5Gvirus News Platformu: Pandemi bitti, kandırıldık! PCR testi ve aşı da bitti

5Gvirus News Platformu'ndan yapılan açıklamada 'Pandemi bitti, kandırıldık. PCR testi ve aşı da bitti' vurgusunda bulunularak asıl planın 'iklim değişikliği' çalışmalarının olduğu belirtildi.

Gündem 29.09.2021 - 13:34 29.09.2021 - 14:11

Saygın tıp dergisi Lancet’te yayınlanan bir makale ile koronavirüs süreci deşifre edildi. 5gvirusnews açıklamasına göre; ''CoVID 19 adını verdikleri mikrobla ilgili PCR, Aşı çalışmaları ve ilaç çalışmalarının kaynağı olmayan, üstelik mikrop izole edilmeden, korona grubundan SARS temelli Grip için geliştirildiğini açıkladılar." dendi. Kaynak olarak ise ünlü tıp dergisi gösterildi.

5Gvirus News Platformu sözcüleri Abdurrahman Dilipak ve Muammer Karabulut'un yayınladığı bildiride şu ifadeler yer aldı:

BUGÜN BİR MÜJDEMİZ VE YENİ BİR EYLEM DAVAETİMİZ VAR
PARİS İKLİM ANLAŞMASINI REDDEDİYORUZ

Bugün yeni bir gün.

5G virüsnews olarak  bugün bir müjde veriyoruz. Ve bugün yeni bir sorumluluğumuzun başladığını ilan ediyoruz.

Müjdemiz şu: Ankara’ya duyuramadığımız sesimizi Bill’in adamlarının kulakları sağır eden yaygarasına karşı namuslu, erdemli, düşünen akıl ve vijdan sahibi bir takım bilim adamları(*) duydu ve saygın tıp dergisi Lancet’te yayınlanan bir makale ile CoVID 19 adını verdikleri mikrobla ilgili PCR, Aşı çalışmaları ve ilaç çalışmalarının kaynağı olmayan, üstelik mikrop izole edilmeden, korona grubundan SARS temelli Grip için geliştirildiğini açıkladılar.

Bunun anlamı bunların tanı kiti PCR de, aşı da, koruyucu tedbirler de hiçbir ilmi, akli, ahlaki temele dayanmıyor. Şimdi bütün uygulamaların durdurulması, özür dilenmesi ve bu yanlışa sebep olan herkesin yargılanması gerekiyor.

Bitirin şu traji komik oyunu. Bill’in adamlarının daha fazla oyuncağı olmayın. Bu konuda ne kadar geç karar verirseniz bu işin can, ekonomi, sağlık, eğitim maliyeti o kadar yüksek olacaktır.
DSÖ’nün kendisi de PCR tanı kitinde, orijinal YARASANIN olmadığı halde ne yazık ki 17 Ocak 2020 tarihinde büyük bir suç işleyerek kabul etti. DSÖ’yü uyardılar, bu protokol tartışılmadı, ortada makalesi de yok denildi. Ve dünyanın en hızlı makalesi 5 gün sonra yayınlandı.(1)

Çoğu bilim insanları, bu suçu defalarca gündeme getirse de yaygın medyanın gündemine girmediği için, kabul edilmedi!.. Nihayet, belki bu konuda, ilk kez dünyanın eski ve en çok bilinen hakemli genel tıp dergilerinden birisi olan THE LANCET’te  17 Eylül 2021 tarihinde temelinde YARASANIN olduğu ve  sorgulandığı bir yayın yapıldı.(2) Bu makalede, “COVID-19'un etken maddesinin doğal bir virüsten geldiği yaygın olarak kabul edilmektedir, ancak bu, insanlara nasıl bulaştığını açıklamamaktadır. SARS-CoV-2'nin proksimal (en yakın) orijini, yani insanlara geçmeden önceki son virüs ve konakçı sorunu, doğal köken hipotezini destekleyen, çokça alıntı yapılan tek bir fikir makalesinde açıkça ele alındı. ancak mantıklı bir yanlışlık var:”  olduğu yazıldı!

THE LANCET’te  yayınlanan makalede, başından itibaren hikayeler yazılan pangolinde yoktu. Makalede bu bölüm, “Bu senaryo, SARS-CoV-2'nin reseptör bağlama alanları ile pangolinler arasındaki güçlü benzerliğin, spesifik mutasyonların daha zayıf  bir açıklamasını sağladığı argümanına dayanmaktadır. Ancak, pangolin hipotezi o zamandan beri terk edildi,  bu nedenle tüm muhakeme yeniden değerlendirilmelidir.” diyordu.

Şuanda yaşadıklarımızın ise kökeni olmadığı için, diğer salgınların (örneğin, Nipah, MERS ve 2002-04 SARS salgını) doğal kökenlerini destekleyen önemli kanıtlar olsa da, SARS-CoV-2'nin doğal kökenine ilişkin doğrudan kanıtlar yoktur.  19 aylık araştırmalardan sonra, SARS-CoV-2'nin proksimal-en yakın ataları  hala bulunamadığı beliritilyordu. Ne yarasalardan insanlara giden konak yolu ne de Yunnan'dan (SARS-CoV-2 ile en yakından ilişkili virüslerin örneklendiği yer) Wuhan'a (pandeminin ortaya çıktığı yer) coğrafi yol tanımlanmadı.
Tam özeti, 17 Ocak 2020 tarihinde DSÖ’nün PCR tanı kiti ile başlatılan pandeminin kaynağı yok. 

Sonuçta eğer bir hastalık varsa, bu hastalığa neden ki burada söz konusu olan virüs, onun da varlığının mutlaka ispat edilmesi gerekiyordu. O virüsün varlığı ispat edilmeden de, o virüsü bulmak için test yapmak zırvalık, aşı buldum diye insanları aşılmak ise zırvalığı daniskasıdır. 
Ortada hastalığa neden olan virüs tartışmalıysa, teşhis ve tedavi de yoktur. 
Özetle, o virüsün kaynağı olmadan yapılanların hepsi yok hükmündedir.

Şimdi öğrendik, nasıl özellikle doların  sahte olup olmadığını kontrol etmeden bankalarda, döviz bürolarında işlem yapılmıyorsa biz de bu virüsün doğruluğunu kontrol etmeden hiçbir işlem yapmayacak ve tartışmayacaktık!.. 

Tıp dünyasının kutsalı olarak kabul edilen THE LANCET’te yayınlanan bu makaleden sonra hala pandemi, maske, PCR test ve mRNA sıvılarından bahsedenin, akıl sağlığı yerinde olmayan veya bunca yalandan sonra yargılanacağını anlayan medyatik hekimler tarafından devam ettirilmek istenir.

Ayrıca, pandeminin arkasında planladıkları “İklim Değişikliği” 

Global Resetçilerin Trans Humanizm için  çıktıkları yolculukta, NeuraLink teknolojisi ile insanları biyonik robota dönüştürmek isteyenler 5G, Starlink ve Grafen konusu üzerinden bir yandan yeni senaryolar hazırlarken, öte yandan yeni mutasyon ve varyantların yanında yeni pandemilerden söz etmeye başladılar. Bu süreçte, eş zamanlı olarak Paris İklim Anlaşmasını gündeme almaları, global tehditler açısından yeni bir tehditle karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor. Daha doğrusu pandemiden daha büyük kaos çıkartma. 
Sanal Para, PerfomansPass. , Global HealthPass.a geçiş için HES ile başlayan proje bugün Global aşı karnesi ile  yeni bir safhaya intikal ettirilmektedir.

İnsanların ve hayvanların Chip’lenmesi için başlatılan süreç 5G ve Starlinklerle hızlandırılmış gözükmektedir. Yıllar önceden MEB Ziya Selçuk’un konuşmasında uzakdan beyinlerin okunmasına ilişkin beyanları, bugün Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın Grafen üzerinden açıklamalarında, “Çevre dostu, düşük maliyetle ve endüstriyel boyutta üretim yapacak tesis, kapasitesiyle dünyanın en büyük Grafen üretim merkezlerinden olacak. (…) vücuttaki nöronlara bağlanabilen biyonik cihazlar üretilebilecek” şeklindeki ifadelerin Fıtrata müdahale anlamı taşıyan bir teşebbüs için siyasetin meşrulaştırıcı rol üslenmesi olarak anlaşıldığını hatırlatmak isteriz. Bizi bu günden cinsiyetsiz bir kimliksizlik olarak tanımlayan “Gender” tanımlamasının bir adım ötesi olan TransHumanizmi reddediyoruz.

Biz ne bilime ve ne de teknolojiye karşıyız. Grafen’e de karşı değiliz. Karbon, aktif karbon, Grafen üreten başka bilim adamlarımız da var. Biz bu ürünlerin ne için kullanılacağına ilişkin dini, ahlaki, hukuki, insani endişeler taşıyoruz ve dayatmalara karşıyız. Bu konuda bize karşı yapılan algı operasyonundan şikayetçiyiz. Çevreciliğe karşı değil, çevre istismarına karşıyız!
Bu sürecin yeni marka tehdidi “Paris İklim Atlaşması”dır. İklim, çevreci bir anlayışın ürünü değil, sadece oltaya takılan yem hükmünde, kulağa hoş gelen bir aldatmanın üzerine örtülen bir perdedir.

Biz acı tecrübelerle, yeryüzünü fesade vermeye çalışanların, “ıslah edici” maskelerini indirmek bize şart oldu. CoVID maskesinden sonra İklim maskesini de indirmek için hukuk adına, adalet, barış, insanlık adına ne lazımsa yapacağız. Bunların, “zehiri altın tas içinde, bala karıştırıp sunduklarını” biliyoruz.
Herkesi bu konuda uyanık, dikkatli olmaya çağırıyoruz. Biz batının “ucuz asker deposu”, “sıçrama tahtası”, “ucuz deneği”, “sıçrama tahtası” değiliz. Paris iklim anlaşmasını reddediyoruz!
 

Yorumlar (9)