Çay İçmek İçin 5 Önemli Sebep

Beslenme Uzmanı-Diyetisten Merve Ceylan Alp, "Çay İçmek İçin 5 Önemli Sebep" başlıklı yazısında Türkiye toplumunun vazgeçilmez içeceği, edebiyattan sanata hayatın her alanında varlığını koruyan çayın önemini kaleme aldı.

Hayatın gündelik telaşından kaçıp sığındığımız anlarda bize eşlik eden en önemli şeylerden biri de çaydır. Zira strese ve yorgunluğa olan etkisi çoğu zaman tercih sebebidir. Peki insanı çay içmeye yönelten sebepler neler olabilir? Doğru beslenme açısından çayın günlük diyette yeri nerededir? Beslenme Uzmanı-Diyetisyen Merve Ceylan Alp bütün bu sorulara cevap veriyor.

 

 

İşte “Çay İçmek İçin 5 Önemli Sebep” başlıklı o yazı:

Çay çoğu zaman boş kalori kaynağı olarak düşünülür. Hatta zararlı olduğunu düşünenler de vardır. Oysa ki çayın faydaları saymakla bitmez. Çay öncelikle hem ülkemizde hem de dünya genelinde en çok tüketilen içeceklerin başında gelir. Ve her şeyden önce toplumumuzun bir kültürünü oluşturur. Toplumca iç içe olduğumuz çayı daha yakından tanıyalım.

Çay, Camellia Sinensis isimli bitkinin yapraklarından elde edilir. Yapraklar taze iken toplanır ve çeşitli işlemlerden geçirilerek farklı isimler alırlar. Yeşil çay taze yaprakların direkt kurutulması ile elde edilirken, siyah çay fermantasyon işlemine tabi tutularak, beyaz çay ise bitkinin tomurcuklarına fermantasyon uygulanması ile elde edilir.

Çayda bulunan başlıca bileşenler şunlardır; aminoasit (teanin), alkaloid( kafein, teobromin, teofilin) ve polifenollerdir (kateşinler, teaflavinler, tearubiginler ve diğer polifenoller).

Yeşil çayın yarar oluşturan temel bileşeni içerisindeki kateşindir. Siyah çay fermentasyonla üretildiği için, daha az kateşin içerir.

Çaydaki kateşinlerden EGKG’nin (epigallokateşin gallat), Alzheimer hastalığının temel bulgusu olan beta-amiloid proteini fibrilinin oluşumunu önlediği, oluşan fibrili ise parçalayarak, nöronları (sinir hücrelerini) koruduğu gösterilmiştir.

Polifenoller endotel hasarı ve vasküler oksidatif stresi azaltarak damar sağlığına olumlu etki eder. İnme riskini azaltır.

Yeşil çay ile yapılan çalışmalarda yeşil çayın yağ atımını artırdığını, depolanmasını ise azalttığını göstermiştir. Yine çay polifenollerinin; kan glukozunun, kaslara alımını artırarak Tip-2 diyabet bulgularını düzelttiği gösterilmiştir.

Ayrıca araştırmalar çaydaki teanin amino asidinin; bağışıklık sistemini desteklediğini, kan basıncını, psikolojik stres ve felç riskini azalttığını göstermiştir.

İşte çay içmek için 5 önemli sebep:

  • 1- Alzeimer hastalığına karşı koruyucudur. Çayda bulunan epigallokateşin gallat, bu hastalığın öncüsü olan proteinin faaliyetlerini engeller.
  • 2- Damar sağlığını korur. İçerisindeki polifenoller damar sağlığına olumlu etki eder.
  • 3- Bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. İçerisindeki teanin amino asidinin bağışıklığı artırdığı yapılan çalışmalarla gösterilmiştir.
  • 4- Obezite ile savaşır. Fare deneylerinde, çay kateşinlerden yağ atımını artırdığı, yağların trigliserit olarak vücutta depolanmasını engellediği gösterilmiştir.
  • 5- Diyabete iyi gelir. Çay polifenolleri, kandaki glukozun, GLUT-4( glukoz transporter-4) reseptörü üzerinden iskelet kasına geçişini artırarak, Tip-2 diyabet bulgularını düzeltir.

Çay etken maddelerinin bahsedilen biyoyararlanımlarını gösterebilmesi için plazmada yüksek bir düzeyde bulunmaları gerekir. Bunu sağlamak içinse günde 3-5 fincan arası tüketilebilir. Siyah çay içilecekse şekersiz ve açık, yeşil ya da beyaz çay içilecekse şekersiz ve öğünlerle birlikte tüketilmemesi daha uygun olur. Çünkü çayın öğünlerle birlikte alımı, vitamin emilimlerinde azalmaya sebep olur.

HABER VAKTİ