ABD nerededir? ABD ne zaman kuruldu? Yüzölçümü ne kadar? İşte detaylar...

Amerika Birleşik Devletleri kısaca (ABD), dünyanın süper gücü olarak bilinen bir ülkedir. Peki ABD ne zaman kuruldu? ABD'nin yüzölçümü ne kadar? ABD'nin nüfusu ne kadar? İşte detaylar...

Coğrafya 14.07.2021 - 20:10 14.07.2021 - 20:50 Kağan Özdemir

Amerika Birleşik Devletleri , Çoğunlukla orta Kuzey Amerika'da, Kanada ve Meksika arasında bulunan, elli eyalet ve bir federal bölgeden oluşan, federal anayasal cumhuriyet ile yönetilen bir ülkedir. 

ABD 3

Çoğu kimse tarafından dünyanın süper gücü olarak adlandırılan ABD, gelişmiş askeri teknolojisi, uzay teknolojisi gibi özellikleriyle dünyada söz hakkına sahip bir ülke konumundadır.

ABD 5

ABD'nin yüzölçümü ne kadar?

Yeryüzünün, 9,8 milyon km2 yüz ölçümü ile üçüncü veya dördüncü en büyük ülkesidir. 328 milyonu aşan nüfusu ile dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesidir.

ABD'nin başkenti neresidir? ABD'nin en kalabalık şehri neresidir?

Ülkenin federal bölgesi Washington, DC'dir ve en kalabalık şehri ise New York'tur.

ABD'nin yasama sistemi nasıldır?

Birleşik Devletler, bir federal cumhuriyettir ve çift meclisli bir yasama sistemine sahip olmakla birlikte, üç ayrı hükûmet departmanına sahip temsilî demokrasidir.

Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, Uluslararası Para Fonu (IMF), Amerikan Devletleri Örgütü (OAS), NATO gibi uluslararası kuruluşların kurucu üyesidir.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesidir. Ayrıca ABD, uluslararası ekonomik özgürlük, hükûmet yolsuzluğu, yaşam kalitesi ve yüksek eğitim kalitesi ölçütlerinde üst sıralarda yer almaktadır.

Gelir ve servet eşitsizliklerine rağmen Amerika Birleşik Devletleri, sosyoekonomik performans ölçümlerinde her defasında üst sıralarda yer almaya devam etmiştir. Irksal ve etnik açıdan en çeşitli toplumlardan birine sahiptir ve nüfusu yüzyıllar süren göçler ile şekillenmiştir.

ABD 6

ABD'nin tarihi özellikleri nelerdir?

Kuzey Amerika'nın ilk sakinlerinin en az 12.000 yıl önce Bering Köprüsü yoluyla Sibirya'dan göçle geldikleri genel olarak kabul edilmiştir; ancak, bazı kanıtlar daha da erken bir yerleşim tarihini göstermektedir.

MÖ 11.000 yılı civarında ortaya çıkan Clovis kültürünün, Amerika'daki insan yerleşiminin ilk dalgasını temsil ettiğine inanılıyor. Bu, muhtemelen Kuzey Amerika'ya doğru gerçekleşen üç büyük göç dalgasından ilkiydi; Daha sonraki göç dalgaları ile günümüz Atabaskların, Aleutların ve Eskimoların ataları bölgeye geldi.

Zamanla, Kuzey Amerika'daki yerli kültürler giderek daha komplike hale geldiler ve bazıları güneydoğudaki Kolomb öncesi Mississippi kültürü gibi gelişmiş tarım, mimari ve komplike toplumlar geliştirdi. Kahokya şehir devleti, günümüz Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük ve en karmaşık Kolomb öncesi arkeolojik sit alanıdır. Four Corners bölgesinde, Anasazi kültürü, yüzyıllarca süren tarımsal bilgi birikimi ile gelişti. Güney Büyük Göller bölgesinde bulunan İrokua Konfederasyonu, on ikinci ve on beşinci yüzyıllar arasında bir noktada kuruldu. Atlantik kıyısı boyunca, avlanma ve tuzak kurma ile birlikte sınırlı tarım uygulayan önde gelen yerliler Algonkin halklarıydı.

Avrupa ile temas kurulan dönemde Kuzey Amerika'nın yerli nüfusunu tahmin etmek zordur. Smithsonian Enstitüsü'nden Douglas H. Ubelaker, güney Atlantik eyaletlerinde 92.916, Körfez eyaletlerinde 473.616 nüfus olduğunu tahmin ediyor,[18] ancak çoğu akademisyen bu rakamı çok düşük olarak görüyor. Antropolog Henry F. Dobyns, Meksika Körfezi kıyılarında yaklaşık 1,1 milyon insanın, Florida ile Massachusetts arasında yaşayan 2,2 milyon kişinin, Mississippi Vadisi ve kollarında 5,2 milyon kişinin ve Florida yarımadası'nda yaklaşık 700.000 kişinin yaşadığını öne sürerek, nüfusun çok daha fazla olduğuna inanıyordu.

Amerika'nın 1492'de Avrupalılar tarafından keşfinden sonra İspanyollar, Portekizliler, Fransızlar ve İngilizler, buradaki yerli halkların aleyhine toprak sahibi oldular. Avrupalılar, Amerika'daki topraklarını genişlettikten sonra, İngiltere başta olmak üzere çeşitli ülkelerden göçmenler alıp buralara yerleştirerek koloniler kurdular.[19]

18. yüzyıl ortalarında, bu kolonilerin sayısı 13'e yükseldi ve bu On Üç Koloni, Amerika Birleşik Devletleri'nin temelini oluşturdu.

Amerika kıtası, insanlar için yeni olanaklar ve yeni bir hayat sağladı. Daha sonra, bu koloni sistemi sömürgecilik politikasına dönüştü. İngiliz kolonileri, Birleşik Krallık'a endüstri konusunda hizmet ediyordu. İngilizler kolonilerden vergi alıyordu.[20] Koloniler zaman içinde İngiliz devletinden farklı bir kimlik geliştirmeye başladı. Nüfus hızla büyüyor, tarıma dayalı ekonomi gelişiyor, iş adamları ticari hamlelerde bulunuyordu. Dinsel yapıda da çeşitlilik vardı. Avrupa'dan gelenler tutucu bir Protestanlık geliştirmişti.

Yönetimleri de İngilizlerden farklıydı. Kolonilerin her birinde (Pensilvanya dışında), iki yasama meclisi bulunuyordu. Kolonileri temsil eden alt meclisin üyeleri mal sahipleri tarafından seçiliyor, Krallığı temsil eden üst meclis üyeleri ise İngiliz Kralı tarafından tayin ediliyordu. Kolonilerde yaşayanlar aynı zamanda mahkemeler kurmuştu ve İngiliz hukuk sistemini uyguluyordu.

1756-1763 yılları arasında İngiltere'nin Avusturya, Fransa ve Rusya ittifakıyla yaptığı savaşlar (Yedi Yıl Savaşları), İngiliz maliyesi üzerinde ciddi bir yük oluşturmuştu. İngiltere'nin mali yükünü gidermek amacıyla yeni vergiler koyması, Amerika'da kolonilerin tepkisiyle karşılaştı. Koloniler yüksek vergiler ödeyip karşılığında hiçbir şey alamamaktan rahatsızlardı. Çay ihracatına gelen yüksek ek vergiyle koloniler, 18. yüzyıl ortalarından beri hazır oldukları bağımsızlık mücadelesini hayata geçirdiler. Savaşın başlarında George Washington ve Thomas Jefferson tarafından kaleme alınan ve özgürlük isteklerini dile getiren Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi'ni yayınladı (4 Temmuz 1776). Sonradan 4 Temmuz günü ABD Bağımsızlık Günü olarak kabul edilmiştir.

Altı yıl süren savaş sonunda, George Washington komutasındaki koloni güçleri tarafından yenilgiye uğratılan İngiltere geri çekilmiş ve 1783 yılında Paris antlaşmasıyla 13 koloninin bağımsızlığını kabul etmiştir.[kaynak belirtilmeli] Bağımsızlıklarını ilan eden koloniler, içişlerinde serbest eyaletlerden oluşan Amerika Birleşik Devletleri'ni kurdular (1787). 1789'da anayasanın tamamlanıp onaylanmasıyla yeni bir ulus ve Amerikalı üst kimliği doğdu.

Amerika Birleşik Devletleri, ülkeyi anayasayla yöneten bir başkanın seçimle iş başına geldiği ilk modern demokratik cumhuriyettir. Bu manada Fransız Devrimi'nin de öncüsü olmuştur. Bu sistem 18. yüzyıl dünyasında eşitlik, insan hakları, adil yargılama ve kuvvetler ayrılığı gibi kavramların gündeme gelmesini sağlamıştır.

ABD doğal kaynaklarının zenginliği, genç ve dinamik bir insan gücüne sahip olması nedeniyle 19. yüzyıl boyunca hızla sanayileşti. Ancak 1861-1865 yılları arasında çıkan Amerikan İç Savaşı ülkeyi parçalanma tehdidi altına soktu. Savaş kuzeydeki eyaletlerin başarısıyla sonuçlandı ve ABD tekrar hızlı bir gelişme dönemine girdi. 20. yüzyıl başlarında çıkan I. Dünya Savaşı'nın İtilaf Devletleri tarafından kazanılmasında önemli bir rol oynadı. II. Dünya Savaşı'nda da Almanya, İtalya ve Japonya'ya karşı başarılar elde eden ABD artık bir süper güç hâline gelmişti.

Bu iki dünya savaşından sonra dünya ülkeleri iki kutba ayrıldı. Soğuk Savaş adıyla anılan bu dönemde ABD NATO örgütü çatısı altında Batı Bloğunun liderliğini üstlenirken Sovyetler Birliği Doğu Bloğu'nun (Varşova Paktı) lideri durumundaydı.

Soğuk Savaş yılları boyunca ABD başta Kore Savaşı ve Vietnam Savaşı olmak üzere birçok savaşa katıldı. 1989 yılında Berlin Duvarı'nın yıkılışının ardından Soğuk Savaş sona erdi. 1990 yılında Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi üzerine çıkan I. Körfez Savaşı'nda ABD Irak ordusunu yendi. ABD 1995 ve 1999 yıllarında NATO ülkelerinin yardımıyla Bosna Savaşı'na ve Kosova Savaşı'na müdahale etti. 2001 yılında New York ve Washington, DC gibi büyük ABD kentleri El-Kaide tarafından 11 Eylül saldırılarına sahne oldu.

Bu saldırılara yanıt olarak ABD 2001 yılında Afganistan Savaşı'nı ve 2003 yılında da Irak Savaşı'nı başlattı. ABD hükûmeti bu savaşların amacının El-Kaide'nin lideri Usame bin Ladin'in öldürülmesi ve Irak'ta bulunduğu iddia edilen kimyasal silahların ele geçirilmesi olduğunu öne sürmüştür.

Savaşlarda çok sayıda El-Kaide mensubuyla, Irak ve Amerikan askerinin yanı sıra, siviller de ölmüştür. Sonuçta Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin idam edilmiş, Usame bin Ladin ise evinde yakalanarak öldürülmüştür.

abd 9

ABD'nin iklimi nasıldır?

Amerika Birleşik Devletleri'nin iklimi sürekli değişkenlik gösterir. Doğu ve batı kıyılarındaki sıradağlar, okyanusların iç kısımların iklimine tesir etmesini önlediğinden, bu kıyı şeritleri hariç bütün ülkede karasal iklim hâkimdir. Ülkenin kuzeyinde ise Kanada'dakine benzer çam ormanları görülebilir.

Orta kısımlar çok yüksek olduğundan, mevsimler arasında pek fazla sıcaklık farkı yoktur. Yaz mevsiminde orta bölgelere alçak basınç hâkim olmasına rağmen, okyanustan gelen nemli hava Apalaş Dağları tarafından engellenmediği için orta bölgeler yaz mevsiminde bol yağış alır. Batı taraflarında ise yağış daha azdır.

Atlas Okyanusu'na kıyısı olan şeridin güney kısmı nispeten yağışlı ve ılıman olmasına rağmen, kuzeyi daha serin olup kışları şiddetli geçer.

Meksika Körfezi'ne bakan güney kısım açık ve düz olduğundan bu kısımlarda tropikal iklim hâkimdir. Burada yazlar sıcak, kışlar ise ılımandır. Her mevsimde bol yağış görülür. Alaska kıyı şeridi, denizden etkilenen bir iklime sahip olmasına rağmen, iç kısımlarında çok şiddetli soğuklar görülür.

ABD4

ABD'de hükümet sistemi nasıl işler? Federal hükümet nedir?

Amerika'da hükûmet, halk hükûmetidir; halk tarafından kurulur. Kongre üyeleri, başkan, eyalet yetkilileri, kasaba ve şehirleri yönetenler halk tarafından seçilir. Hâkimler de, doğrudan halk tarafından seçilir veya seçilmiş yetkililer tarafından tayin edilir. Kamu görevlileri, görevlerini iyi yapmadıkları veya kanunları ciddi bir şekilde ihlal ettiklerinde görevden uzaklaştırılabilirler.

Anayasa, kişilerin hak ve hürriyetlerini teminat altına almaktadır. Bu hak ve hürriyetler, 1791'de anayasaya eklenen ve İnsan Hakları Beyannamesi adı verilen ilk on değişiklikte belirtilmektedir.

Anayasa, hükûmetin yetkilerini üçe ayırmıştır: Başında başkan olan yürütme, Senato ve Temsilciler Meclisi olmak üzere kongrenin her iki kanadını ihtiva eden yasama ve başta yüksek mahkeme olmak üzere yargı. Anayasa, her birinin yetkisini sınırlamakta ve birinin gereğinden fazla yetki sahibi olmasını engellemektedir.

Eyalet hükûmetlerinde de sistem, federal hükûmet sisteminin hemen hemen aynısıdır. Genelde ülke yönetiminde Cumhuriyetçiler üstündür. 1993-2001 yılları arasında Demokratlar hem Temsilciler meclisinde hem de Beyaz Saray'da üstünlük kurdular. 2001 ve 2004 seçimlerinde kazanan Cumhuriyetçiler oldu. 2004 seçimlerinde sonuçlar şöyleydi; Cumhuriyetçiler: 232, Demokratlar: 202, Bağımsız: 1. 2006 seçimlerinde ise çoğunluk Demokratlardaydı; Demokratlar: 232, Cumhuriyetçiler: 202. Temsilciler Meclisi başkanlığına Demokrat Nancy Pelosi seçildi.

Her eyalette yürütme kuvvetinin başında bir vali vardır. Eyalet hükûmetleri düzeni koruma, çocuk ve gençlerin eğitimi, yol inşaatı gibi işlere bakar. Federal hükûmet; millî, milletlerarası ve birden fazla eyaleti ilgilendiren meselelerle uğraşır. Vatandaşların günlük hayatını etkileyen kanunlar, şehir ve kasabalardaki polis teşkilatı tarafından uygulanır. FBI diye bilinen Federal Soruşturma Bürosu; eyalet sınırlarını geçen suçluları, federal kanunlara aykırı hareket edenleri araştırır.

Federal Hükûmet

Amerika Birleşik Devletleri Başkanı, genel seçimle dört yıllık bir süre için seçilir. Seçilen Başkan, sürenin sonunda bir devre daha seçilebilir. Başkanın Amerika'da doğmuş olması, en az 14 yıl Amerika'da ikamet etmiş olması ve yaşının en az otuz beş olması gerekir. Yılda 200.000 dolar üzerinde maaş ve ilaveten masrafları için de 50.000 dolar alır; fakat bunların toplamı üzerinden gelir vergisi öder. Ayrıca seyahat ve misafir ağırlama masrafı olarak vergiye tabi olmayan 100.000 dolar alır.

Başkan, kongre tarafından onaylanmış bir kanun tasarısını veto eder veya bunu imzalamayı reddederse; kongrenin her iki kanadı tarafından üçte iki oyla alınan bir karar bu vetoyu hükümsüz kılar ve tasarı kanunlaşır. Başkan; federal hâkimleri, büyükelçileri, yüzlerce hükûmet yetkilisini tayin eder. Başkanın ölümü, istifa etmesi veya kalıcı olarak sakatlanması hâlinde görevi seçime kadar başkan yardımcısı yürütür.

Birleşik Amerika Anayasası uyarınca, görev süresi tamamlanmamış bir Başkan, ancak görevi kötüye kullandığı iddiasının, yeterli delile dayanılarak, Temsilciler Meclisinde üyelerin üçte iki çoğunluğunun tasdik etmesi ile görevden alınabilir. Bugüne kadar yalnız bir Amerikan Başkanı görevi kötüye kullanmakla suçlanmıştır. O da 1868'de muhakeme edilerek beraat eden Andrew Jackson'dır. Ancak 1974'te başkan Richard Nixon dâhil, yüksek makamda birçok yetkilinin karıştığı seçim kampanyasında kanun dışı para toplama olayı mahkemeye intikal etti. Watergate olarak adlandırılan bu olayda Nixon, mahkemeye çıkmadan istifa etti ve yerine Gerald Ford geçti.

Yasama kolu olan Kongre; Senato ve Temsilciler Meclisi'nden meydana gelir. Senatörler 6 yıl, Temsilciler Meclisi üyeleri ise iki yıl için seçilirler. Senatör ve Temsilciler aday olmak istedikleri sürece tekrar seçilebilirler.

Elli eyaletin her biri, Kongreye iki senatör gönderir. Senatonun üçte biri, her iki yılda bir seçilir. Senatör seçilmek için adayın otuz yaşını doldurması ve seçilmesinden en az dokuz yıl önce Amerikan vatandaşı olmuş bulunması şarttır.

Temsilciler Meclisinin 435 üyesi vardır. Her eyalet, kendi nüfus oranına göre belli sayıda üyeye sahiptir. Eyaletler aşağı yukarı eşit nüfuslu seçim bölgelerine ayrılır ve her bölgenin seçmenleri Kongreye bir temsilci üye seçer. Bir üyenin en az yirmi beş yaşında ve en az yedi yıllık Amerikan vatandaşı olması gerekir.

Bir tasarının kanun olabilmesi için hem Senato hem de Temsilciler Meclisi tarafından tasdik edilmesi gerekir.

ABD ekonomisinin özellikleri nelerdir?

Uluslararası Para Fonu'na göre ABD $22.7 trilyonluk GSYİH ile $'ünü Satın alma gücü partiesine göre ise dünya ekonomisinin 'sını oluşturmaktadır.  Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük ithalatçısı ve dünyanın en büyük ikinci ihracatçısı olsa da kişi başına ihracat nispeten küçüktür. 2020 yılı itibarıyla ABD ticaret açığı $635 milyar dolardır.En büyük ticaret ortakları Kanada, Çin, Japonya, Meksika ve Almanya'dır.

1983'ten 2008'e kadar, ABD' reel bileşik yıllık GSYİH büyümesi, G7'nin geri kalanının %2,3 büyüme ortalamasına kıyasla %3,3 idi. Ülke, kişi başına nominal GSYİH bakımından dünyada 5., satın alma gücü paritesine göre GSYİH'de 7. sırada yer almaktadır. ABD Doları rezerv bakımından dünyada 1. sıradadır.

ABD 1Ü,

ABD'nin demografik yapısı nasıldır?

Amerika Birleşik Devletleri Sayım Bürosu yaklaşık 11,2 milyon yasadışı göçmen de dâhil ülkenin nüfusunu 317.593.000 olarak tahmin eder. 1900'lerde yaklaşık 76 milyon olan ABD nüfusu 20. yüzyılda neredeyse dört katına çıktı. Çin ve Hindistan'dan sonra dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesi olan ABD, büyük nüfus artışı beklenen ülkeler arasında büyük ve sanayileşmiş tek ülkedir.

1000 de 13 olan doğum hızı, 35% olan dünya ortalamasının altındadır. Nüfus artışı hızı pozitif 0,9%, birçok gelişmiş ülkeye göre daha yüksektir. 2012 mali yılı içinde, bir milyondan fazla göçmene (çoğu aile birleşimi ile gelen) yasal ikamet hakkı verildi. Meksika 1965 Göç Yasasından beri yeni ikamet edenlerin önde gelen kaynağıdır. Çin, Hindistan ve Filipinler her sene gönderenler arasında ilk dörttedir. Dokuz milyon Amerikalı homoseksüel, biseksüel ya da transgenderdir, bu nüfusun en az yüzde dördüne eşittir. 2010 yılında yapılan bir araştırmada erkeklerin yüzde yedisi ve kadınların yüzde sekizi kendini gey, lezbiyen ya da biseksüel olarak tanımladı.

ABD bir göçmenler ülkesidir. Göçmenler tarafından kurulmuş ve gelişmiştir. Hâlâ dünyanın en çok göç alan ülkelerinden birisidir. Amerika Birleşik Devletleri'nin 4 Temmuz 1776'daki bağımsızlığından hemen önce nüfus yaklaşık 2,5 milyon kadardı 

ABD'de din dağılımı nasıldır?

Din olarak ise, Amerika Birleşik Devletleri'nde toplam; e Hristiyan (C Protestan, Katolik, %2 Mormon), & Dinsiz, %2 Yahudi, %1 Müslüman, %1 Budist, %1 Hindu %3 diğer dinlerden insan yaşamaktadır.

Şinto, Kaodaizm, Sihizm, Jainizm, Taoizm, Bahailik, Ekankar, Amerikan yerli dini ve Kemetizm gibi diğer pek çok din de Amerika'da temsil edilmektedir.

ABD2

ABD'de sanat ve kültür

Edebiyat

Birleşik Amerika'da büyük bir sanat ve edebiyat faaliyeti vardır. Bir çağdaş Fransız romanından daha az kültürlü ama daha canlı ve daha insani olan Amerikan romanı, dünya edebiyatında sürekli bir yer tutmuştur. Mark Twain ve Henry James'ten günümüze değin ulaşan büyük bir yazarlar kafilesi içinde, Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra gelen ve kayıp kuşak adı verilen yazarları (Ernest Hemingway, William Faulkner, Caldwell, John Steinbeck) özellikle hatırlatmak gerekir. Roman, bir Amerikan buluşu olan cep kitabı biçimiyle, büyük okuyucu kitlelerine yayılma fırsatını daha kolay bulabilmiştir. Amerikan edebiyatı, Edgar Allen Poe'dan başlayarak Ezra Pound'a değin şiirde büyük temsilciler yetiştirmiştir. Tiyatronun da, Eugen O'Neill'dan Arthur Miller'a değin soylu temsilcileri olmuştur.

Müzik

Müzik de Amerikan sanatında popüler konumdadır. Amerikan gençlerinin büyük bir bölümü, bir müzik aletini kullanmayı bilir. Orkestralar hayli yaygındır. Copland, Chadwick, Gershwin gibi bestecilerin temsilcisi oldukları senfonik müziğin yanı sıra, siyahilerin yarattıkları Caz müziğin etkisi büyüktür. Bu etki Amerika ile sınırlı olmayıp dünya çapındadır.

Sinema

Hollywood'da merkezleşen sinema aynı zamanda dev bir sanayi halindedir. Milyoner yıldızların çevresinde yıldız olabilmek için yığınla insanın verdiği yer yer dramatik bir mücadeleye rastlanır. Film üretiminde başta gelen Amerikan sineması, genellikle orta düzeydedir. Bununla birlikte batıya doğru ilerleyen kovboyların maceralarını konu alan Westernler ile, görkemli sahnelerin oluşturduğu filmler ve komedi filmleri içinde, sinema tarihine geçenler olmuştur. Amerika'da, sinemanın etkisini, radyo ve özellikle televizyon tamamlar.

Görsel Sanatlar

Görsel sanatların başında mimarlık gelir. Amerika'nın mimarlığı işlevseldir. Ev kullanışlı ve konforlu olmalıdır. İş yaşamı, büyük gökdelenlerde geçer. Bu gökdelenler içinde gerçek anlamda güzel olanlar vardır. Anıtlar, fazla özgünlüğü olmayan ve genellikle Greko-Romen stilde yapılır.

Amerikan resminde, Avrupa etkisinden kurtulmak çabalarına karşın bu etki hâlen egemendir. Bu durum heykel de aynı şekilde geçerlidir. Avrupa sanatının resim ve heykelde ortaya koyduğu başeserlerin önde gelen alıcısı da yine Birleşik Amerika olmaktadır. Bu durumda zincirleme bir etki yaratarak Birleşik Devletler'de müzeciliğin de gelişmesini sağlamıştır.

Basın

Basın Birleşik Amerika'da, Avrupa'da olduğundan daha çok önemli bir rol oynar, bunun en iyi örneği Watergate skandalıdır. Yüksek düzeyde birkaç gazetenin dışında kalanlar, yerel ve sporla ilgili haberlere çarpıcı haberlere ayrılmıştır. Gazetelerin çoğu büyük iktisadi kuruluşlarındır bundan ötürü ister istemez sermaye çıkarlarını savunurlar.

Spor dallar

Amerikan futbolu açık ara Amerika'daki en popüler spordur. Final organizasyonu olan Super Bowl, dünya çapında milyonlar tarafından izlenmektedir. Basketbol, tenis, buz hokeyi ve beyzbol Amerika'nın diğer popüler sporlarıdır.

Dünyadaki en popüler spor olan futbol ise Amerika'da emekleme aşamasındadır ve 3 seviyesi bulunmaktadır.

Yorumlar
Biden hakkında çarpıcı iddia! Kamala Harris hazırlıklara başladı, Biden görevden alınabilir...
İmamoğlu'ndan sağlık çalışanlarına kötü haber! Ücretsiz ulaşıma veto...
CHP'li Tanju Özcan'dan görülmemiş ırkçılık: Yabancılara suyu 10 katı fiyatına satacak!
Darbeyi gören 'Nevşin'in, ağzı kulaklarına vardı!
Bahçeli: Kıbrıs Türk’tür, Türk kalacaktır
Tunus'taki darbenin arkasından Fransa ve BAE çıktı
Memurların zam talebi belli oldu
HDP'den yeni ittifak çıkışı! Millet İttifakı'nı uyardı ama...
Tunus'ta darbe girişimi! Ordu parlamentoyu kuşattı...
Fransa’da aşıyı zorunlu hale getiren tasarı kabul edildi
Namaz Vakitleri
İmsak --:--
Güneş --:--
Öğle --:--
İkindi --:--
Akşam --:--
Yatsı --:--
Anket Tümü

Aşı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ankete Katıl

Gelişmelerden Haberdar Olun

@