Yaz tatili çocuklar için, bir dinlenme zamanı olarak değerlendirilir. Ancak aileler bazı etkinlikler ile bu zamanı değerlendirmek isterler. Buna yönelik bazı kuruluşlar tarafından, yaz tatilini değerlendirmek adına, etkinlikler düzenlenir. Öğrencilere yönelik bu amaçla yaz kursları düzenlenir. Onlardan bir tanesi de Diyanet teşkilatının YAZ KURAN KURSLARI etkinlikleridir. Yahut Sivil toplum örgütleri de bu amaca yönelik kurslar düzenlerler.
Ağaç yaş iken eğilir, derler... O, nedenle bazı Aileler Diyanet teşkilatının YAZ KURAN KURSALRI ETKİNLİKLERİNDEN yararlanması için, çocuklarını oraya gönderirler. Bu kısa süre içerisinde hem dini bilgiler verilir. Hem Camii ile çocuklar tanıştırılmış olur.
Çocuklarımız, gençlerimiz, bizim istediğimiz gibi inançlı olarak yetişsin istiyorsanız, o zaman onların istediğiniz gibi yetişmesi için; alt yapı hazırlayacaksınız, ortam hazırlayacaksınız, zemin hazırlayacaksınız, çaba ve gayret göstereceksiniz, emek harcayacaksınız.
Bugün her zaman vurguladığımız gibi, bu çocukların ve gençlerin eğitiminde birinci faktör Ailedir. Sonra çevre, Eğitim öğretim gurupları ve Devlet iş birliği şarttır. Çevre üst başlığının altındaki en önemli etken arkadaş guruplarıdır, internet bağımlılığıdır, değişik bağımlılıklara ortam hazırlanmasıdır. Kontrol edilemeyen ahlak dışı davranış biçimleridir. Çünkü zamanla bu davranışları yapan çocuklar ve gençler, yaptıkları davranışların doğru bir davranış olduğuna kanaat getireceklerdir. Akıllarında bu doğru bir davranış tarzıdır, fikri yerleştikten sonra, artık o, davranışın yanlışlığını anlatma şansınız gittikçe azalacaktır.
İşte bu fikir ve davranışlar üzerine kurulan Aile müessesi, şimdiden arızalı bir şekilde yola çıkan araba misalidir. Bir türlü arızasız yola devam edemez...
YENİ YETİŞEN çocukların, genç neslin yanlış şeylerden etkilenmesinden en fazla başta, BU İŞTE SORUMLU OLMASI GEREKEN YETKİLİ MERCİLER, Eğitim ve öğretim müfredatını iyi ayarlayamayan Milli Eğitim bakanlığı, Gençlere ve çocuklara yönelik kayda değer çalışmalar yapmayan Diyanet işleri Başkanlığı ve Tabii ki sorumluluğunu hissetmeyen Aileler sorumludur.
MEB, gençleri hayata hazırlayan uygulamalı etkinlikleri devreye sokabilir. Toplum içerisindeki davranışların nasıl olması gerektiği, örneklerle tanıtılabilir. Bu davranış bilimi, öğretim kadar önemli bir konudur. Sonuçta çocukların her zaman toplum içerisinde nasıl davranmaları gerektiğini, uygulamalı olarak gösterecektir.
Camiler bugün gençlerin her alanda yararlandıkları bir yapılanmaya dönüştürülmelidir. Sadece namaz vakitlerinde açılıp, kapanan cami profilinin dışına çıkmalıdır. Her zaman çocukların ve gençlerin yararlanabileceği mekanlar olmalıdır. Bir nevi o yörenin aynı zamanda güzel davranışlar kazandırılan bir eğitim yuvası haline dönüştürülmesi gerekir.
Cami cemaati işte asıl fedakarlığı maddi ve manevi anlamda burada yapmalıdır. Hatta maddi imkanları olan cami dernekleri çevre insanlarına yardım amaçlı bir aş evi oluşturabilirler. Üniversite öğrencilerine burs verebilirler. Yani Cami o çevre insanının her zaman yardımına koşan bir yapılanma içerisinde olmalıdır. Bugün bu söylediğimiz işleri yapan Camiler olduğunu biliyoruz. Gıda yardımından diğer ihtiyaçları gidermeye yönelik çalışmaları vardır. Allah razı olsun... Burada Diyanet Vakfı devreye girebilir... O hizmetler daha geniş muhtevalı bir hale dönüşebilir.
BAZI CAMİİ CEMAATI CAMİYİ EVİ ZANNETMEKTEDİR. CAAMİDEN GELEN ÇOCUKLARI RAHATSIZ OLUYORUZ DİYE KOVMAK, HANGİ AKILLI İNSANIN DAVRANIŞIDIR?
Yaşanan Bayram günlerinde Camii, her anının gençler ve çocuklar tarafından güzel vakit geçirildiği mekanlar olmalıdır. Onlara hediyeler verilmelidir. Onları oraya bağlayacak etkinlikler düzenlenmelidir. Cami civarında her zaman gençlerin yararlanabileceği, zaman geçirebileceği çay ve benzeri içecekleri hem kaliteli hem çok ucuz hatta ücretsiz temin edecekleri mekanlar oluşturmak gerekir. Bugün o, çay ocakları emekliler tarafından işgal edilmiş gibi gözükmektedir.
Aslında çok zor gibi gözüken bu etkinlikler hem kolaydır. Hem ucuzdur. Çünkü aileler Dünyada iyi bir eğitim alsın, güzel bir okul kazansın diye çocuklarına hangi paraları harcıyorlar, bir gözden geçirsinler bakalım. Aynı aileler, çocuklarının ahlaklı, dürüst, doğru, insanlık içerikli davranışlar kazansın diye her şeyi yaparlar. Bunun aksi davranışları ile çocuklarının büyümesini istemezler.
Bazı aileler ise, çocuklarının öğretimine gösterdikleri özeni, aynı gayreti çocuklarının ve gençlerinin, Manevi ve Milli değerleri elde etmesi ve o, alanda yetişmesi için harcamıyorlar. Üzülerek ifade edeyim, Çocukları ve gençleri güzel ve ahlaklı örnek bir insan olsun diye, aynı çabayı göstermiyorlar. Oysa insanlık her zaman lazım. Vatanseverlik her zaman için, herkes için geçerli olan bir özelliktir RAHMETLİK NECİP FAZIL bunun altını şu şiir ile çizmişti;
Tohum saç, bitmezse toprak utansın!
Hedefe varmayan mızrak utansın!
Hey gidi küheylan, koşmana bak sen!
Çatlarsan, doğuran kısrak utansın!
Milletlerin uzaklardaki her nesneyi görebilme ve ayrıntılarını anlayabilmesi için gereken aydınlık ve görüş mesafesi , Yetişen nesillerinin ufku açık, ahlaklı, dürüst, adaletli, inancına bağlı, Milletine hizmeti hedef olarak seçmiş, Vatansever gençlerinin oranının çok olmasına bağlıdır.
İŞTE DEVLET O ZAMAN DAHA GÜÇLÜ OLUR...
İşte o zaman gelecek başarıları, elde edilen sonuçları görebiliriz...