banner5

banner29

Kadir İnanır: Yeniden çözüm sürecine gireceğimize...

Çözüm süreci döneminde akil insanlar heyetinde yer alan oyuncu Kadir İnanır, "Türkiye’nin yeniden bir çözüm sürecine gireceğini düşünüyor musunuz?" sorusuna "İnanıyorum. Bugüne kadar yanılmadım, inşallah yine yanılmam" yanıtını verdi.

Aktüel 08.04.2019, 15:21
Kadir İnanır: Yeniden çözüm sürecine gireceğimize...

"Türkiye bir çözüm süreci yaşadı. Siz de akil insanlardan biriydiniz. Dağ tepe ülkeyi dolaştınız, 50 yıldır da bu ülkede sinema yapıyorsunuz. Sizin gözünüzden Türk toplumunun en büyük sıkıntısı ne?" sorusuna İnanır, şu yanıtı verdi:

"Eğitimsizlik demeyeceğim, eğitimsiz bırakılmışlık diyeceğim. Fakirlik demeyeceğim, fakir bırakılmışlık diyeceğim. Bakın, aydınlık dünyayı görmesin diye karanlıkta bırakılmış bir toplum çok kolay kullanılır. Sistem dediğimiz mekanizma da kendi varlığını sürdürürken bundan beslenir. Ben o yüzden bu halka 'Neden böyle düşünüyor' diye laf etmem, elimden geldiği kadar da laf ettirmem. İleri bir ülkede toplumun beğenmediği bir şeyi uygulamaya kalkarsanız tepki görürsünüz.

Tevekkül, yani her şeyi Tanrı'ya havale etmiş toplumlara 'Düşün' ve 'Gör' diyemezsiniz ki. Onun karnını doyurmak gibi temel başka sorunları vardır zaten. Ben asla halka kızmam… Biz ülkemizi sevmeyi öğrenmeliyiz, bu topraklarda yaşayan bütün kimliklerin, kültürlerin kıymetini bilmeliyiz, herkes için eşit fırsat yaratabilmeliyiz. Bu ülkenin nehirlerini, ovalarını hiçbir yerde bulamazsınız. Bir Konya ovasına iki tane İsrail sığar. Daha eğitimli, daha refah bir toplum için sürekli mücadele içinde olmamız ve durmadan, yorulmadan daha iyiyi aramamız gerekiyor."

'HAYATIMIN EN GÜZEL YILLARINI YAŞIYORUM'

- Sizin meseleniz bu mu, ‘daha iyiyi aramak'?

Benim meselem şu: Bu ülkeden göçüp giderken "Vay be, gitmese iyi olurdu" dedirtmek, yolculuğa o sevgiyle çıkmak, saygıyla anılmak… Şu an hayatımın en güzel yıllarını yaşıyorum. Bir amaç uğruna bütün dünyayı dolaşıyorum. Tek derdim ülkemin insanları barışsın, mutlu olsun. Bu mücadelede öncü olmak istiyorum. İnsan hakları savunucu olarak hatırlanmak istiyorum. Ben bunu seçtim. Asla pes etmem, kimse beklemesin.

- Pes etmenizi bekleyenler mi var?

Yolumdan çevirmek için beni yormaya, kızdırmaya çalışanlar oluyor. Bilsinler ki kızmıyorum, yorulmuyorum. İnsanların en doğal hakkıdır, savunduğum düşünceleri kabul etmeyebilirler. Bizim ekipte her düşünceden insan vardı. Bu ülkenin birliği, huzuru ve mutluluğunu kafatasçı bir anlayışla elinin tersiyle itenler topluma konuyu yanlış anlattılar. Kimse değişik yapılardan oluşan koca bir ülkenin tamamına bir gözle, bir açıdan bakmanın, bir kısmını sistem dışı bırakmanın savunucusu olamaz. Vatan dediğiniz şey, üzerinde herkesin yaşadığı bir toprak bütünüdür. Kimsenin tekelinde değildir. Bu ülkeyi kuşkusuz seviyoruz. Tam da bu noktada, sevgimize yüklediğimiz anlamlar farklı olabiliyor. Belki daha çok anlamak, daha çok düşünmek, daha çok empati kurmak sevgimizi derinleştirir ve ‘barış'a giden yolu çabuklaştırır. O zaman, ellerimizi, kalplerimizi barış için birleştirme zamanıdır.

'SİNEMA DEĞİL MISIR YASASI'

- Bu yıl sizin 50'nci sanat yılınız. 190 filmde oynadınız. Hiç ‘keşke' dediniz mi?

Çakırcalı Mehmet Efe'yi oynamak isterdim. Şimdi 25 yaşındaki adamı nasıl oynayayım? Ama altı çizilecek hasletlerim kaldığını söyleyemem.

- Son çıkan ‘sinema yasası'nı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sinema yasası değil o, mısır yasası. Dilimizde tüy bitti. Afrika'nın Cibuti Cumhuriyeti'nde bile telif hakları var, ayıptır. Bu filmleri var eden bir dolu etmeni yok sayıp, sadece yapımcıyı muhatap alamazsınız. O çok sevdiğim oyuncu arkadaşlarıma soruyorum şimdi: O filmlerin sadece oyuncusu olsalar bu kadar feryat edecekler miydi? Kültür Bakanı neden dört yapımcıyla toplanıyor? Bizim mesleğimizin dinamikleri var. Hepsi bir araya gelmeliydi. Ayrıca bir önerim var, bunu lütfen ciddiye alsınlar. Kültür Bakanlığı ve Turizm Bakanlığı ayrılmalıdır. Mısır yasası çıkarmasınlar demiyorum ama sinema yasası da çıkarsınlar.

'AKTİF SİYASETTEN ÇOK TEKLİF ALDIM'

- Bir yabancı olsaydım ve ‘Bana ülkenizi anlatın' deseydim, nasıl anlatırdınız?

Seni davet ederdim, "Anlatılmaz, yaşanır" derdim. Antalya'da kayak merkezine çıkarır, oradan teleferikle indirir denize sokardım. Sana bir boğaz gösterirdim, büyülenir kalırdın. Türkiye'nin iyi tanıtılması lazım. En büyük yardımcı da sanat olacaktır.

- Bunca zamandır bu işlerin içindesiniz. Niçin aktif siyasete girmediniz?

Çok teklif aldım. Çiftçisinden işçisine, ekonomistinden sanayicisine, sporcusundan sanatçısına toplumun gerçek dinamikleri vardır ve ülkeyi yönlendirecek olan bu dinamiklerdir. Bu yüzden yaptığım işlerin daha anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bana göre yalan insanlık suçudur

‘KAPI', TARİHE TANIKLIK EDİYOR

- Yedi yıl sonra ilk sinema filminiz ‘Kapı' ile seyirci karşısına çıkıyorsunuz. Ne beklediniz bunca zaman?

Beklemedim, çok film teklifi geldi. Ama artık yapacağım film, en azından bundan evvel yaptığım filmlerin kalitesini taşımak zorundaydı. Bana göre Türkiye'nin 105 temel sorunu var. Benim yaptığım filmler bu sorunların en azından birini işlemeliydi.

- 105 sorun mu?

Evet, bunun içinde kaçak elektrik sorunu da var, hastanelerin acili meselesi de… Temel sorunlar açığa çıkarılacak, bunu izleyiciye sunacaksın. O sorunun çözülmesi için de yol göstereceksin. Yani kameranı hayatın içine sokacaksın. Demiyorum ki bireysel sancılar çekip, bulutlar üzerinde gezen iki âşık filmi çekilmesin. Ama benim tercihim bu değil. Şimdi bakıyorsun, "50-60 yıl sinemacılık yaptım" diyorlar, sinema tarihine geçmiş tek bir filmi yok. Tamam abimizsin, güzelsin de birader ne yaptın? Bir tane filminde de kamera bir sorunun içine girmemiş.

- Sizin kameranız hep sorunların içinde miydi?

Hep değildi elbette. O filmleri çekmek için sisteme uyduğum, ticari filmler yapmak zorunda olduğum zamanlar da oldu. Ama aynı adama ‘Karılar Koğuşu'nu da çektirebildim ben. Bu arada dünyanın en fazla hapishane filmi çekmiş aktörüyüm. Kazara hapishaneye düşsem kendimi yatmış sayarım. (Gülüyor)

- ‘Kapı'nın senaryosu önünüze geldiğinde ne düşündünüz?

İçeriğine baktım ve gördüm ki bu filmin bir meselesi var. İnsanlar çok etkilenecek, çünkü farklı bir film izleyecekler. En önemli yanı tarihe tanıklık etmesi. Değerli bir biçimde, slogan atmadan, insan vicdanının sızısına sığınarak anlatmaya çalıştık. Gerçekten evrensel sinema değerlerini taşıyan bir film ve ülkemizde bu tür filmlerin izleyicisi hiç de az değil. Artık ticari filmler, dizilerdeki yazar eksikliği milleti yordu.

Mezopotamya'nın kalbinden 2019 Türkiye'sine uzanan bir film ‘Kapı'. Birlikte izledik ve canlandırdığınız Yakup karakterinden çok etkilendim. Ve sinemadan kuvvetli bir ‘empati' duygusuyla çıktım.

Bunu başarabildiysek ne mutlu, gayemiz buydu.

- En çok etkilendiğim sahne, siz kapının peşinden giderken Çukurcuma'da bir antikacıya giriyorsunuz. Filmi anlatacak değilim ama orada ‘Etik nedir biliyor musun' diye başlayan uzun bir replik var. Ben size sorayım şimdi, etik nedir?

Bana göre yalan insanlık suçudur. Yalanı insan hafızasını zedeleyecek biçimde kullanırsanız ne etik bırakır, ne yıpranmamış bir yapı… Biz çok yalan söylemeye başladık, yalana sığındık, kendimize yalan söylemeye başladık. Nasıl insanlar vicdanlarını, merhametlerini bir yalan uğruna yok edebilirler, bunu anlamak mümkün değil.

PARA KAÇIRANLAR GERİ GETİRSİN

- Türkiye geçen hafta yerel yöneticilerini seçmek için sandık başına gitti. Sonuçlar beklediğiniz gibi mi?

Kesinlikle. Doğru tahmin ettim.

- Seçmenin mesajını nasıl okudunuz?

En önemlisi, halk herkesi barışa, barışmaya davet etti. Gerilim istemiyor. Ekonomik huzur istiyor. Böyle olursa bütün sıkıntıları aşacağız demek istedi. Tabii şunu bilmemiz gerekiyor. Türkiye'nin birinci partisi AKP'dir. Bir şey yapılacaksa onu yanımıza almadan yapamayız.

- Kilit kelimeniz ‘barış'…

Barış olmazsa hiçbir şey olmaz ki… Barışın olmadığı yere yatırımcı ve turist gelmez. Barışın olmadığı yerde üretim olmaz. Bütün evler, yuvalar darmadağın olur. İşin, aşın olmadığı yerde cinayetler, boşanmalar başlar. İş bulamayan belki suça karışır, hırsızlık, arsızlık başlar. Yazılı hukuk kuralları bozulur, herkes kendi hukukunu uygulamaya başlar. En fenalarından biri, ülkeden kaçışlar başlar. Şunu söylemek istiyorum: Göreceksiniz bu ülke çok zengin olacak. Ortadoğu'daki bütün enerji kaynakları Türkiye üzerinden geçecek. Geçtiği yerde bölge insanları iş bulacak. Huzur olduğu için yatırım gelecek. Bütün önemli fabrikalar coğrafyanın merkezi diye burayı seçecekler. Kaçanlar geri gelecek.

Yurt dışına para kaçıranlar da paralarını geri getirecekler. Git Avrupa'nın şehirlerine, Türkiye'den kaçanlar birbirinin omzuna çarpıyor. Bu ülkeden utanmadan çok para kaçırdılar. Çoğunlukla bu ülkede vergiler dürüstçe ödenmedi. Vergisi ödenmeyen yerde devlet ne yapabilir? Önce vatandaş, vatandaşlık görevini yapacak. Paralarını kaçıranlar geri getirsin. Ayıp, bir tane iş yapıyorum, faturayı kesiyorum, o gün KDV'si kesiliyor. Biz enayi miyiz yani? Paraları yurt dışına kaçırmak ahlaksızlıktır. Vatanını seven adam mücadelesini burada verecek. Kimse ülkesini terk etmesin.

- Türkiye'nin yeniden bir çözüm sürecine gireceğini düşünüyor musunuz?

İnanıyorum. Bugüne kadar yanılmadım, inşallah yine yanılmam.

Hürriyet

Yorumlar (0)
9
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
ABD seçimlerinde sizce hile var mı?
Namaz Vakti 30 Kasım 2020
İmsak 06:31
Güneş 08:02
Öğle 12:58
İkindi 15:22
Akşam 17:44
Yatsı 19:09
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Alanyaspor 9 23
2. Galatasaray 10 20
3. Fenerbahçe 10 20
4. Beşiktaş 9 16
5. Kasımpaşa 10 15
6. Gaziantep FK 10 15
7. Başakşehir 10 14
8. Karagümrük 9 13
9. Konyaspor 9 12
10. Rizespor 9 12
11. Malatyaspor 9 12
12. Hatayspor 7 12
13. Trabzonspor 10 12
14. Göztepe 8 11
15. Antalyaspor 10 10
16. Sivasspor 8 9
17. Erzurumspor 9 9
18. Kayserispor 8 7
19. Denizlispor 9 6
20. Gençlerbirliği 9 5
21. Ankaragücü 8 2
Takımlar O P
1. Altınordu 11 23
2. Ankara Keçiörengücü 11 21
3. Samsunspor 11 20
4. Adana Demirspor 10 18
5. İstanbulspor 10 18
6. Tuzlaspor 10 18
7. Altay 9 16
8. Giresunspor 10 16
9. Bursaspor 11 14
10. Balıkesirspor 11 14
11. Akhisar Bld.Spor 11 13
12. Adanaspor 9 12
13. Bandırmaspor 11 11
14. Ümraniye 11 10
15. Menemen Belediyespor 9 9
16. Ankaraspor 10 8
17. Boluspor 10 7
18. Eskişehirspor 11 1
Takımlar O P
1. Tottenham 10 21
2. Liverpool 10 21
3. Chelsea 10 19
4. Leicester City 9 18
5. Southampton 10 17
6. Wolverhampton 10 17
7. Everton 10 16
8. M. United 9 16
9. Aston Villa 8 15
10. Man City 9 15
11. West Ham 9 14
12. Leeds United 10 14
13. Newcastle 10 14
14. Arsenal 10 13
15. Crystal Palace 10 13
16. Brighton 10 10
17. West Bromwich 10 6
18. Burnley 9 5
19. Fulham 9 4
20. Sheffield United 10 1
Takımlar O P
1. Real Sociedad 11 24
2. Atletico Madrid 9 23
3. Villarreal 11 20
4. Real Madrid 10 17
5. Sevilla 9 16
6. Cádiz 11 15
7. Barcelona 9 14
8. Granada 10 14
9. Athletic Bilbao 10 13
10. Elche 9 13
11. Getafe 10 13
12. Deportivo Alaves 11 13
13. Valencia 11 12
14. Real Betis 10 12
15. Osasuna 10 11
16. Eibar 10 10
17. Real Valladolid 11 10
18. Celta de Vigo 11 10
19. Levante 10 8
20. Huesca 11 7