Erdem Atay'ın 'İncirlik’e gizlice getirilen 1700 silahla ne amaçlanıyor?' makalesi şu şekilde:

15 Temmuz darbe girişiminden 4 ay sonra…

Türkiye, 15 Temmuz’u daha kafasında atlatamadan ikinci bir darbenin olacağını konuşuyordu.

500 milyon WhatsApp kullanıcısının numarası sızdırıldı! Listede Türkiye'de var 500 milyon WhatsApp kullanıcısının numarası sızdırıldı! Listede Türkiye'de var

Herkes bir şey söylüyordu.

Söylenen ikinci bir cümle daha vardı: 15 Temmuz’un asıl karargâhı İncirlik!

O dönemlerde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 15 Temmuz’un arkasındaki gücün ABD olduğunu söyleyecek ama buna dair başka bir hiçbir açıklama yapmayacaktı.

İşte o dönemlerde, yani Kasım’ın başında İncirlik Üs komutanlığına komutan yardımcısı olarak Özel Kuvvetler mensubu Albay Orkun Özeller atandı.

Atamayı bizzat Emekli Korgeneral Zekai Aksakallı yapmıştı.

Orkun Albay’ın görevi devraldığının ikinci günüydü. Özel Kuvvetler Karargâhından bir telefon geldi.

Gelen telefonda, ‘Amerikalılar İncirlik Üssü’ne 2000’e yakın M-16 piyade tüfeği getireceklermiş, bilgin var mı?’ diye soruldu.

‘Araştırıp, dönüyorum’ cevabını verdi.

Kendinden önceki komutana sordu. ‘Bilmiyorum’ yanıtını alınca araştırmaya devam etti.

Ardından Amerikalı komutan Albay Stahl’ın yanına gitti. Amerikalı albay, ‘Bize gelecek M-16 silahları yok’ dedi.

İnanmadı, soruştmayı sürdürdü ve gerçeği buldu.

2016 yılının Eylül ve Ekim aylarında toplam dört ayrı sortide bin 700’e yakın M-16 silahla birlikte patlayıcılar ve askeri malzemeleri gelmişti. Bunlar da Hava Kuvvetlerimizin unsurları tarafından kontrol altına alınmıştı.

Orkun Albay edindiği bilgileri derhal Özel Kuvvetler Komutanlığına bildirdi.

Peki bunlar hangi amaçla İncirlik’e gelmişti?

Amerika, 15 Temmuz kalkışmasından birkaç ay sonra, ne olduğunu bilmediğimiz, silah ve patlayıcıları neden getirmişti?

ÖSO’culara Eğit Donat kapsamında olsa, neden haber verilmemişti?

Üs’teki Amerikan askerleri için olsa, Amerikalılar zaten bu silahları kullanmıyordu ve zaten Üs’te bu kadar Amerikan askeri yoktu.

YPG’ye verilecek olsa, onlara zaten havadan destekle mühimmat ve silah gönderiyorlardı. İncirlik’e neden gelsindi!

Yoksa, 15 Temmuz sonrası yaşanabilecek olası bir karışıklık için mi gelmişti bu silahlar?

Kimse bilmiyordu.

***

Genelkurmay Başkanlığı hemen harekete geçti ve bu elindeki bilgiler ışığında Amerika’dan konuyla ilgili resmi bir açıklama istedi. Bu silah ve patlayıcıcıların hangi maksatla İncirlik’e getirildiğini sordu. Amerikalılar, resmi olarak yazıyla verilmiş soruya, ‘Yanlışlıkla İncirlik’e indirildiği, aslında gideceği yerin Almanya olduğu’ yanıtını verdi.

Yani ‘sehven’ olmuştu!

Resmen dalga geçer gibi bir cevap ile karşılaştı Genelkurmay.

***

Aradan aylar geçti.

Başka bir kriz ile ilgili Ankara’dan bir Amerikan tuğgeneral gelmişti İncirlik’e.

O başka krizi konuşmak için bir odaya toplandılar.

Kriz çözüldü.

Tam o sırada Orkun Albay, Amerikalı generale İncirlik’e getirilmiş olan bin 700 silah ve patlayıcılar ile ilgili olan durumu anlattı sonra da sordu: Bu silahlar neden geldi?

Amerikalı general, ‘Kusura bakmayın, biz onları Almanya yerine yanlışlıkla buraya indirmişiz’ yanıtını verdi.

Orkun Albay hazırlıklıydı, İncirlik’e gelen silahlarla ilgili ayrıntılı bilgileri edinmiş, hatta belgelemişti. İşte o an, Amerikalı generale silahlarla ilgili hazırlanan manifestoyu çıkardı ve söyledi:

‘Sayın General, İncirlik’e gelen silahların yanlışlıkla geldiğini, bunların Almanya’ya gitmesi gerektiğini söylüyorsunuz. Ancak bu silahlar İncirlik’e zaten Almanya’dan gelmiş, üstelik alıcı olarak yazan şahıs da İncirlik’te görevli’.

Amerikalı general sustu, Orkun Albay devam etti:

‘Sayın General, biz bunların gerçekten Türkiye’ye neden getirildiğini çok merak ediyoruz.’

Amerikalı general buz kesmişti, yanındaki albaya döndü baktı. O da bir şey diyemeden komutanına baktı. Hiçbir cevap veremiyorlardı. Sessizliği yine Orkun Albay bozdu, tekrar manifesto çizelgesine bakmalarını rica etti. İncirlik’e gelen malzemeler ile ilgili tüm bilgiler tam olarak yazmıyordu ve çizelgenin bazı yerleri boş bırakılmıştı. Mesela patlayıcı yazıyor fakat karşılığında ne kadar olduğu belirtilmiyordu. Ya da silah modeli yazıyor fakat miktar eksik yazıyordu.

Amerikalı general bunları görünce önce özür diledi ve bu kez hatayı kargocuya attı.

Amerikalı generale göre kargocular özenli çalışmamış!

***

Konuşmanın devamını Orkun Özeller’in yeni çıkan ‘İncirlik Ağacı’ adlı kitabından okuyalım:

“Amerikalı generale bu hususu gösterince özür dileyerek bu hatanın kargocuların özenli çalışmamasından kaynaklandığını söyledi. Ben de kendilerine böyle bir manifestoyla bu silah ve malzemeyi Güney Carolinadan Kuzey Carolinaya götürüp götüremeyeceğini sordum. Tabii ki eksik bilgilerle hazırlanan manifesto ile transfer etmenin mümkün olamayacağını söyledi. Ben de ‘Peki orada getiremiyorsunuz da neden Türkiyeye getiriyorsunuz?’ dedim. Sanırım bu saatten sonra Amerikalı general benden pek hoşnut kalmadı. Toplantı bizim açımızdan çok başarılı geçmişti. 

Gelişmeleri hemen üst komutanlığa bildirmek üzere odama döndüğümde günün ikinci sürprizi ile karşılaştım. Kapıda beni bekleyen Binbaşı Tayfun, ‘Komutanım, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar öğleden sonra geliyormuş’ dedi.”

Evet, İncirlik’e gizemli bir şekilde piyade silahları gelmiş, Amerikalılar alenen, açık açık yalan söylemiş, Almanya’ya gidecekken sehven Türkiye’ye gelmiş dedikleri silahların Almanya’dan geldiği ortaya çıkmıştı.

Ancak bu silahların neden geldiğini hala bilmiyoruz.

15 Temmuz sonrası Amerika’nın İncirlik Üssü’ndeki faaliyetlerinden sadece biri bu. Peki ya, 15 Temmuz öncesi neler oldu Üs’te?

Kimler biliyor?

***

Eğer geçen senelerde emekli olan Albay Orkun Özeller İncirlik Ağacı’nı kaleme almasaydı, bu silahları da bilemeyecektik.

Aynı Orkun Özeller kim mi?

***

Tarih 10 Mayıs 2017.

Yer Adana İncirlik Hava Üssü.

Üs’te ‘Koalisyon’ güçlerinin karargahında bir veda ve madalya töreni düzenleniyor.

Sahneye Amerikalı Albay Kevin Leahy çıkıyor.

Elinde bir madalya…

Albay Orkun Özeller’i çağırıyor. Üstün başarılarından dolayı Orkun Özeller’e Amerikan madalyası veriyor.

Orkun Özeller ise şu tarihi açıklamayı yapıyor:

“Sizleri yaralamak ve üzmek istemem. Fakat bu madalyayı kabul etmem mümkün değil. Çünkü bu madalyayı verenler benim düşmanım olan YPG ile işbirliği içindedir. Onurum bu madalyayı kabul etmeme müsaade etmemektedir.”

… Amerikalıların verdiği madalyayı Amerikalılara iade ediyor.

***

Göğsüne Türk madalyası dışında hiçbir ülkenin madalyasını takmayan Türk askerlerine selam ve saygı olsun.

Amerikan madalyalarıyla gezenlere de, … Ne diyeyim?

Herkes kendisine yakışan nişaneyi göğsüne takar!

Rütbeleri de çok yüksek olabilir…

Ama saygımız rütbeye değil, yüreğedir!