AİHM'nin Demirtaş kararı sonrası ne yaşanacak?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, HDP'nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetti. Peki AİHM'nin bu skandal kararı ne anlama geliyor, Türkiye için ne kadar bağlayıcı ve Demirtaş’ın hukuki durumunu nasıl etkiler.

Gündem 22.12.2020 - 22:57 22.12.2020 - 22:57

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş 20 Eylül 2019'da devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak", "bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürmeye azmettirmek", "öldürmeye teşebbüse azmettirmek", "yağmaya azmettirmek" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirmek" suçlarından tutuklandı. 

TÜRKİYE'DEN 60 BİN 400 AVRO TAZMİNAT İSTENDİ

Bağımsız Türk mahkemeleri tarafından verilen karar uzun süredir Türkiye düşmanı örgüt ve kişiler tarafından eleştirildi ve siyaset malzemesi yapıldı. 

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) kadar taşınan durum sonrası AİHM aldığı kararda Türkiye'nin Demirtaş'ı serbest bırakmak için gerekli tüm önlemleri alması gerektiği ve Demirtaş'a 3 bin 500 avro maddi, 25 bin avro manevi tazminat ve 31 bin 900 avro mahkeme masrafı ödemesi gerektiği belirtildi. 

DEMİRTAŞ'I 'TUTAN' 5 MADDE!

Demirtaş, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/146757 soruşturma dosyası kapsamında, Ankara 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 20 Eylül 2019 tarih ve 2019/1019 değişik iş sayılı kararı ile kamuoyunda 6-7-8 Ekim Kobani olayları olarak bilinen olaylar kapsamında işlenen Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozmak (TCK 302), Nitelikli Kasten Adam Öldürme (TCK 82), Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs (TCK 82,35), “Yağma (TCK 149)”, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK 309) maddeleri kapsamındaki suçlardan dolayı tutuklanmış olup halen bu suçlardan dolayı tutuklu bulunmaktadır.

AİHM  MAHKEMELERİN YERİNE GEÇECEK ŞEKİLDE KARAR VERMEZ

Ülkemiz 1987 yılından itibaren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olup, AİHM'in yargılama yetkisi de 1990 yılından itibaren hukukumuzda kabul edilmiştir. Bununla birlikte AİHM bir temyiz merci veya mahkemesi olmadığı için ulusal mahkemelerin kararlarını ortadan kaldıracak veya mahkemelerin yerine geçecek şekilde karar vermez. AİHM kararları yargılama mercileri tarafından incelenir ve gereği yargılama faaliyeti kapsamında takdir edilir.

AİHM KARARLARININ BOZMA YA DA ORTADAN KALDIRMA NİTELİĞİ YOK

AİHM kararları ulusal mahkemelerin ara karar ve kesin kararlarını, hak ihlali boyutuyla inceleyen kararlar olup bozma ya da ortadan kaldırma niteliği yoktur. Türkiye, demokratik bir hukuk devletidir. Yargılama süreci bağımsız Türk mahkemelerinin uhdesinde ve takdirindedir.

AİHM’İN DEMİRTAŞ KARARI

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş konusunda karar vermiştir. Verilen kararda Demirtaş’ın derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmedilmiştir. Kararda, tutukluluk halinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin beş maddesini (10. maddedeki ifade özgürlüğü, 5/1. ve 5/3. maddelerindeki özgürlük ve güvenlik hakkı, 5/4. maddesindeki tutuklamanın gerekçeye dayanması ve makul sürede yargılanma hakkı, 3/1. maddedeki seçme ve seçilme hakkı) ihlal ettiği söylenmiştir.

AİHM, DOSYADA TUTUKLULUK İLE İLGİLİ İHLAL VAR DİYEBİLİR SON KARAR TÜRK MAHKEMELERİN!

AİHM, Demirtaş'ın tutukluluk haline karşı bir ihlal olduğuna karar vermiştir. Suçsuz olup olmaması ile ilgili bir karar vermemiştir. Suçlu olup olmadığı yönündeki nihai karar henüz verilmemiş olup yargılamayı bağımsız Türk mahkemeleri yapacaktır. AİHM, dosyada tutukluluk ile ilgili ihlal var diyebilir. Ancak bu kararın da değerlendirileceği nihai yer yine bağımsız Türk mahkemeleridir.

Dolayısıyla çok açık ki; Demirtaş’ın suçlu mu suçsuz mu olduğunun karar merci kesin bir şekilde bağımsız Türk mahkemeleridir.

DEMİRTAŞ'IN SOKAK ÇAĞRISIYLA 52 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

Hukukun dışına çıkan tüm siyasal aktörler söylemlerinden ve eylemlerinden sorumludur.
Selahattin Demirtaş, Kürt vatandaşların sokağa dökülmesine ve 52 kişinin hayatını kaybetmesine yol açmıştır.

HERHANGİ BİRİNİN CEZALANDIRILMASI HUKUKUN VE BAĞIMSIZ YARGIÇLARIN TEKELİNDEDİR

Demirtaş, söylemlerinde arkasında PKK’nın, PYD’nin ve YPG’nin olduğunu belirtmiştir. Adli suç unsuru bulunduran her eylem sonucunda ilgili eylemin faili soruşturulmakta, kovuşturulmakta ve gerekli görüldüğü takdirde de cezalandırılmaktadır. Tüm bunlar hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yapılmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir ve yargı organı yasama ve yürütmeden tamamen bağımsızdır. Herhangi birinin cezalandırılması ya da cezasının sona ermesi siyasi kişilerin değil hukukun ve bağımsız yargıçların tekelindedir.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@