banner5

15.07.2019, 13:09

Akdeniz’in suları soğuduğunda

Herhangi bir arama motoruna “Akdeniz’de sular...” diye yazarak arattığınızda, “Akdeniz’de sular ısınıyor”, “Akdeniz’de sular neden ısınıyor”, “Akdeniz’de sular giderek ısınıyor”... şeklinde, hüküm ya da soru cümlesi olarak yüzlerce madde başlığı ile karşılaşırsınız.

Bu başlıklar, sadece ajitasyona ayarlanmış bir medtayik dili ifşa etmez, aynı zamanda “bu defa” Doğu Akdeniz’de keşfedilen enerji kaynaklarına bağlı olarak yükselen ulusalararası anlamazlık tansiyonuna dikkat çekerler.

Yığınlar normal seslenişlere değil ancak çığlıklara tepki verdiklerinden, söz konusu ajitasyon da zikrettiğimiz başlıklar altında, AK Parti iktidarının dış politikasını Siyasal İslamcı’lık suçlamasıyla dövmeye, Türkiye’yi uluslararası dengeleri gözetmeyen Yeni Osmanlıcı bir macera perest konumuna yerleştirmeye kadar, öfkeden köpürmüş ağızların tükürüklü kelimeleriyle ortalığa boca edilir.

“Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmama” saplantısı içindeki bir güruhun, aynı bağlamda tarihi hazıfazının silinmesi, geçmişten gelen düşmanlıkların unutulması, herkesle kardeşçe el ele yaşanması şeklinde özetlenebilecek talepleri de buna eklenince, Akdeniz’deki ısınmanın boyutları, konunun esasını da aşarak çeşitlenir.

Bu son grubun mezkur taleplerini “Madem tarih esaslı düşmanlıklar bitirilmeli, peki, Türkiye neden yarım asırdır AB kapısında bekletiliyor?” sorusuyla temize havale etsek de ayarı bozulmuş dilin Akdeniz merkezli işleyişini durdurmak zordur. Zira bu dilin sahipleri “Akdeniz’de sular ne zaman soğumuştu ki, şimdi ısınsın?” şeklindeki asıl soruyu sormak yerine, bugün zahir olan durum üzerinden, (hadi hainlikleri de bir yana) yerli oryantalistler olarak bir taşla birçok kuş vurmaya kenetlenmiş bulunmaktadır.

Oysa ki Akdeniz, varlıkla tanımlı bir sevdanın adıdır. İnsanın ilk eylem sahasıdır; ilk topluluklar Doğu Akdeniz sahillerinde oluşmuş, ilk iktidarlar (devletler) periferisini de kapsayacak şekilde burada kurulmuştur. Tarımdan teknolojiye, üretimden ekonomiye... her yenilik burada vuku bulmuş ve dolayısıyla Akdeniz’e hakim olmak dünyaya hakim olmakla eş anlamlı bir hale gelmiştir.

Bu nedenle, Büyük İskender dahil Batı’da hakimiyet kurmuş hiçbir kral yoktur ki, Akdeniz’de hakimiyet kurmayı düşünmemiş ve buna teşebbüs etmemiş olsun. Buna mahsus tarihi de parantez içine alarak bugünkü Akdeniz’e (havzasının tamamına) kimin hükmettiğine bakmak bile bu sonucu teyit etmeye yeterlidir:

Cebel-i Tarık’ta, aynı adlı tepeden ibaret daracık bir alan İngilizler’in kontrolündedir. Diğer bir söyleyişle, Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na ve aksi istikamete çıkan her gemi İngilizlerin bilgisinde ve takibindedir. Bunu Kıbrıs, Mısır, İsrail başta gelmek üzere bizim bölgemizde garantörlük / hamilik esasıyla İngilizlerin kurduğu hakimiyetle birlikte düşünüldüğümüzde ise Akdeniz havzasının bugünkü asıl sahibi hemen anlaşılacaktır.

Bundan hareketle diyoruz ki, fi tarihinden, İngilizleri bugünkü rollerine taşıyan süreçleri doğru okumadan ve illa ki, bir büyük vatan telakkisiyle, Doğu Akdenizlilik bağıyla Akdeniz’in sevdalısı olmadan “Akdeniz’de sular ne zaman soğumuştu ki, şimdi ısınsın?” sorusunu sormak ve yeni(lenen) konuları doğru anlamak da mümkün değildir.

Nitekim, Fernand Braudel de, II. Felipe Döneminde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası adlı, (hapishane de yazdığı) muhteşem doktorasını kitaplaştırırken, “Akdeniz’i ihtirasla sevdim” cümlesiyle başlatır, şu tespitine esas önsözünü:

“Öyle sanıyorum ki Akdeniz, insanların gördüğü ve sevdiği haliyle, kendi geçmişi hakkında olabilecek en büyük belge olarak karşımızdadır.” (Doğu Batı Yayınları, İstanbul 2017, 2018)

“Kendi geçmişimiz” ise, kendilik bilincimizle mukayyettir ve bu bilinç, bilinmeyen bir geçmişin içinden sürekli olarak filizlenen yeni bir fidan gibidir.

Burada “bilinmeyen”den kastımız, tahayyülümüzün, tefekkürümüzün ve aidiyet duygumuzun kapsa(n)ma düzeyiyle ilgilidir.

Benim için Akdeniz’in tarihi ve sevgisi Kudüs’le başlar. Kudüs’ün bilinen tarihi ise MÖ 4000’li yıllara dayanır. Urfa’nın Haçlılar’ın işgalinden kurtarılışından sonra bir alimin dilinden dökülen “Urfa umman ise sahil Kudüs’tür” sözü beni doğrudan Akdeniz’e bağlar.

İberya’yı yedi yılda fetheden Müslümanlar, bu irade ve gayretlerini Akdeniz’in dalgalarını da hareketlendiren İslam rüzgarından devşirmişlerdir.

Haçlılar’ın 1085’te Tuleytula’yı (Toledo’yu), 1099’da Kudüs’ü işgali etmelerine sebep olan rüzgar da yine Akdeniz merkezlidir.

Oruç, Hızır, Turgut... resilerin nefesidir Akdeniz’i bizim iman iklimimize uygun olarak ısıstan...

İnebahtı şehitlerinin kanıdır Akdeniz’i bizim bayrağımızın rengine boyayan...

Bunlardan hareketle diyoruz ki, kolunu verme karşılığında kişiliğini satın alan İberya’lı Miguel De Cervantes’ten (ö. 1616), İnebahtı resim serisiyle sanatının zirvesine ulaşan Amerikalı ressam Cy Twombly’den çok çok daha fazla Akdeniz’i sevmeyenler, onun sıcaklığını yüreğinde hissetmeyenler Akdeniz hakkında konuşmayı hak edemezler.

Akdeniz’de suların soğumasını bekleyenler ise, insanlığın tükenmesini bekleyenlerdir.

Yorumlar (0)
0
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 20 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:50
Akşam 18:13
Yatsı 19:37
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Göztepe 19 25
10. Antalyaspor 19 25
11. Malatyaspor 18 24
12. Sivasspor 18 23
13. Başakşehir 19 23
14. Konyaspor 19 22
15. Kasımpaşa 18 22
16. Rizespor 18 21
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 18 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. Leicester City 19 38
2. M. United 18 37
3. Man City 17 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 15 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Sevilla 18 33
5. Villarreal 18 32
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 18 27
8. Cádiz 19 24
9. Celta de Vigo 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 18 22
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12