Sabah Gazetesi yazarı Melih Altınok bugünkü 'Ali Babacan, Erdoğan’ın yüzüne karşı “kabile reisi” diyebilir mi?' başlıklı köşe yazısında, Ali Babacan'ın "Reis dedikleri de şu anda maalesef kabile devletinin reisi" sözüne değindi. Altınok, 'Dün falanca için sustum dediği için bugün kimin için konuştuğunu bilemediğim bir siyasetçiden erdemli davranmasını bekleyecek halim yok...' ifadelerine yer verdi.

İşte o yazının ilgili kısmı:

Birinin yüzüne karşı söyleyemeyeceğim şeyi ne gazetede yazarım ne de televizyonda söylerim...

Çünkü bu basit kuralın beni sözün şehvetiyle hata yapmaktan ve komik duruma düşmekten koruyacağını düşünüyorum.

Keşke Ali Babacan da "Reis dedikleri de şu anda maalesef kabile devletinin reisi" demeden önce durup bir an düşünseydi...

"Genç yaşta beni bakan yapıp siyaset sahnesine çıkaran o adamın gözlerine bakıp 'kabile devletinin reisi' diyebilir miyim" diye kendine sorsaydı.

Cesaretten bahsetmiyorum.

Dün falanca için sustum dediği için bugün kimin için konuştuğunu bilemediğim bir siyasetçiden erdemli davranmasını bekleyecek halim yok...

Ama bu kısacık akıl molasını verebilseydi, hiç olmazsa, 28 Şubat'çıların Erbakan'ı devirmek için tedavüle sürdüğü "kabile devleti" kalıplarına tenezzül etmek zorunda kalmazdı.

Üstelik de Afrikalı temsilcilerin yerel kıyafetleriyle Külliye'ye geldikleri bir günde...

Evet siyasetçilerin beraber yürüdükleriyle yolları ayrı düşebilir.

Siyasetin doğası, seçmen de bunu anlar.

Ama samimi itirafçı pozlarında ortaya çıkan ve genelde ihtirasları boylarından büyük olan tiplerin paravan arkasından attıkları naralardan da kimse hoşlanmaz.

Bu arada Babacan'ın kendi itibarına jilet atmasını, Davutoğlu'nun performansıyla kıyaslayanlar sosyal medyada "hangisi daha sinsi" diye oylama yapıyorlarmış.

Davutoğlucular da şaşıracak biliyorum ama cevabı kesinlikle ve kesinlikle Babacan!

Kıyas kabul etmez o kadar söyleyeyim.