim. Kazan Türkleri 1918lerden beri Japonyada çalışmalar yapmışlar, camiler, mescitler kurmuşlar. Allah (c.c) hepsinden razı olsun. Bunlarla ilgili anıları da size anlatacagım.İnsaallah.

Yaptığınız çalışmalarda unutamadığınız bir anınız var mıdır?

Ben Filipinlerdeyken bir profesör benim medyadaki konuşmalarımdan etkilenip Müslüman olmuş. Çevresindekiler ; Ne yapalım da bunu eski haline döndürelim; demişler. Ve çok müteassıp bir Hıristiyan kadınla evlendirmişler. Evlendikten sonra kadıncağız adamı ikna edebilmek için konuşmuş, konuşmuş. Şimdi, adam Müslüman olunca  kalbine iman geldiği gibi sabır da gelmiş. Hiçbir şey demiyor. Kadın bir gün akşama kadar konuşuyor, ikinci gün, üçüncü gün akşama kadar konuşuyor. Derken dördüncü günü sabah, adam kadına bir tercümeli  Kuran veriyor ve ; Biraz okur musun bundan?, diyor. Kadın okuyor ve Müslüman oluyor. Bu kadın Manilada Kuran Kursları Başkanı şu anda. Kocası da İslam Cemiyeti Başkanı. Dünya böyle. Mesela 20 sene evvel Avrupada bir şey yoktu. İngilterede, Fransada, Almanyada; O zamanlar sadece sabah namazları için 1 saatlik yol gidiyorlardı. Şimdi her yerde mescit var. Allaha şükürler olsun.

 

 

---Hocam yıllardan beri Japonyada  yaşıyorsunuz.  Yaklaşık olarak 55 ülkede, hayatınızı bu yola adayarak geçirdiniz. En son Japonyayla ilgili çalışmalardan bize bilgi verebilirmisiniz?

 

 

Elhamdülillahi  rabbilalamin  essaletü  veselemü ala seyidine Muhammedin ve ala eli  ve sahbihi ecmain  bu davet mevzu peygamber efendimiz buyuruyor bütün peygamber kardeşlerim;  La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah  davet ediyor bende La İlahe İllallah’a  davet ediyorum, “Buyur”, diyor. Buyuruyor peygamberimiz bunun için biz beraberce doktor’la beraberce Bievvel’den beride benim takriben 60-65  yıl; Ben bu bitaraftan okudum, bitaraftan gezdim.

Alahu Teala;  3 şeyi sevdirdi bana Dinlemek, Gezmek ve Söylemek ve gezerkende çok hayırlı insanlarla tanışmak nasip oldu ve Mekke-i mükerreme’de bulunmak Medine-i münevvere’de oradan Japonya’ya davet ettiler 35 seneden beri gidip geliyorum.  Efendi 50 sene, o zamandan bu zamana terk etmedi. Yani Suud-i Arabistan’da profösörlük yaparkende yaz tatillerinde devamlı gitti geldi. Şimdi sondan 15 senedendir  Japonya’dayız.  

 

---Japanyo’ya ilk geldiğinizde ne tür  şeylerle karşılaştınız; olumlu ya da olumsuz?

 

 

 

Japonlar’a ilk gittiğimde Japonlar dediler; “Biz  İslam hakkında malümatımız, müslüman olmayanlardan  işittik,  müslüman olarak sizden esas dinlemek istiyorum.”

 

  Ben onlara ilk gittiğimde dedim; Sizin şeyleriniz bu teknik malzemeleriniz İslam ülkerine Geldi, memnunlar çok; Beni sizin o gönderdiğiniz şeylere teşekkür etmeye, beni  gönderdiler müslümanlar dedim. Ondan sonra, bende size;  Ben Japonlar’da şunu gördüm ve onlara da söyledim. “ Sizin mallarınız dünyanın her yerine gitti Türk, Müslüman ülkelere de gitti, onun için teşekküre geldim. Ben de size bişey getirdim dedim, onlara ve onlara Arapça söylüyorum camiye geliyorlar yazıyorlar, yazıyorlar ondan sonrada oradan çıktıktan sonrada İslam’ın şartını imanın şartlarını ve La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah…” All problem finish”(Tüm dertlere son) deyip, o şekilde her sıkıntıdan kurtulursunuz  “La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah” edepli insanlar Japonlar.

 

---Genel olarak, Japonlar ne yaparlar, nasıl  yaşarlar?

 

 

130 milyon her sene 17 milyon dışarıya çıkıyor gezmeye gidiyorlar ve bu gezmeye gidenlerden orda gördük.  Türkiyeye zelzeleye yardıma gelmişler. Müslüman olmuş orda gördük hatta Filistin’e gitmişler orada ki Müslümanların sabrını kuvvetli imanlarını görüp Müslüman olmuş dönmüşler, orada gördük bunlara İslam öğretiyoruz  Şam’a gitmiş Mısır’a gitmiş, Arapça öğrenmek için, hatta Amerika da Müslümanlar görmüş, Müslüman olmuş yani geziyorlar hem ilim öğretiyorlar hem de ilim alıyorlar en iyisi de, Müslüman olmaları tabi…

  

 

---Şuan itibari ile, Japonya’da ki, İslami çalışmalar ne durumda, davet çalışmaları nasıl gidiyor, zorluklar var mı?

 

 

 

        Japonya da 35 seneden beri gidip gelirken, ilk gidişlerimizde 20 seneye kadar bundan 20 sene evvele kadar, 2 camiydi şimdi Allahın lütfüyle , 400’den  fazla mescid  yani küçük büyük 400’ü  geçti, her gün cami açılıyor,  bizi de davet ediyorlar.  Son gidişimde yine burada da oldum biraz yani, en sonu  Japonya’nın en sonu, uzun memleket efendim Suriye kadar ve yüzde 80’ni de orman, yüzde 20’ye yerleşmişler ama davet için kolaylık oluyor.  Kalabalık insanlar trenlerde, istasyonlar da her yerde davet ediyoruz.  Müslüman oluyorlar onlarda bizden daha iyi  birbirini davet ediyor.  Bize cami yapmamıza da yardımcı oluyor yani Üniversiteliler bizi toplantılara davet ediyorlar,  Üniversitelere davet ediyorlar,  liselere davet ediyorlar; “ Bide dinler toplantıları yapıyorlar” bizi  İslam’ı bilen kardeşlerimiz anlatıyor,  Japonca anlatıyor, sorulara cevap veriliyor,  sonunda diyoruz ki kim “ La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah”’a inanırsa  O Müslüman; Bütün Japonlar hepsi el çarpıyor onlara isim veriyoruz bütün erkekler “Muhammed” bütün hanımlar “Fatıma” diyoruz hepsi bu isimleri kabul ediyor seviniyorlar  ve Japonlara  yani umumiyetle davetle kitaplar veriliyor,  konuşmalar yapılıyor İslam anlatılıyor,  burada bitiyor iş ama Allahu Teala ikram etti bize,  biz ondan sonra diyoruz ki ; “La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah”  yani sonunda biz diyoruz ;  Allahu teala’nın birliğinine,  kim inanırsa peygamber efendimizin sünneti şeriflerine,  efendimizi son peygamber olduğuna inanırsa,  kim söylerse  “La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah” bu Müslümandır diyoruz. Hepsi kabul ettik diyorlar ve Müslüman oluyorlar.  Yani çeşitli yerlerde toplantılara davet ediyorlar. Biz gidiyoruz o şekilde ve camiler çoğaldı camileri ziyaret ediyorlar İslam’ı öğreniyorlar. Şimdi 100.000 kadar çocuk var.  Babaları Pakistanlı,  Bangladeş’li, Sirilanka,  Afrika,  Arap, Türk;  Araplar daha az yani…. Biraz Türk daha ilerde…Hepsi kardeşim gibi….

 

---Japonya’da ki , yabancı uyruklu insanlar nasıl yaşıyorlar orada, yaşantı biçimi nasıl şekilleniyor zaman içerisinde,  bizi aydınlatırmısınız?

 

 

 

   Çoğu kimseler Japonlarla  evlendiler  her birinin 5-6 çocukları var çok uğraştım onları okutmaya şimdi camilerde okuyorlar anası Japon olanın Japon vatandaşı oluyor… Çocukları şimdi biz medreseler, İslam okullar,  kurmaya çalışıyoruz.  Camiler de devam ediyor.   Camiler de kuranlar okunuyor  İnşaallah  İslam okulu, ana okulların’dan Üniversiteye kadar yapmaya çalışıyorum şimdi…. İlk medrese olarak caminin yanında bir yerimiz var.  Orada başladık ve onlar Japonlar diyorlar;  Ben bu söze çok ağladım.  Japonlar yani Müslüman da yani gayri Müslim de bir söz söylüyor; “ Ey Müslümanlar neden bize

 

İslam’ın nurunu getirmeyi geciktirdiniz?” bu sorurun  cevabı yok.  Sevgili peygamberimiz 13 sene Mekke-i  Mükerreme’de 10 sene Medine-i  Münevvere’de öğrettikten sonra benden gördüğünüzü götürün her tarafa sahabeler daldı dünyanın her yerine oraya nasip olmamış Japonya,  Kore geç kalmış şimdi onlar neden diyor bizim komşularımıza getirdiniz Filipinlere getirdiniz,  Çin’e getirdiniz, Endonezya,  Malezya’ya … Burunay’ı  İslam devleti yapıncaya kadar, Arapça öğrenmişler.  Arapçada söylüyoruz. “Biz insan değimliyiz” ,ayetinini okuyarak; “ Bize niye getirmediniz yani ümmete vacip olan davet  teblig  yapması lazım birde doktor,  şeyde okumuş, buraya çok insanlar geliyormuş…bir Budizim  Profösörü diyor ki;  Bizim sonumuz İslam’dır diyor  iki sebeb var.

Birincisi; Endonezya, Malezya Burunay  bizim gibi  Budizim de idi.   Müslüman oldular Müslüman devleti oldular  İkincisi; Her Müslüman daveti,  Müslüman biraz unutmuş gibi ama yinede davet ediyor.   

 

 

 

---Bildiğim kadarıyla ilk Müslümanlık Japonya’ya Sultan 2. Abdulhamit zamanında, ilk olarak, oraya ilk  temaslar o zaman başlamış sanırım, yanılıyor muyum efendim?

 

 

Ertuğrul gemisi gitti 600 kişilik (geçen resimlerini vermiştiniz bize çoğaltmıştık onları duruyo onlar evde) onları gösterin gazetelerde görsün Müslüman kardeşlerimiz televizyonlar söylesin.
 

Radyolar söylesin bunları söylemek çok mühim yani sahabeler her yere daldığı gibi işte ordada sultan Abdulhamit Rahmetullah aley zamaınnda bir şey,  bir gemi geri dönerken 600 kişilik gemi battı 550 şehit yani şehit verdik. Onun için oralardada İslamiyet böyle yayılıyor Allahın izniyle hepimiz bizim hatıralarımız pek çok yani o zaman olanlar

 

---Bir soru daha soracağım;  İslam merkezi Japonya’da  ne zaman kuruldu, yani hocam ne zamandan beri faaliyet içerisindesiniz, ne zaman tanıştınız?

 

 

Merkez il’den 3 site’den birtanesi ki bu Japonya İslam Merkezinin  internet sitelerinden birisi ve tüm Müslümanların bağlantı kuracağı bir internet web sitesi: “http://islamcenter.or.jp” bu da Kore’de, Başkanın, İslam konuşması yaptı,  efendim 50 senelik İslam tarihi Kore’de.  Bizim Zübeyir hocaefendi de geldi oraya,  o davet konuştu,  ben;  Zübeyir koç orda şey yani;  Eskiden  53’lerde gitti ya  52-53’lerde gitti ben askerdim ezan okudu bizim askerlerimiz karın üstünde, onlarda’da  eazan okumaya başladı, bunlarda bize yardıma gelmiş ne yaparsa onu yapacağız.  Öyle Allahuekber,  Allahuekber böyle ötekiler Allahuekber Allahuekber öylece Müslüman oldular vesselam ben şeyi de gördüm başbakanı ziyaret ettik başbakan dedi ki şey geldi dedi. Başkan, bize harp oluyor dedi,  harpta biz açlık düşünüyorduk,  yangınlar düşünüyorduk bu harp sebebiyle İslam’ın nuru geldi dedi. Başbakan,   Kore  Başkan’ı üçüncü gidişimde var,  her gün 78 kişi Müslüman oldu.  

 

---Sadece bu, yani  İslamiyet’i  Japonya’nın haricinde hangi devletlere gidiyorsunuz genel itibariyle, 
---Başka faaliyeti var mı?  İslam merkezi Japonya’nın dışında bir bağlantı kurdu mu?

 

 

 Yani 50’den fazla  Başkan gitti,  o da 50 seneden 50 ülkeden fazla gitti,  bende 50-55 ülke hep gittim.
 

Rusya’ya 3 defa gittim,  ben Rusya şeylere gittim Sibiryalara gittim Elhamdülillah bizim komşumuz oralar.  Şimdi oralarda, çalışıyoruz devam ediyoruz  Kore,  Çin,  Rusya, Filipinler ve Rusya’ya ehemmiyet veren kardeşlerle görüşmek istiyoruz bizi.. burada var. Rusya neşriyatı yapıyorlar. Rusya televizyon var,İstanbul da, diyor,  ben Rusça  iki  kelime biliyorum çok Rus Müslüman oldu böyle “Haraşu basibe”  gülüyor gülünce kalbi açılıyor insanın,  açılınca; “ La İlahe İllallah Muhammedun Resulullah” All problem finish(Tüm dertlere son), tam Müslüman oluyor.  Esterhan da cami var.  Hz.Osman efendimizin  zamanından cami… Onun tamirini düşünüyoruz inşaallah.  Hayır severler Volgagırat’ta da hükümet  büyük bir yer verdi, ben ordaydım ben oraya gittim iki  rekat hacet namazı kıldım hayır sahiplerinin “tomuski” gittim ben o Kırıma da gittim Elhamdülillah. Tomiski’de de mescid var.

      Hayır sahibleri işitsin bunu  Tomuski de cami 18 sene evvel ilk gidişimde Rusya’ya benim No sibir tomiski de imam gezdirdi beni,  minareyi şey yapmışlar baştan minareyi kesmişler Ve burasıda rakı fabrikası hocam dedi ağladım şeyde karda bu cübbemi çıkardım karın üstünde iki rekat hacet namazı kıldım 5-6 sene sonra haber geldi Mekke Mükerreme’den Dua’an kabul oldu o cami şuan temizdir dedi, namaz kılıyoruz, yalnız minare şeyi var Minaresi ve kubbesininde tamire ihtiyacı var.

 

Japonlar İslam edebi az yiyorlar çok çalışıyorlar çok da geziyorlar gezdikleri yerde Amarikada bile görmüşler ve Müslüman olmuşlar

 

    Peygamber efendimiz her yere,  peygamberler her yere gider,  sahabiler her yere gittiler,  ben yüksek sesle kuran okudum Moskova’da bir toplantı da bizim  Dağıstanlı  bir kardeşimiz Pilot birincisi  olmuş, o  toplatı da  Kur’an , ondan sonra dediler bunun sesi güzel istediği hangi dilden bilirse bize şarkı söylesin ben orda ezan okudum sübhanıl ebedi  gibi şeylerden  sonra dışarı çıktık….  

 

 

 

----Japonya İslam Merkezi Başkanı….

 

 

----Nimetullah Hocanın Arap Annesinden Kardeşi ve Japon eşiyle…..

 

muharrem Akgül - re:
Allah razı olsun hocam
islam AYDIN - Büyüklerin sözleri, sözlerin büyüğüdür.
Her müslümanın Nimetullah Hocadan öğreneceği çok şey var.
» İlgili Başlıklar
İMKB KURLARI
IMKB
Dolar
Euro

60.608
1.515 TL
1.926 TL
12 Eylül referandumuna EVET mi diyeceksiniz HAYIR mı?
Anket Tarihi : 14.07.2010
A. Hamdi AYAN
Ufuk COŞKUN
Ahmet ANAPALI
Bilal AKSA
Sabri GÜLTEKİN
Bilal SAMBUR
Abdulvahap FİLİZ
İSTANBUL
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı
5:03 6:32 13:08 16:41 19:32 20:54
KÜNYE | RSS | REKLAM VERİN | BİZE ULAŞIN | SITE EKLE
© 2007-2008 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz