Kültür dünyasının önemli isimlerinden Mahmut Bıyıklı AK Parti’den aday adayı

Yaklaşan 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde AK Parti'nin aday adayları çalışmalarına devam ediyor. Kültür dünyasından önemli bir isim, uzun yıllar editör, yazar ve TV programcılığı yapan, kültür-sanat deyince akla ilk gelen isimlerden TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı İstanbul 2. Bölgeden aday adayı. İşte Bıyıklı'nın kültür hayatına dair detaylar..

Türkiye seçime hazırlanıyor. 24 Haziran Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde adaylar belirleniyor, projeler açıklanıyor ve milli irade tercihini belirliyor. AK Parti’de aday belirleme süreci devam ederken siyasi tecrübesini ve kültürel birikimini hayattan siyasete taşıma derdiyle çalışmalarına başlayan birçok aday adayı, kim var diye sorulduğunda ‘ben varım’ diyebilmek için çıkıyor yola. İşte onlardan biri. Türkiye’de kültür-sanat deyince ilk akla gelen isimlerden. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı..

Dilerseniz İstanbul 2. Bölgeden aday adayı olan, ulusal ve uluslararası yaptığı bütün projelerde büyük ses getiren Bıyıklı’yı daha yakından tanıyalım..

Anadolu’nun kadim kültürünü genç nesillere aktarmak amacıyla çıktığı bu yolculukta üniversitelerde konferanslar verdi, gençlik projeleri yürüttü. Öğrencilik yıllarından beri kültür-sanat alanında çalışmalar yaparak geçmişin külünü değil közünü geleceğe taşımayı ve genç nesilleri kültürle tanıştırmayı hedefledi. Yeni bir medeniyetin kültür taşlarını oluşturacak iradeyi ortaya koyarak hep hakikatten yana olmayı, zulme karşı adalet ve merhameti savundu. Birçok dergide genel yayın yönetmeni, TRT’de metin yazarı, sempozyum ve kongrelerde proje koordinatörü olarak görev aldı. Şehrin Kaybolan Efendileri, Teravihte Gülen Çocuklar, Sezai Karakoç’u Anlamak, Darbeye Direnen Kalemler ve Yaşayan Hatıralar yayımlanmış eserlerindendir.

DARBEYE DİRENEN KALEMLERİN ÖNCÜSÜ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından “Darbeye Direnen Kalemler” başlığı altında bir Şahitlik Bildirisi yayımlanmıştı. Bin yazarın imzasıyla destek verdiği o bildirinin öncüsü olan Mahmut Bıyıklı, asıl bildiriyi milletin yazdığını belirterek “Bizler de bu asil milletin fertleri olarak bu kahramanlığa ve FETÖ’nün memleketimize yaptığı zulme şahitlik ettiğimizi, tarihin kayıtlarına geçmek için bildirimizi ‘Şahitlik Bildirisi’ olarak adlandırdık.” ifadelerini kullandı.

Demokrasi nöbetleri devam ederken Taksim Meydanı’nda yaptığı konuşmada “Bizler bu toprakların yazarları olarak Fethullahçı katilleri lanetliyoruz. Onlara karşı kin ve öfkemizi asla geri bırakmayacağız. Ne zaman onlara öfkemiz azalsa Erol Olçok’un oğlunun ‘baba’ diye serzenişini duyacağız. Ne zaman onlara kinimiz azalsa Halil Kantarcı’nın dokuz aylık çocuğunun resimlerine bakacağız. İyi bilin ki bizler bu ülkenin yazarları olarak Recep Tayyip Erdoğan’ın yanındayız. Biz önümüzdeki Pazar’a kadar değil mezara kadar yanındayız, ne zaman istesen meydanlardayız..” açıklamasında bulunmuştu.

İşte o önemli konuşma:

“2018 KÜLTÜREL SEFERBERLİK YILI OLMALI”

TYB İstanbul Şubesi’nde kültür faaliyetleri düzenleyerek önemli etkinliklere imza atan Bıyıklı, yarınlara dair derdini şu cümlelerle ifade ediyor: “2018 yılını kültürel seferberlik yılı olarak görüyoruz. Aşk ve şevk ile önce ülkem, önce milletim, önce devletim şuuruyla koşmaya devam edeceğiz. Biz seferle yükümlüyüz; zafer Rabbimizden.

Bulunduğumuz her yerde kültürümüz adına elimden geldiği ve gücüm yettiğince emek vermeye, emek verenlere yürek vermeye gayret edeceğiz. Bu ülkeye bizim borcumuz var. 

Bu mübarek topraklar için konuşmak, koşmak, yazmak; hepsi de amel defterimizi güzelliklerle dolduran eylemlerdir. Büyük bir medeniyet mirasının varisçileri olarak durmak, dinlenmek gibi lüksümüz yok.” 

“28 ŞUBAT İSLAMİ CAMİANIN BÜTÜN RENKLERİNE UYGULANMIŞTIR”

28 Şubat darbe hukukunun mağdur ettiği yazarlar ve diğer mağdurlar için TYB adına açıklamalarda bulunan Mahmut Bıyıklı, 28 Şubat’ın Türkiye tarihinde kara bir leke olarak yerini aldığını ifade ederek ülkemizin her on yılda bir darbe girişimine maruz bırakılmak suretiyle geriletilmeye ve fikrî gelişimlerine set çekildiğini belirtti.

“28 Şubat darbesi İslami camianın bütün renklerine ve fikirlerine uygulanmıştır. Rengi ve fikri her ne olursa olsun 28 Şubat’ta haksız yere mahkûm edilen herkesin hukuksuzluğunun sona ermesini talep ediyoruz. FETÖ darbe girişimi bize, 28 Şubat’ta içeri giren kardeşlerimizin 15 Temmuz’da direnenler arasında olduğunu göstermiştir. Bunun en somut örneği Şehit Halil Kantarcı’dır. Kantarcı, 28 Şubat mağdurlarının sembol ismidir. Gençliği çalınmış ve ailesi perişan edilmiştir. Fakat aynı Halil Kantarcı FETÖ’cü devlet ve millet düşmanlarına karşı direnmiş ve şehit olmuştur. İçerideki arkadaşlarımız da eğer 15 Temmuz’da dışarıda olmuş olsalardı meydanlara çıkıp FETÖ’ye karşı mücadele edeceklerdi. FETÖ hukuku, onların 15 Temmuz darbe girişiminde dirençlerini kırmak amacıyla onları mahkûm etmiştir. Süreç sonrasında içeri alınan FETÖ’cü hukukçular şu anda 28 Şubat mağdurlarıyla aynı hapishane ve koğuşları paylaşmaktadır. Bu hâkim ve savcıların verdikleri hükümler yok sayılmalıdır. Bu noktada çalışmalar yapılmaktadır; devamının gelmesini diliyoruz.”

YAZARLARDAN ZEYTİN DALI HAREKATINA DESTEK

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Özgür Suriye Ordusu eliyle gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekâtı’nı da açılmış bu zararlı delikleri kapatma çabası olarak değerlendiren Mahmut Bıyıklı, “Dün, şer odaklarının karanlık piyonları eliyle açılmış küçük delikler, bugün birtakım devletler eliyle genişletilmekte ve İslam âlemi karanlık bir kuyuya düşürülmek istenmektedir. Artık müminlerin bu oyunları bozacak kararlılığı gösterecek adımları atması kaçınılmaz olmuştur.” dedi.

“Müslüman aynı delikten iki defa sokulmaz” diyen Bıyıklı, Afrin’e yapılan harekâtın, Müslümanların kendi alanlarına müdahil olmaya ve kendi kararlarını vererek doğru adımlar atmaya başladığını göstermesi bakımından önemli olduğunu vurguladı.

“Şükürler olsun ki artık kötülükleri elimizle düzeltecek hale gelmiş bulunuyoruz. Bu yüzdendir ki dünyadan çok ses yükseliyor.” diyen Bıyıklı, şöyle devam etti:

Yıkıma değil inşaya, fesada değil ıslaha dönük bu müdahaleyi doğru ve anlamlı buluyoruz. Bugün binlerce Afrin’den yalnızca birine uzatılan Zeytin Dalı, herkesi rahatsız ediyor. Emperyalist güçlerin sözde yardım çalışmaları bizleri aldatmasın. Çünkü emperyalist zihniyet, karşılığını alamayacağı hiçbir harcamaya katlanmaz. Hangi gerekçeyle, vaatle ve hangi konuda olursa olsun yardım ve destek adı altında gerçekleştirilen bütün hamleler, karanlık bir takım hedeflerin gerçekleşmesi için yapılan yatırımlardır. Bunun farkında olmak Müslüman olduğunu söyleyen herkesin boynunun borcudur.

NEDEN ADAY?

Mahmut Bıyıklı bir İstanbul sevdalısı.. Aday gösterilmesi durumunda kültür dünyasının meclisteki en ilkeli sesi olacak isimlerden biri. O İstanbul’u “şiirin şehir haline gelmiş şekli” olarak tanımlıyor. AK Parti İstanbul 2. Bölge aday adaylığı için gerekçesini ise şu cümlelerle ifade etti:

“2023 hedeflerine doğru emin adımlarla yürüyen aziz milletimiz, temiz ve ahlâklı siyaseti, ancak birikimli, mütevazı ve donanımlı bir kadro ile inşa edebilir. Bizler de gazi meclisimizin yasama çalışmalarına her zaman dava şuuru ile katılım sağlamak, mesafeleri bir kenara bırakıp gece-gündüz İstanbul halkına hizmet yolunda olmak istiyoruz..

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, milletine adanmış bir sevdanın yarınlara uzanan öyküsü niteliğindeki manifestoda dile getirdiği, kültürel anlamda ülkenin yaşamış olduğu sorunların tekrar yaşanmaması adına atılacak emin adımlara bağlı misyon ve vizyonun milletin içinden temsilcisi, aynı zamanda kültür dünyasının meclisteki sesi olma derdindeyiz..”

HABER VAKTİ