İşte Soya Bitkisine Dair Bilinmesi Gerekenler

Diyetisyen Merve Ceylan Alp kaleme aldığı yazısında soya bitkisine dair önemli noktalara değindi. Soyayı daha yakından tanımak istemez misiniz? O halde yazı okunmayı bekliyor..

İşte soya hakkında bilinmesi gerekenler..

Soya Leguminasae (baklagiller) familyasına ait, tohumları kullanılan bir bitkidir. Semen glycinii, Semen sojae, Glycine max, Glycine soja, Glycine hispida, Soja hispida​ gibi pek çok isim literatürde soyaya karşılık gelmektedir.

Asya, Çin, Hindistan, Japonya ve Amerika’da yabanî olarak yetişir.

İçeriği:

%38-40 protein
%35-45 karbonhidrat
%16-25 yağ içerir.

Yağ içeriğinde;
%54 linoleik asit
%24 oleik asit
%12 palmitik asit
%8 linolenik asit
%2,5 izoflavonlar (genistein, daidzein)
%2 stearik asit içerir.

  • Kolesterol içermez, doymuş yağ asidinden fakirdir.
    Piyasada rafine soya yağı, soya lesitini gibi soyalı yağ ürünleri,
    Soya sütü, soya unu gibi soyalı protein ürünleri,
    Soya, soya lifi, soya filizi gibi tam soya ürünleri bulunmaktadır.
  • Ayrıca soyadan elde edilen aktif bileşenlerin kullanıldığı lesitin vb farmasötik ürünler de
    mevcuttur.
    Soya yağı kolesterol düşürücü ve antioksidan özelliktedir.
    Soya sütü, inek sütüne yakın içeriktedir.
  • İnek sütüne göre avantajları; protein, doymamış yağ asidi, niasin açısından daha zengin
    olmasıdır. İnek sütüne göre dezavantajı ise daha düşük miktarda kalsiyum içermesidir.
    Soya içerisindeki çözünmez lifler gaita (dışkı) hacmini artırarak tuvalete çıkmayı
    kolaylaştırır bu yönüyle konstipasyon (kabızlık) tedavisi için iyi bir seçenek olabilir.
    Soya içerisindeki çözünür lifler ise bağırsaktaki yararlı bakterilerin çoğalmasını sağlar.
    Soya kaynaklı farmasötik ürünler ise meme, prostat, endometrium kanserlerine karşı
    korumak, menopozal şikayetleri azaltmak, kemikleri korumak, bağışıklığı güçlendirmek,
    kolesterolü düşürmek, parenteral (damardan) beslenmede yüksek enerji vermek ve bazı cilt sorunlarında dermokozmetik amaçlarla kullanılmaktadır.
    İçerdiği izoflavonlar sayesinde kalp dostudur, kötü kolesterol dediğimiz LDL’nin
    düşürülmesinde ve iyi kolesterol HDL’nin yükseltilmesinde etkilidir.
    Yine içerdiği izoflavonların fitoöstrojenik etkisi sayesinde kansere karşı koruyucudur.
    Böbrek hastalarında iltihapları azalttığına, polikistik böbrek hastalığının ilerlemesini
    yavaşlattığına dair çalışmalar mevcuttur.
    Yapılan çalışmalarla özellikle ileri yaş bireylerde kemik yıkımını azaltıp, yapımını artırdığı,
    kemik mineral yoğunluğunu artırdığı ve kemik kırılma riskini azalttığı gösterilmiştir.
    Alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığında da olumlu etkileri gözlenmiştir.
    Soya sütü laktoz içermediği için laktoz intoleransına sahip bireyler için iyi bir alternatif
    olabilir.
    100 gram soya yaklaşık 500 kkal enerji içerir.

Dikkat edilmesi gereken noktalar:
En çok modifiye edilen gıda ürünlerindendir. Bu nedenle özellikle çocuklarda erken
puberte (ergenlik) ve bir takım endokrinolojik sorunlara neden olabilir.
Soya en sık alerji yapan gıdalardandır. Paketli pek çok gıda ürünün içinde soya veya soya kaynaklı lesitin bulunabilir, bu noktada etiket okumak önemlidir.
Soya bazlı bebek mamalarındaki fitat, alüminyum, rafinoz gibi içerikler gıda güvenliği
açısından risk teşkil edebilir.
Olabildiğince doğal kaynaklardan elde edilen, güvenilir soya ve ürünleri kullanılmalıdır;
soya bazlı farmasötik ürünler veya mamalar kullanılmadan önce hekime ve diyetisyene
mutlaka danışılmalıdır.

Sağlıklı bir hafta geçirmeniz dileğiyle..

Dyt. Merve Ceylan ALP

Kaynaklar:
Prof. Dr. Bijen Kıvçak, Hekim ve Eczacılar için Fitoterapi Notları, 2012
Doç. Dr. Gökhan Baysoy, Fonksiyonel Besinler, 2013

HABER VAKTi