Anlamsız Zeminde Fütursuz Dil

Abone Ol

Anlamak… Her geçen gün zorlaşan bir fiil haline geldi. Öyle ki gök bir miktar alçaldı, yer bir miktar yükseldi. Sıkışan dekorun harikuladeliği artık eskisi gibi gönül okşamazlaştı. Yazlar kışlaşıp dururken, kışlar yazlaştı. Baharların izini gören yok! Satranç tahtasına dönen hayat, hayata dair her olgu… Mat olma ihtimalinden kurtulmak telaşındaki her oyuncunun başvurduğu tedbir: Rok! Bu hamlenin âmili kalelerin sabit kademlikten sarf-ı nazar etmesi… İşte… Selahiyeti izah kabilinden lakırdılara karın tok!

Anlamak… Aklın eşyükselti eğrilerinin, doğruların kesiştiği noktalarda kısa devreye yol açmamak için transparanlaşması belki… Saçaklı mantık kaideleriyle “hem/hem de” griliğine bulanmışlık bir yönüyle… İnsanın bildiğinin yanıldığına yetmemesinden daha kavi… Bilmeyi bilmekten yorgun düşüp bilmemezlikten gelmenin ötesinde bir yerde… İlhamın yolu düşmesin derde… İnsin perde!

Anlamak… Mecburi güzergâhı terk edememenin yıldırıcılığında… Kaldıraçların yükü hafifletmesi misali… Görmeden, duymadan, bilmeden… Hiç gidip gelmeden… Çeldirmeden… Çelmeden… Düşüvermek… Düşenin dostu olmaz derler ya… Hakikate buruk bir nazar edip… En hüzünlüsünden gülüşüvermek…

Anlamak… Çabasının içinde çabayı zamanlamak… Evvel zaman içinde kalbur saman içinde önermesinin kuytularında… Belki yanlamak… Belki yalanlamak… Çark edişlerin rast gelirliğini irdelemeden… Ferhat misali dağları delemeden… Sükût edip kalıvermek… Etki-tepki kısrağının dizginlerini salıvermek… Alplik töresinin gölgesinde… Uykulara dalıvermek…

Anlamak… Kimine göre meselenin yarısı… Kimine göre sırılsıklam baş ağrısı… Göreceliliğin hükmü için için solarken… Kulaklarda çınlar mı aceb farkındalığın çağrısı? Çınlamaz! Zira âl-i menfaate müzahir ne varsa tınlamaz! Keser döner, sap döner de… Döne döne inilen yâr misali… İradenin bıçkın ışığı sessizce söner…

Anlamak… Tesadüfe mahal bırakmayacak kadar keskin hatları olan bir eylem… Tevafuk olsa da ara sıra… Uzanmak ağır yüktür, bir parça hasıra! Vuran ayakkabı gibi… Sebep oluverir belli belirsiz can yakan bir nasıra… İniltisiz çekilen ıstıraptır anlamak… Algı, olgu ve dolgu tahakkümünde… Susuz bir seraptır anlamak…

Anlamak… Anlamazdan geliverelim gitsin… Karakûşî güftelere beste yakıştırmak zor değil… Sazlar, bu yokuşta usulca itsin… Anlamsızlık illetinden yorgun düşen bir kurgunun neresinden bakarsan bak… Tüyleri diken diken eden bu hadiseler örgüsünde… Lâl olmuş bir şahitsin! Söyle ey iç ses! Sen… Nereye aitsin?

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }