50 ayrı uyuyan hücre...

Ergenekon iddianamasine göre örgütün çok sayıda ilde 50 uyuyan hücresi olduğu belirtildi.

Gündem 23.08.2008 - 11:34 23.08.2008 - 11:34

Malatya’daki Zirve Yayınevi Katliamının 10.duruşmasında, Ergenekon iddianamesinin dava dosyasına katılmasına karar verilmesinin ardından gözler Ergenekon iddianamesindeki 'Zirve Yayınevi Saldırısına’ ilişkin bölüme çevrildi. Zirve Yayınevi Katliamı, iddianame de Ergenekon’un ‘Meclisi ve hükümeti ortadan kaldırmak için gerekli ortamı hazırlamaya yönelik’ altı faliyetinden biri olarak yer alıyor. Ergenekon’un hücresel birimleri olduğunu, Malatya Katliamının da Ergenekon hücrelerinin eylemleriyle örtüştüğü belirtiliyor.

TEMEL PRENSİP GİZLİLİK

Ergenekon iddianamesinde, ‘Birçok olayda Ergenekon Terör Örgütünü işaret eden ciddi şüphelerin bulunduğu görülmüştür. Fakat örgütün temel prensibi olan gizlilik ve hücre yapılanması nedeniyle olayların birbirleri ile benzerlik gösterdikleri görülmüşse de yeterli delil edilmesi mümkün olmamıştır’ denildi. 4 misyonerin vahşice katledildiği 18 Nisan 2007’deki olayın anlatıldığı iddianamede ‘Olayda azmettirici, planlayıcı ve uyguluyacıların 19-20 yaş grubu gençler olduğuna dikkat çekililiyor.

POLİSTE HÜCRE ALARMI

İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen Ergenekon soruşturması kapsamında örgütün görünen resmi ve sivil toplum bölümlerine yönelik yapılan operasyonlarda 86 kişi gözaltına alındı. Yakalanan bu kişilerden 46’sı tutuklandı. ancak örgütün halen uyuyan ağır silahlı 50 hücresinin daha olduğu tespit edildi. Bu hücrelerden 30’unun İstanbul’da bulunduğu, 20’sinin de Anadolu’nun kilit yerlerinde görev yaptığı saptandı.

ALBAY LİDERLER

Kilit bölgelerdeki büyük hücrelerin başında en az ‘albay’ rütbesinde profesyonel kişilerin bulunduğu belirlendi. bu hücrelerin her türlü ağır silah ve bombaya rahatça ulaşabildiği ve her an kanlı bir eylem düzenleyecek kapasitede oldukları öne sürüldü.

İŞTE İLLERE DAĞILMIŞ HÜCRELER

İstanbul’da Beşiktaş, Beyoğlu- Tarlabaşı, Şişli, Fatih-Çarşaba, Beykoz-Çavuşbaşı, Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Pendik, Gaziosmanpaşa, Tuzla ve Kağıthane bölgelerinde en az 30 hücre bulunuyor. Anadolu illerinde ise Ankara 3, İzmir 2, Adana 2, Mersin 1, Malatya 1, Trabzon 1, Giresun 1, Sakarya 1, Hakkari 1, Mardin 1, Şırnak 1, Tunceli’de 1, Antalya 1, 1, Iğdır 1, Diyarbakır 1, Van 1 olmak üzere toplam 20 hücre bulunuyor.

ZİRVE KATLİMINDA ERGENEKON İZİ VAR

Ergenekon iddianamesinde, örgütün gerçekleştirdiği iddia edilen altı eylem arasında, Malatya Zirve Yayınevi Katliamı da yer alıyor ancak ‘henüz bağlantılarının delili bulunamadığı’ belirtiliyor. İddianamenin ‘darbe ortamı hazırlamak amacıyla halkı Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı silahlı isyana tahrik’ başlıklı bölümünde, örgütün yaptığı düşünülen 6 eylem yer alıyor. Bu eylemler Rahip Andrea Santora Cinayeti, Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması, Danıştay saldırısı, Hrant Dink cinayeti, Zirve Yayıncılık cinayeti ve YÖK başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç’e yönelik silahlı saldırı başlıkları altında yer alıyor. Belgede adı geçen eylemlerden Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet Gazetesi’nin bombalanması eylemlerinin delillerinin bulunduğu, diğer eylemlerdeyse henüz Ergenekon bağlantısının delillerinin araştırıldığı belirtiliyor.

EYLEM TİPLERİ BİRBİRİNE BENZİYOR

İddianamede Savcı Zekeriya Öz, şu değerlendirmelere yer verdi: ‘’Ülkemizde son birkaç yılda meydana gelen benzer olaylara bakıldığında, danıştay saldırısından önce ve kısa bir süre sonra benzer olayların zincirleme bir şekilde devam ettiği ve hemen hemen birçok olayda Ergenekon Terör Örgütünü işaret eden ciddi şüphelerin bulunduğu görülmüştür. Fakat örgütün temel prensibi olan gizlilik ve hücre yapılanması nedeniyle olayların birbirleri ile benzerlik gösterdikleri görülmüşse de yeterli delil edilmesi mümkün olmamıştır. Fakat eylemlerin amaç ve neticelerine bakıldığında aynı merkezden yönlendirildiği, ülkede kaos anarşi terör kargaşa, huzursuzluk çıkarmayı ve ülkemizi uluslar arası arenada sıkıntıya sokmayı hedeflediği net olarak görülmektedir.’’

Yorumlar