Hollanda Yemek Teklif Etti, Konsolosun Gözaltına Alındığı İçin Özür Diledi

Başbakan Binali Yıldırım canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. Başbakan Yıldırım, Hollanda Başbakanı'nın yemek teklifi ettiği iddiasını doğrularken Hollanda'nın konsolos gözaltına alındığı için özür dilediğini söyledi.

Başbakan Binali Yıldırım, Habertürk TV ve Show TV ortak yayınında, gazeteciler Veyis Ateş, Muharrem Sarıkaya ile Sevilay Yılman’ın sorularını yanıtladı…

Başbakan Yıldırım’ın açıklamalarından önemli satırbaşları…

“Avrupa’nın belli başlı ülkelerinde seçimler var. Onlarında bu sürece olumsuz katkısı oluyor. Avrupa’da son yıllarda İslam korkusu, ırkçı söylemler ve milliyetçilik akımlar zemin kazanıyor. Bu da merkez siyaseti tehdit ediyor.”

UÇAĞIN İNDİRİLMEMESİ BÜYÜK AYIP

“Dışişleri Bakanımızın uçağının indirilmemesi yapılan en büyük ayıptır. Aile Bakanımıza yapılan iş kontrolden çıkarmıştır. Fiili durumun karşılığı verilecektir. Bu konuda özür ve bu işe sebep olanlara hesap sorulması, vatandaşlarımıza yapılan şiddet mağdurlarına haklarının iade edilmesi. Büyük elçilerin gelmesini istemiyoruz dedik. Bundan sonrası izlenecek, zamanı gelince yapılacaktır. Tamamen ilişkileri kesmek değildir.

“İŞİN SONUNDA OTURALIM YEMEK YİYELİM DEDİLER”

“Biz açıklama yapmadan görüşmeyi talep ettik. Görüştük. Görüşme tamamen işi yanlış olduğu ve düzeltilmesi gerektiğiyle ilgiliydi. Biz bu noktaya gelmesini istemiyoruz. İşin sonunda da bir oturalım yemek yiyelim dediler. Biz de herhangi bir karşılık vermedik. Konuşma tonumuzdan öyle bir teklifte bulundular. Orada yaşanan olayın sıkıntısı ile sesimizi yükselttik. Büyükelçimiz burada gitmeyecek.”

“KONSOLOS GÖZALTINA ALINDIĞI İÇİN ÖZÜR DİLENDİ”

Bunun yanlışlıkla olduğunu söylediler.AİHM’e gitmek için iç hukuk yollarını tüketmek gerek. Bana verilen bilgiye göre oradaki mağdurlar hak arayacak sonra AİHM’e gidecek. Dolayısıyla başka yollarda çalışacak. Viyana Sözleşmesi, seyahat serbestisi, kendi konsolosluğumuzun kendi toprağımız olması bütün bunlar hukuki açıdan incelenecek ve takip yapılacak. Konsolos gözaltına alındığı için özür dilendi”

AVRUPA’DAKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI KARARI

Bunun kabul edilebilir bir yanı yok. Aşırı sağ söylemlerin etkisinde kalarak böyle kararlar alınıyor dönemsel olarak. Bunların barışa, dostluğa katkısı olmaz. Gerilimi, iç huzursuzluğu artırır. Bunun bir bedeli de olur. Ülkeler arasındaki ilişkileri daha da olumsuz yönde etkiler. Bu kararları alanlar içerde doğabilecek sonuçların nereye varacağını göremeyebilirler.

Ben burada bir gerçeği ifade ediyorum. Türkiye’nin üstlendiği rolü dikkate alınca Avrupa’nın hangi tehditlerle karşı karşıya olduklarını düşünmelerini istiyoruz.

ALMANYA İLE İLİŞKİLER

Bunları onlar düşünecek top onlarda bu konuda bizden isteyecekleri bir şey yok. Biz açık ve net bir tavır izliyoruz. Avrupa değerleri diye ağızlarından düşürmedikleri bu kavramın boşaltıldığını görüyoruz. Avrupa değerleri demokrasi, ifade özgürlüğü hani bunlar. Türkiye ile ilişkileri yeniden gözden geçirecekler.

“BU TELKİNLER TERS TEPER”

Venedik Komisyonunu kararı tamamen siyasi. Herkes haddini bilsin. Avrupa ‘Hayır’cılarla aynı şarkıyı söylüyor. Türkiye’nin seçimi size mi kaldı? FETÖ, PKK’nın iletişim ağları çok sıkı çalışıyor bu ülkelerin kamuoyunu etkiliyorlar. Türkiye ile ilgili olumlu bir haber yok. Ama işlerine gelmiyor. İsviçre’de Blick diye gazete Türkiye ile ilgili manşet atmış Erdoğan’ın diktatörlüğüne hayır diye. Bizim milletimiz basiretli neye karar vereceğini bilir. Bu telkinler ters teper.

EVET TARAFININ BU KRİZİ KULLANDIĞI İDDİASI

“Bizim böyle bir senaryoya ihtiyacımız yok. 16 Nisan’da ülkemizin en güzel kararı vereceğine eminiz. Olumlu olumsuz tarafları değerlendirilecek. Ancak bu durum yutkunup sineye çekilecek bir olay değildir. Bizim vatandaşımız şunu mu düşünsün, Batılılar istemiyor biz bu işten vazgeçelim. Bunu onuruna, kimliğine hakaret sayar. Türkiye’nin en önemli cevheri özgürlüğüne düşkün olması. Türkiye en kötü şartlarda bile etkin bir ülkedir. Zaten böyle olduğu için gürültü fazla oluyor. Burada tabi bir takım sorunları beraberinde getiriyor.”

KILIÇDAROĞLU’NA YANIT

“Gelecek ülkemizin geleceği, gençlerimizin geleceği Binali Yıldırım’ın geleceğinden önemli. İnsanlar fani. Kılıçdaroğlu beni düşüneceğine milleti düşünsün, çalışsın. Benim tavsiyem ona ‘Evet’ demesidir. Çünkü bu Kılıçdaroğlu bizim bu anayasa değişikliği ile ilgili anlatamadığımız şeyleri iyi anlattı. Aslında o her şeyi özetledi. Onun yardımcısı çıktı dedik biz anayasa tersinden okuyoruz.”

TEK ADAM İDDİALARI

“İki tane mi cumhurbaşkanı seçeceğiz, tek adam seçeceğiz. Kılıçdaroğlu HDP ile çok haşır neşir olunca eş başkanlığa taktı kafayı. Mutlaka tek adam olacak ama arkasında millet olacak. Sandık geldi geldi, sandık gitti gitti. Onun kafasındaki diktatör ama diktatör seçimler gelmez. Padişahlık bitti. Bütün süreçlerde seçim var. 1950’den sonra Türkiye’de terleyerek yarışarak herkes iş başına geldi. Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu sistem yürürlüğe girdikten sonra cumhurbaşkanlığı için bir fırsat doğdu. Biraz daha gayret etse buna Evet diyebilir. Neticede ona da bir fırsat doğuyor. Kılıçdaroğlu durmadan kafa karışıklığı değişti. Çatıyor, sonra yumuşuyor. Kim akıl veriyorsa ona. Bir takım taktiklerle telkinlerle kampanya yaparsanız vatandaş sizin evvelki dönemlerinize bakar. Kılıçdaroğlu yeni yeni yöntemler meraklısı ise bir sosyal medyada bir kanal açsın orada videolar çekip yayınlasın bu da etkili olabilir. Tavsiye ediyorum. Gerçi genç kuşakların işi ama öğrenmenin yaşı yok. Vatandaş tercihi nasıl yapacak onu kararını ben veremem. 14-15 yıllık geçmişimiz bir katkısı olacağı gibi gelecek vizyonumuzun bu sistem değişikliğini ülkemize milletimize sağlayacağı faydaları da dikkate alacağı bellidir. Geçmiş geleceğin ispatıdır.”

NE ZAMAN SİSTEME GEÇİLECEK?

“Kararsızların izin karşımızda olduğunu belirtmek doğru değil. Ancak gün yaklaştıkça kararsızlık karara dönüşür. Günden güne değişiyor. Dolayısıyla kararsızların yönde karar vereceği yönünde endişemiz yok. Görevimizi anlatmaktır. Başından beri Ulaştırma Bakanlığı olarak görev yaptık. Biz bir ekibiz bir kişinin başarısı değil. Biz o ekibin başındaydık bizim başımızda Cumhurbaşkanımız vardı. Onun iradesi vardır. Bizde bir ayrım yoktur, takımız. Başarı da başarısızlık da müşterektir. 18 madde değişiyor. 18 maddenin bir maddesinde Cumhurbaşkanınızı partisi ile ilişkisi kaldırılır hükmü hemen yürürlüğe giriyor. Bu hemen kabul edildikten sonra yürürlüğe giriyor. Bu zaten partisi ile ilişkilendirmek ayrı bir şey. Şu anda nasıl tenkit ediliyor. Hala partinizle ilişkiniz var. 1 ay içerisinde HSYK yürürlüğe girecek. Orada 22 üyeden 13’e düşüyor. Bugün yaşanan sorunlar gideriliyor. Bu vesayetçi bir anlayıştır bu değişecek. Tek vesayet makamı var. Millet. Millet yetkiyi verecek. 2 sefer ama 3. yok yeter. Bitti. Nerede diktatörlük. Milletin seçtiğine kim diktatör diyebilir? Cumhurbaşkanı halk oylaması yapılınca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu sistemle seçilmiş olmuyor 1982 anayasası ile değil. Bu sistem yapılacak ilk genel seçim. 3 Kasım. Milletvekili seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi birleştiriliyor. 16 Nisan’da kabul edilirse bu sistem devreye girecek. Mümkün değil hemen 17’sinde geçmek.”

EYALETLERE BÖLÜNECEK İDDİASI

“Bu yersiz bir korku. Türkiye’nin üniter devlet yapısını değiştirecek hiçbir şey yok. Kasıtlı olarak ortay atılan bir iddiadır. Anayasanın ilk 4 maddeyi okumadıkları belli. Bu maddeler hiçbir şekilde el sürülmedi. Üniter devlet yapısı aynen korunuyor. Bu bir sistem değişikliğidir. Eyalet sistemi apayrı bir şey. Bambaşka bir iştir. Türkiye’de tartışmaya açmak bile akla ziyan bir iştir. MHP ile biz bunu hazırladık. Diyelim bizim hakkımızda düşünülüyorsa bile MHP’nin varlık sebebi Türkiye’nin üniter yapısının korunması. Bunların gerçeklerle alakası yok. Rejim değişiyor dediler tutmadı. Eyalet sistemi dediler tutmadı.”

TERÖRLE MÜCADELEDE SON DURUM

“Ciddi anlamda anayasa değişikliğine bu bölgeden destek geldi. Terör örgütünün çukur siyaseti bölgenin gelişmesinin geciktirilmesi ne anlama geldiğini orada insanlar çoktan anladı. Biz orada o kadar önemli projeler yapıyoruz ki. Oradaki belediyeler vatandaşın ihtiyacını karşılamak yerine terör örgütlerine destek vermeye başladılar. Bu apaçık ortada. Buna son vermek için de biz görevlendirmeye gittik. Ay yıldızlı bayrağımız hepimizin ortak değeri. Burada ayrıştığımız bir şey yok. Güneydoğu’da bayrağa olan saygıyı gördüm. Çözüm süreci terör örgütünün faaliyetlerini sonlandırması ve buralardan defolup gitmesidir. Bunun başka yolu yok. Bölgesel kalkınmada malesef bölgesel farklılıkların yaşanmasına bile neden oluyorlar. havaalanı yapıyorsun şantiyeyi yakıyor. Çalışanları kaçırıyor. Önemli olan süreklilik arz eden düşüncemizdir. Çözüm süreci bir fırsattı ama o fırsatı teptiler. O sürece ihanet ettiler.”

“HAYIR DİYENLERİ TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE İLİŞKİLENDİRMEK HADDİMİZE DEĞİL”

“Böyle anlaşılıyorsa bunu düzeltmek lazım. Bizim dediğimiz şu. FETÖ kendini parçalarcasına hayır kampanyası yapıyor. PKK yine aynı şekilde. Biz de diyoruz ki terör örgütleri bunu yapıyorsa evet demenin milletimiz için büyük faydası var. Hayır diyenleri terör örgütleri ile ilişkilendirmek bizim haddimize değil. Biz bir hakikati ortaya koymaya çalıştık. Hayır kampanyasını bu kadar canla başla yapıyorlarsa biz bunları sevindirmeyelim ve evet diyelim”

STAR