Binali Yıldırım: Şehit Olduk Ama Vatanı Alçaklara Teslim Etmedik!

Başbakan Yıldırım, "Şehit olduk ama vatanı alçaklara teslim etmedik. Bayrağı düşürmedik, ezanları dindirmedik." dedi.

15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılında düzenlenen Milli Birlik Yürüyüşü’ne Başbakan Binali Yıldırım Çengelköy’den katıldı.

Çengelköy’den yola çıkan Başbakan Binali Yıldırım, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde milyonlara hitap etti.

Başbakan Binali Yıldırım, Çengelköy’deki Vahdettin Köşkü’nden yürüyerek beraberinde AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hayati Yazıcı, Mustafa Ataş, Ravza Kavakcı Kan, AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile Çengelköy Meydanı’na geldi.

Başbakan Yıldırım’ı burada Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu karşıladı.

Vatandaşlar, Başbakan Yıldırım’a yürüdüğü sırada sevgi gösterisinde bulunurken, bazıları fotoğraf çektirmek için yanına geldi.

Yıldırım, burada vatandaşlara hitaben “Aziz İstanbullular, şimdi hep beraber şehitler abidesine doğru yürüyoruz. Gelecek için, istikrar için, istikbal için, bir daha terör örgütlerinin ve darbecilerin bu ülkede herhangi bir kalkışmaya cesaret edememeleri için, birlik için, beraberlik için, tek millet için, tek bayrak için, tek vatan için, tek devlet için hep beraber yürüyoruz arkadaşlar.” dedi.

Başbakan Yıldırım, daha sonra “Milli Birlik Yürüyüşü”ne katılarak, anma töreninin yapılacağı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne doğru yürüyüşe devam etti.

Yıldırım, yürüyüşü sırasında basın mensuplarına yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Vatandaşlarımız, ‘Bu alçaklar hukuk içerisinde hak ettikleri cezayı mutlaka alsınlar.’ diyor. Biz de şehit yakınlarımıza, gazilerimize ‘Müsterih olun, ne yaparsa yapsınlar, hangi tiyatroyu oynamaya kalkarsa kalksınlar hukuk içerisinde hak ettikleri en ağır cezayı alacaklar.’ diyoruz. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Biz bu ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde 80 milyon vatandaşımızla bir, beraber olarak yaşamaya azmettik. Bin yıldır bu topraklarda bu kararı verdik, bundan sonra da bu bayrağı hiç kimse indiremeyecek, bu ezanları hiç kimse dindiremeyecek. İşte bunun teminatı Çengelköy’dür, Beylerbeyi’dir, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’dür.”

Başbakan Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişiminin birinci yılında gerçekleştirilen 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü Anma Töreni’nde konuştu.

Yıldırım, o karanlık gecede köprüde 34 kahramanın şehit verildiğini hatırlatarak, İstanbul, Çorum, Gaziantep, Erzurum, Ardahan, Karabük ve Niğde’nin evlatlarının vatanları ve bayrakları için şehit düştüğünü söyledi.

“Bugün alçakları, hainleri sevindirmeyeceğiz”

Abdullah Tayyip ve Erol Olçok’un köprünün ilk şehitleri olduğunu belirten Yıldırım, “Namusumuz için çıkmak zorundayız diyerek oğlunu Kısıklı’ya gönderen Diyarbakırlı Askeri Çoban da burada şehit oldu. İki çocuk annesi Sevgi Yeşilyurt’u da bu köprüde tekbir getirirken şehit ettiler. Rizeli Muhammed Ambar da yüce şehitlik makamına erişmek için köprüye geldi. Hepsi şehitlerimizin tamamı vefa ehli olarak kalbimizde ebediyyen yaşayacaktır. Acımız büyüktür, hüznümüz dağlar kadardır ama boyun bükmüyoruz, bükmeyeceğiz. Kor ateş de olsa hüznümüzü yüreğimize gömecek, göz yaşlarımızı içimize akıtacağız. Bugün alçakları, hainleri sevindirmeyeceğiz.” diye konuştu.

Yıldırım, millet, vatan ve bayrak, inanç, namus, şeref için canlarını seve seve veren şehitlerin dua beklediğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Millet olarak 15 Temmuz’u unutmayacağız, unutturmayacağız. Dualarımızla, fatihalarımızla minnet ve şükranlarımızla onların aziz hatıralarını her zaman yaşatacağız. Biz şehitlik mertebesini ölümsüz sayan bir inancın, bir medeniyetin mirasçılarıyız. Onların ölmediklerine, diri olduklarına inandığımız için şehitlerimizin gözlerinin bizim üzerimizde olduğunu düşünüyoruz. Onların uğruna canlarını feda ettikleri değerler bizim için kutsaldır. Bu değerleri son nefesimize kadar koruyacağız. Bu gün açılışını yapacağımız Şehitler Makamını, şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak için köprünün Anadolu yakasında tam da şehit verdiğimiz bu mekanda inşa ettik. Çevresini şehitlik parkı haline getirdik. Bu parkta 250 şehidimizi temsilen 250 selvi ve gül ağacı dikildi. Anıtın içinde her bir şehidin adına dikilen ağaçların künyesinde 250 şehidimizin isimleri yer alıyor. Burayı ziyaret edip salaları dinleyip, şehit isimleri okuyabilecek, bir yandan Kur’an okuyup, dua edebileceklerdir. Sadece bu anıtlarla, makamlarla değil, şehitlerimizin isimlerini, hikayelerini, yeni eserlerle, hizmetlerle yaşatmaya devam edeceğiz.”

“Bu topraklar 80 milyonun canının bir parçası vatanıdır”

Bütün şehitlerin mekanlarının cennet, ruhlarının şad olmasını dileyen Yıldırım, “Sayın Cumhurbaşkanım, sevgili İstanbullular bizler alelade bir toprak parçası üzerinde yaşamıyoruz. Bu topraklar farklı, bu topraklar mübarek, bu topraklar 80 milyonun canının bir parçası vatanıdır, vatanımızdır. Bu toprakların her karışı bin yıl boyunca aziz şehitlerimizin kanıyla sulanmıştır. Bu vatan topraklarının her bir karışında kahramanlık destanları vardır. Vatan namusumuzdur, şerefimizdir, onurumuzdur. Ecdad, bu vatan toprağını çiğnetmemiştir. 15 Temmuz’da aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız, Başkomutanımızın liderliğinde meydanlara inmiş, bu gözü dönmüş hainlere dersini vermişken, darbecilere darbeyi vurmuştur. Bugün de, yarın da göğsümüz siper olacak, bu mübarek toprakları hiçbir hain çiğneyemeyecek. Buradan açık bir şekilde ifade ediyorum. Bize yaşattıkları acılardan, hiçbir şey elde edemeyecekler. Bugün oynadıkları tiyatrolar, bize yaşattıkları acıdan daha acı bir sonla bitecek. Kendi karanlıklarında yok olup gidecek, kendi bataklıklarında kuruyacak, ellerindeki kanda boğulacaklardır.” ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, “hiçbir zaman şiddete teslim olmadıklarını, bundan sonra da olmayacaklarını” vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Hiçbir zaman ümitsiz olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Kahramanca bu toprakları korumaya, ülkemizi muasır medeniyetler seviyesine hep birlikte çıkaracağız. Türkiye’nin yükselişine hiç kimse engel olamayacak. Düşmana inat, teröre inat, şer odaklarına inat direnecek, onlara rağmen kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi daha da yücelteceğiz. 1920’de Çanakkale Boğazı’nı geçemediniz ey gafiller. 15 Temmuz’da İstanbul Boğazını geçeceğinizi mi zannettiniz. Şehitler Köprüsünü geçeceğinizi mi zannettiniz. Geçemediniz. Şehit olduk ama vatanı alçaklara teslim etmedik. Bayrağı düşürmedik, ezanları dindirmedik. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerimi tamamlıyor, 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, minnetle yad ediyorum. Mekanları cennet olsun. Gazilerimize hayırlı, uzun ömürler diliyorum. Bütün vatandaşlarımızı, sevgiyle, saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Allah’a emanet olun. Sağ olun, var olun. Geceniz mübarek olsun.”

TRT HABER