banner5

07.01.2020, 17:05

Aileye yönelik sosyal politikalarımız var mıdır?

Hemen bütün sosyal sorunların kökeninde aile meselesi vardır. Çocuk ve gençler, aile içinde şahsiyet kazanır ve kâmil insan olarak gelişir. İnsanı aileden soyutlarsanız, geride sadece biyolojik bir yapı kalır. Sosyal yönüyle de sağlıklı bir toplumun oluşturulmasında ailenin önemli büyüktür. Milleti millet yapan manevî değerlerin gerçek tecelli ve korunma merkezi ailedir. Aile, aslî vazifesinden uzaklaştırılırsa, çöker. Aile çökerse, hiçbir sosyal kurum, millî ve manevî değerleri koruyamaz. Bireysel ve toplumsal sorunların çözüm odağı aslen ailedir. Eğitim kurumları sonra gelir ve ancak aile ortam ve şartlarına sımsıkı ilişkili olarak belirli ölçüde etkisini gösterir.

Aileyi devletin oluşturacağı sosyal politikalarla korumak, aynı zamanda değişik tehlikelere karşı insanı korumaktır ve hatta milleti korumaktır. Toplumların ve devletlerin bekası, insan ve ailenin maddî ve manevî yönden olgun ve sağlıklı olmasına bağlıdır. Kadına şiddet, çocuk ihmali ve istismarı, alkolizm, intihar vakıalarındaki artış gibi sosyal ve ahlâkî sapmalar bize ne gösteriyor?

Toplumun iyi gitmediğini göstermiyor mu?

Peki, bunun sebebi nedir? İnsanı sosyal çevresinden kopuk bir şekilde yalnız bir ferd-i mücerret (soyut birey) olarak ele alırsak, sorunun kaynağını bulamayız. İnsan, hem bir sosyal, hem de bunun ötesinde manevî varlıktır. İnsanı, ailesinden bağımsız değerlendiremeyeceğiz gibi ruh dünyasından da uzaklaştıramayız. Aksi takdirde insan, nefsine uyar ve asosyalleşir yani fıtratından uzaklaşıp vicdanını köreltir ve manevî/toplumsal kaideleri yok sayar ve en sonunda her türlü suça meyilli olmaya başlar.

Aileyi manevî ikliminden uzaklaştırmak demek orada yetişen insanı laikleştirmek yani dünyevileştirmek demektir. Uhrevî kaygıları olmayan bir insan, Allah’a karşı sadece bireysel kulluk görevlerini ihmal etmez aynı zamanda sosyal konulara da hassasiyet göstermez. Mesela dünyevileşen/laikleşen zengin Müslümanlar, yoksullara zekât vermeyi önemsemez hâle gelir. Feminizm dâhil maneviyatı/dini dışlayan bütün sosyal ve siyasî hareketler, dünyevî ideolojileriyle aileyi de laikleştirme çabasındadır. Kadını/anneyi aileden soyutlamak, aileyi manevî yükümlülüklerinden koparmak, bütün dünyevî/materyalist ideolojilerin ortak noktasıdır. Materyalizmin sol ve sağ kanadı, kendi ideolojileriyle aile kurumunu tahrip etme çabasındadır.

Bizde aile dostu sosyal politikalar, kendi millî ve manevî değerlerimizle uyumlu olmaktan ziyade AB normlarına uygun bir biçimde yani taklitçi yöntemle oluşturulduğu için, farkında olmadan aile kurumumuzu Batılılaştırmakta, yani materyalistleştirmekte ve neticede laikleştirmekteyiz. Özellikle kadına/anneye yönelik özgürlük vaat eden politikalarla kadını/anneyi çalışma hayatına yönlendirmekteyiz ve aile içindeki sosyal ve manevî konumunu zayıflatıyoruz. Çağdaş medeniyet algısının tuzağına düşen Müslüman kadın da aileye maddî kazanç sağlamanın manevî bedelinin ölçüsünü dahî yapamaz hâle getirilmektedir. AB’ye tam katılım noktasında istekli ve ısrarlı olan sağ/muhafazakâr hükümetimiz bile çalışan kadınların çoğalmasını bir ilerilik/medeniyet ölçüsü olarak görmektedir.

Halbuki kadın işgücünün emek piyasasında daha çok görünür olması demek, bekârlar için evliliklerin ertelenmesi, evli olan kadınlar için daha az çocuk doğurmak anlamına gelir. Bu da nüfusun ileriye dönük olarak azalacağı anlamına gelmektedir. O halde nüfusun artmasını sağlamak adına evlenen çiftlerden en az 3 çocuk beklemek, ütopik olmanın ötesinde bir anlam taşımaz. Kaldı ki çalışan kadının/annenin evinde bırakacağı boşluktan doğan sosyal ve manevî zararlar, hangi ilave tedbirlerle giderilecektir? Elbette özellikle zaruret içinde olan kadınlarımızın/annelerimizin çalışmalarına yönelik istihdam politikaları oluşturulmalıdır. Lakin kadın hakları bağlamında kadının ekonomik yönden özgürleştirilmesi hedefi, sadece ona işgücü rolü verilmesi ile sağlanabileceği görüşü, ya bir akıl tutulması, ya da bilinçli bir şekilde aileyi tahrip etmeye yönelik sinsî bir girişimdir.

Bizler, sosyal politika alanında asliyet taşıyan orijinal düşünce üretemediğimiz sürece AB’nin kadın ve aileye yönelik stratejilerine hep mahkûm olacağız. Halbuki bizler “din ile aile kurumu, ayrılmaz bir bütündür” diyebilsek. Ve bu bağlamda “dinî vecibelerini yerine getiren aile fertleri, huzurun kaynağı ve sağlıklı toplumsal gelişmenin anahtarıdır” diyebilsek ve bu temel ilkeler üzerine aile dostu sosyal politikalarımızı geliştirebilsek AB’nin normlarından kurtulabileceğimiz gibi onlara da gerçek medeniyetin ışığını yansıtmış oluruz.

Mademki aile, en önemli stratejik sosyal kurumdur o halde bizler kendi medeniyetimizi yansıtacak aile dostu sosyal politikalar oluşturmak mecburiyetindeyiz. Bunun için Kur’ân ve Sünnete müracaat etmek yeterli olduğu gibi İslâm tarihinde bu çerçevede oluşturulan sosyal politika uygulamalarına bakmak kâfidir. Mesela bizler Halife Hz. Ömer döneminde vatandaşlık geliri uygulamalarının yanında korunmaya/desteğe muhtaç bazı özel sosyal kesimlere ayrıca ödemelerde bulunulmuş olduğundan haberdar mıyız?

Gelecek yazımızda inşallah bu konuda daha ayrıntılı bir şekilde Hz. Ömer’in beytü’l-maldan, ekonomik yönden özgür olsun ve çocukların eğitim ve terbiyesine ağırlık verebilsinler diye, annelere yılda belirli bir miktar üzerinden verilen çocuk bakım parası sisteminin üzerinde duracağız. Allah nasip ederse yeniden görüşmek dileğiyle.

Yorumlar (2)
Özgür ak 1 yıl önce
Günümüzün sosyal politikalar bakanının sizden öğrenmesi gereken çok şey var Ali hocam yoksa bu uyguladıkları politikalarla gelecek nesil vicdan merhamet duygularını kaybetmiş aileden kopuk bir hayatta yetişmiş birayler ortaya çıkacak ve bu durumun ülkemiz için birsuru olumsuz durumları cogaltacaktir. İslam'da ailenin ve özellikle annenin çok büyük bir etkisi vardır saygılar.
A. Haluk pektaş 1 yıl önce
Sağlıklı toplumun, sağlıklı aile yapılarından meydana gelebileceği gerçeği, kısmen de olsa anlatılmış bir yazı. Bizim toplumun AB normlarından belki sadece demokrasi ve hukuk noktasında alacağımız dersler vardır. Bunun ötesi sosyal değerler çöküşünün başlangıcıdır. Ne yazık ki toplum bu başlangıcı geçmiş bunalım içinde çalkalanmaktadır. Toplumun temeli olan bu konunun tüm detaylarıyla ele alınması, anlatılması, kapitalist mantığı rahatsız etse de zaruret arzetmektir. Ne yazık ki ne aile bakanlığı,ne resmi din kuruluşları ve ne de bu konularda oluşmuş sivil toplum kuruluşları kangren haline gelmiş "aile sorunu" na çözüm üretmekte yetersiz kalmaktadır
3
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 16 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:46
Akşam 18:08
Yatsı 19:33
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Galatasaray 17 33
4. Gaziantep FK 17 31
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 17 26
9. Antalyaspor 18 24
10. Konyaspor 17 22
11. Sivasspor 17 22
12. Başakşehir 17 22
13. Kasımpaşa 17 22
14. Malatyaspor 17 21
15. Rizespor 17 21
16. Göztepe 17 19
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 17 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Liverpool 17 33
3. Man City 16 32
4. Leicester City 17 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Southampton 17 29
8. Aston Villa 15 26
9. Chelsea 17 26
10. West Ham 17 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 17 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 18 22
15. Newcastle 17 19
16. Burnley 16 16
17. Brighton 18 14
18. Fulham 16 12
19. West Bromwich 17 8
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12