banner5

24.02.2020, 10:50

Abdullah Gül bey bir şeyler söylemiş, ancaak..

Karar gazetesinde, 11. C. Başkanı Abdullah Gül ile yapılan ve 18 Şubat günü yayınlanan röportaja değinmek gerekiyor.

Şahsen Abdullah Bey’in sözlerinden yeni bir şey öğrenmedim, çünkü tam da onun bilinen siyasî tavrına uygun bir görüşme olmuş.. Ama, bu görüşler açıklanmasaydı, biz Abdullah Gül bey’in ağzından, ‘Gezi Hadiseleri’yle iftihar ettiği’ şeklindeki sözlerini de; keza, ‘Siyasal İslâm’ın çöktüğü’ gibi bir iddiayla ilgili soruya verdiği kapalı cevabı da duyamayacaktık..

***

Abdullah Bey, ‘İdlib’de olup bitenlerle ilgili fazla bir şey söylemem pek mümkün değil. Çünkü sahadaki gerçeklere, bilgilere tam vakıf değilim. Tabiatıyla askeri durumları, istihbarat verilerini şu anda işin başında olanlar, pozisyonları gereği değerlendirip, kararlarını verecekler. Onlara şu an için, ‘Bunu değil şunu yapın’ şeklinde tavsiyede bulunmak doğrusu sorumsuz bir davranış olur benim açımdan..’ diyor.

Doğru bir yaklaşım..

Abdullah Bey, ‘Suriye politikası’ konusunda da, ‘daha işin başında bütün dünyanın Suriye’ye yaklaşımının çok yanlış olduğunu’ belirtip; ‘O dönemde aslında Suriye hükümetine Türkiye olarak epeyce yardımcı olmaya çalıştık, bir geçiş dönemi için…’ diyor.. Ve, ‘Özellikle Batı’dan, ABD’den gelen çok ağır baskılar geldiğini ve amma bu baskıların arkasına güç konmayınca, bir ateş hattının açıldığını, hiçbir çıkış stratejisi olmadan bir cephe açılmış olduğunu’ ekliyor.

***

Abdullah Bey, ‘İran ve Rusya’nın Suriye rejimine desteğinin dünya tarafından hafife alınmasını’ da, bu buhranın büyümesindeki bir etken olarak belirttikten sonra.. ‘İran için, (Suriye’deki) rejimin düşmemesi bir varoluş sebebidir.’ diye ilginç ve izahı kendisi için de zor olması gereken bir görüş ortaya atıyor. Ama, Suriye rejiminin düşmemesi konusu, ‘İran için niçin bir varoluş sebebi olsun?

Gerçi İran makamları da zaman zaman bu yönde açıklamalar yaptılar ve ‘Beşşar Esed rejiminin korunmasının kendileri için bir kırmızı çizgi olduğunu’ belirttiler, ama, Abdullah Bey’in söylediği keskinlikte değildi o açıklamalar..

Abdullah Bey’in Mısır ve Suûd rejimleriyle yaşanan gerilim için dile getirdiği ülkelerin hükümetleri ve hattâ rejimleri değişebilir. Uzun vadeli çıkarlar açısından halklar ve devletlerle ilişkileri büyük düşmanlıklara çevirmemek gerekir. (…). Ümit ederim ki nihayetinde akl-ı selim ile, ilişkilerin olması gerektiği yere taşıyacağı bir yol bulunur. şeklindeki görüşlerine inşaallah diyelim.

***

Abdullah Bey’in, ‘Son dönemde Rusya ile çok yakınlaşan, Avrasya perspektifine yakın duran bir Türkiye var. (…)Rusya ile girilen bu ilişkiye nasıl bakıyorsunuz?’ sorusuna verdiği, ‘Büyük devletler ile komşuysanız, hele bu komşu otoriter bir büyük devletse, ilişkileriniz ne düşmanca olacak ne de kendinizi kaptıracaksınız. Bu husus çok önemli. Düşman da olmayacaksınız gayet samimi, dürüst ilişkiler geliştirmek için çok uğraşacaksınız, onlara karşı başkalarının düşmanlığının âleti de olmayacaksınız.’ şeklindeki cevaba bir diyecek yok da, sanki öyle bir siyaset takib edilmiyormuş gibi üstü kapalı bir eleştiri var gibi..

Ve dahası, ‘Obama Amerikası’nın Türkiye’ye hava savunma sistemi için gerekli olan Patriot füzeleri vermeyişini ve bunun üzerine Türkiye’nin de Rusya’dan S-400 füzeleri almak zorunda kaldığını’ Trump bile kabul etmişken, Abdullah Bey’in bu konuyu daha katı değerlendirip, ‘S-400 almamız hata idi ..’ demesi ilginç..

Hele de, ‘Türkiye’nin, demokratik ve çoğulcu bir ülke olabilmesi için, Batı bloku içerisinde Avrupa’yla beraber yer alması gerekiyor.’ diye çok net ve vazgeçilemez bir Batı tarafdarlığı sergilemesi daha bir düşündürücü.. Üstelik de daha sonra, ‘Batı'nın yanlışlıkları, günahları saymakla bitmez.’ demesine rağmen.. ‘Ama, neticede bu işler kızgınlıkla öfkeyle değil, hesap-kitap yapılmalı..’ derken, bu işlerin böyle olmadığını mı söylemek istiyor, zımnen? Daha sonra ise, Abdullah Bey, Türkiye bir bütün olarak öyle bir değerlendirme yapabilir ki kendi çıkarı için daha doğru olduğuna inandığı, bütün kurumlarıyla, halkıyla topyekûn bir anlayışa geldiği takdirde, bu anlayış çerçevesinde NATO’dan da çıkabilir’ demek noktasına da geliyor.. Sanki, Abdullah Bey’in bu konuda da kafası epeyce karışık gibi..

Nitekim, bu sözleri söyledikten sonra, ‘Türkiye’nin ‘hard Power/ sert-caydırıcı gücünü, fazla kullandığını’ söylüyor ve ‘halbuki ‘soft power’/ yumuşak güçle hareket ederseniz, o zaman problemlerin çözümü, dünyaya bakışınız daha farklı olur.’ diyor; hem de, Ortadoğu’da, süper emperial güçlerin yarıştırdığı bir bölgede!!

Abdullah Bey’in iç siyaset görüşleri malûm.. Ama, bu meyanda söylediği, ‘Devlet adamı risk değil, sorumluluk almalı..’ sözü ve ona getirdiği izah zayıf ve insana, ‘Nasıl yani?’ dedirttirecek cinsten..

Kezâ, ‘Gezi Olayları bana sorulduğu zaman, “Bununla büyük bir gurur duyuyorum” dedim. Şaşırdı herkes. Çünkü “Türkiye'nin problemlerinin mahiyetini değiştirmişiz. Eskiden insanlar insan hakları için sokağa çıkardı. Faili meçhuller dursun diye çıkardı. Yolsuzluk dursun diye sokağa çıkardı. Şimdi insanlar ağacı kestirmem diye sokağa çıkmış, çevre duyarlılığı için sokağa çıkmış. Türkiye'nin problemlerini İngiltere'nin, ABD'nin problemleri haline çevirmişiz” dedim. Daha sonra bu toplumsal olay iyi yönetilemeyince terör örgütlerine büyük bir fırsat çıktı ve bildiğimiz vahim olaylar, vandallıklar cereyan etti..’ demesi ve kendisinin gösterdiği tarzda olsaydı o büyük fitnenin iyi yönetilmiş olacağını ileri sürmesi daha bir şaşırtıcı ve o büyük gaileyi hâlâ, ağaç ve yeşil korumacılıkla ilgili diye izaha kalkışması, onun o günlerde Cumhurbaşkanlığı yapmış birisi olması hasebiyle, gerçekten üzücü.. Halkımız o günleri unutmamıştır. Bütün Batı dünyasının ve hele de Alman tv. kanallarının kesintisiz 8-10 saat ve ‘Türkiye’de hükûmetin devrileceği’ beklentisiyle verdiği o hadiseleri halkımızın Abdullah Bey gibi değerlendirdiğini sanmıyorum. O hadiseleri Tayyib Bey’in kesin bir meydan okuma havasıyla devreye girmesiyle bastırıldığı unutulamaz herhalde..

***

Abdullah Bey’in, ‘Siyasi İslam’ın çöküşü diye çok tartışmalar var.’ konusunu kendisi hatırlatıp, bu konuda sorulan soruya ise, Biz bunu görüp, paradigmadan kopuşu gerçekleştirmiştik, ama sürdürülemedi.’ demekle ne demek istediğini anlayan varsa, bize de haber versin..

Yorumlar (0)
13°
hafif yağmur
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 25 Ocak 2021
İmsak 06:46
Güneş 08:14
Öğle 13:21
İkindi 15:55
Akşam 18:19
Yatsı 19:42
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 20 44
2. Galatasaray 20 39
3. Fenerbahçe 19 39
4. Gaziantep FK 20 35
5. Trabzonspor 20 33
6. Hatayspor 20 32
7. Alanyaspor 19 31
8. Karagümrük 20 30
9. Malatyaspor 20 27
10. Antalyaspor 20 26
11. Göztepe 20 25
12. Rizespor 20 25
13. Sivasspor 19 24
14. Başakşehir 20 24
15. Konyaspor 20 23
16. Kasımpaşa 19 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 20 19
19. Ankaragücü 19 18
20. Erzurumspor 20 17
21. Denizlispor 20 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 18 38
2. Samsunspor 18 36
3. İstanbulspor 17 34
4. Altay 18 32
5. Adana Demirspor 18 31
6. Ankara Keçiörengücü 18 31
7. Bursaspor 18 30
8. Tuzlaspor 18 30
9. Altınordu 17 28
10. Bandırmaspor 18 27
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 18 20
13. Boluspor 18 19
14. Akhisar Bld.Spor 18 16
15. Menemen Belediyespor 17 16
16. Balıkesirspor 18 16
17. Ankaraspor 18 10
18. Eskişehirspor 18 4
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 19 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Aston Villa 17 29
9. Chelsea 19 29
10. Southampton 18 29
11. Arsenal 19 27
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Burnley 18 19
16. Newcastle 19 19
17. Brighton 19 17
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 18 47
2. Real Madrid 19 40
3. Barcelona 19 37
4. Sevilla 19 36
5. Villarreal 20 34
6. Real Sociedad 20 31
7. Granada 20 28
8. Real Betis 20 27
9. Celta de Vigo 20 24
10. Cádiz 20 24
11. Levante 19 23
12. Getafe 18 23
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 20 20
15. Eibar 20 20
16. Real Valladolid 20 20
17. Osasuna 20 19
18. Deportivo Alaves 20 18
19. Elche 18 17
20. Huesca 20 13