İşte 15 Temmuz’da Hastanede Vatan Nöbeti Bekleyen Kahramanların Öyküleri..

Kimi bombalara rağmen nasıl ameliyata girdiğini, kimi içinde olduğu ambulansın kurşunlara hedef olmasını kimi de şehit annenin üniformasını çocuklarına koklatan babayı unutamadığını anlattı.

248 vatandaşın şehit edildiği, 2 bin 193 kişininse yaralandığı 15 Temmuz darbe girişiminde, sağlık çalışanları da hastanelere koşarak, yaralanan vatandaşlara acil müdahalelerde bulundu. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Vatan İçin Sağlık Nöbetinde’ adlı kitaba Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ da giriş yazılarıyla destek verdi. İşte o kitaptan bazen göğsümüzü kabartan bazen yüreğimizi yakan anılar:

‘ANNENİZİN KOKUSUNU DOYA DOYA KOKLAYIN’

Türkan İnam (Ebe)–Ankara:  Hastaneye gelen bir bey ‘Yatağından şehit olmak için mi kalktın?’ diye feryat ediyordu. Kendisine teslim edilen şehit eşinin kamuflajını çocuklarına koklatarak ‘Bu kokuyu bir daha duyamayacaksınız, annenizin kokusunu doya doya koklayın’ demişti. O an yürekleri yanan herkesi bir kez daha ağlatmıştı.

ŞEHİT OLUR MUYUM?’

Eyüp Karaoğlu (Doktor)–Ankara: “Beni en çok etkileyen, 16 yaşında kafasından yaralı bir gencin ‘Doktor ağabey, milletin camisini bombaladılar. Ölürsem şehit olur muyum? Korkmuyorum, şehit olmak istiyorum.’ şeklindeki sözleriydi.

KURŞUNLARI ÇIKARMAYACAK MISINIZ?’

Bahtiyar Hamit (Doktor)-İstanbul: İnsanların acil yardım yapmayı bilen herhangi bir doktora ihtiyaçları olduğunu anladım. Bir savaş cerrahisi yaşanıyordu. Birinin ‘Beni ameliyata almayacak mısınız, kurşunları çıkarmayacak mısınız?’ dediği aklıma geliyor.

BU NASIL BİR ZİHNİYET?

Aysel Talay (Acil Tıp Teknisyeni) –Muğla:  Helikopter kurşun yağdırıyordu. Barikattan ‘Yaralı var! Ambulans!’ sesleri gelmeye başladı. Ambulansta kurşun delikleri olduğunu gördük. Nasıl bir zihniyet ambulansa ateş edebilir?

‘HALİT’İN KANI’

Gökçe Aslancan (Hemşire) – İstanbul:  Elinde kurşun yarası ile bir polis memuru geldi. ‘Dikiş atın görevime geri döneceğim’ dedi. Kendisinin iyi olduğunu ama Halit’in öldüğünü söylüyordu. ‘Halit kim?’ dediğimde, mesai arkadaşı olduğunu söylemişti.  Pantolonu kan içindeydi. ‘Halit’in kanı’ dedi ve ağlamaya başladı. ‘Siz ağlarsanız, biz ne yaparız’ deyip telkinde bulundum.

‘KİMSE FERYAT FİGAN ETMİYORDU’

Mutlu Doğanay (Doktor)-Ankara:  Çok ciddi yaralarına rağmen kimse feryat figan etmiyordu. Yatarak tedavi görmesi gereken gazilerimiz yatakları gereksiz yere işgal etmek istemediklerini söylemişlerdi.

‘HAİNLERİ DURDURABİLDİK Mİ?’

İlker İnanç Balkan (Doktor)–İstanbul:  Yaralıların bana sordukları ilk soru ‘Durumum nasıl?’ veya ‘Bu yara iyileşir mi, yürüyebilir miyim?’ değildi. İlk soruları şuydu: Köprüdeki durum ne oldu, hainleri durdurabildik mi?

STAR