Aşı olmayan 'vatan haini' midir? Densiz prof'a cevap...

FOX TV’de İlker Karagöz’ün sunduğu Çalar Saat programına katılan kalp-damar uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Korona (Covid-19 ya da SARS-CoV-2) aşısı yaptırmayanların “vatan haini” olduğunu, onlara “kız bile verilmeyeceğini”, devlet hizmeti sunulmayacağını, toplu taşımadan faydalanamayacaklarını ifade etti! Densiz Prof'a cevap gecikmedi. işte detaylar...

Gündem 28.12.2020 - 14:07 28.12.2020 - 14:07 Bülent Deniz

Mirat Haber'de yer alan yazıyla adı geçen profesöre 10 madde üzerinden aşı olmama kararıyla alakalı gerekçeleri özetleyen bir açıklama yayınlandı.

İşte o yazının detayları;

öncelikle bir birey özel ve kişisel nedenlerle aşı olmak istemeyebilir.

1. Pek çok insanda aşıların içinde bulunan polietilen glikol (PEG) maddesine alerjik reaksiyon verilmektedir. Bu insanların bu riski almak istememesi normaldir.

2. Diğer insanların çeşitli nedenlerle ya da hastalıklar sonucu sonuçlarını tam bilmedikleri zayıf bağışıklık sitemleri olabilir ve bunların sonucunda, aşı olmaya kendilerini hazır hissetmeyebilirler.

3. Bunun dışında insanlar kendilerine verilecek maddeler konusunda karar verme hakkına sahiptir ve insan makine olmadığından, sezgileri ve hiss-i kabl-el vukuu sahibi olduğundan, ölümüne neden olabilecek bir şeyin kararı en iyi kendisi hissedebilir. Bazı insanlarda psikolojik reaksiyon ve fobiler olabilir ve bunlara zorla ve tehdit yoluyla aşı yapılması canicedir.

Bilimsel nedenlerle aşı olmamak

Aklı başında ve temel bilimsel anlayışa sahip biri için aşı, toplum psikolojisi yönetimi amacıyla yürütülen ancak bilim dışı bir uygulama görünümü vermektedir.

4. Covid-19 aşı yapılan diğer virüslerden farklı olarak, uzun süre, yaşam boyunu bırakın bir yıl bile bağışıklık oluşturmamaktadır. Bağışıklık süresi ortalam 2-3 ay arasında olması nedeniyle, en iyi ve en kaliteli mükemmel aşı bile birkaç ay içinde etkisini yitirmektedir. Bu nedenle aşıyı tekrar tekrar, yılda en az dört kere, üç yıl boyunca bunun devam edeceğini varsayarsak 12 kere, toplamda 24 kez iğne vurdurarak yapmak gerekmektedir. Üç yılda en az 24 doz iğneye ve bilinmeyen sonuçlarına insan bünyesi dayanamaz.

5. Korona virüsü aşısı hangisi olursa olsun yüzde yüz garanti vermemektedir. %90 başarılı bile kabul etsek, %10 başarısızlık ihtimali, üç yıl içinde 12 kez tekrarlandığında çok yükselmektedir. Dolayısıyla iki ay %90 koruyan aşı, üç yıl boyu yinelendiğinde %28 üzerinde bir koruma etkisine sahip değildir.

6. Eğer ortaya mutasyonlar sonucu farklı yeni virüs varyasyonları çıkarsa, ve çıkmaktadır da, klasik aşılar bunlara cevap veremeyebilir. Şu anki aşılar, özellikle de ölü virüs aşısı denen bize empoze edilen Çin aşıları, geçen kış aylarının Sars-CoV-2 virüsüne yönelik bir maddedir. Bu kış çıkan İngiliz Virüsü B.1.1.7 ya da bu hafta görünen korku verici Güney Afrika Vürüsü ya da henüz bilmediğimiz çok sayıda varyasyona yönelik bir etkisi olmama ihtimali yüksektir.

Dini ve siyasi nedenlerle aşı olmamak

7. Ülke için üç yılda toplam 200 milyon doz aşı, maliyeti, lojistiği, bunu yapacak personeli, işletme giderleri, hatalar, arızalar, sorunlar da katıldığı zaman ülke bütçesine en az 200 milyar lira gibi, ancak faizli borçla alınabilecek ağır bir yük getirmektedir. Eğer aşı kişisel bütçeden çıkacaksa pek çok vatandaşımızın bunu yıllarda sürdürmesi mümkün olmayacak, bankalara faizli Korona borçlanması yapacaklar, Türk vatandaşlarının büyük bölümü olduğu gibi Türkiye de bu sürecin sonucunda bankalara faiz kölesi haline gelecektir.

8. Üç yılda en az 200 milyarın döneceği bir piyasada, hele tıp dünyasında ilaç şirketlerine reçete yazıp onlardan mükafat almak çok yaygın hale geldiği bugün için bireylerin anormal vurgunlar yapması ve aşı veren ülke ve şirketlerin para dağıtımıyla yeni bir Korona zengini sınıf çıkması kaçınılmazdır. Belki de bu çoktan başlamıştır.

9. Aşılarda yaygın olarak koruyucu madde olarak kullanılan jelatin maddesi hemen hemen tümüyle domuz etinden elde edilmektedir. Bu bazı şirketlerin aşılarında kullanılmadığını iddia edilse de bir domuz ülkesi olan Çin, kesinlikle böyle bir belirtide bulunmamıştır. Vücuda zerk edilecek aşı maddesinin domuz jelatini içerdiği nerdeyse kesindir. Her ne kadar bunun helal olup olmadığı tartışılırsa da vatandaşlarımızın zaruret, ölüm hali olmadığında vücuduna domuz maddesi takviyesine karşı çıkma hakkı bulunmaktadır.

10. En önemlisi de bilimsel nedenleri anlatarak, izah yoluyla değil de, tepeden inmeci yaklaşımların aşırı artması ve bunun da temel insan haklarını ve demokratik hakları ihlal eder görünmesi, profesörünkü gibi tehditler, aşağılamalar, zorla taşıtlardan atmak yoluyla üst bir aklın vücuduna bilmediği bir maddeyi enjekte etmeye zorlaması, her kesimden 15 Temmuz’a direnmiş, Allah’tan başka hakim tanımayan aziz milletimizi rahatsız etmekte, direniş duygularını hareketlendirmektedir.

(Mirat Haber)

Yorumlar (1)
Ayasofya Camii'nin ibadete açılışının birinci yılı geride kaldı!
Başkan Erdoğan'dan 'Ayasofya' mesajı! "Kıyamete kadar eksik olmayacak"
ABD'de PCR testleri yıl sonundan itibaren kullanılmayacak!
Bakanlıktan 'bedelli askerlik'le ilgili iddialara cevap
İsrail'de, aşı karşıtları Başbakan Bennett'in evini bastı!
Adil Öksüz, Erdoğan'a yapılması planlanan suikast girişimini Gülen'e onaylatmış
47 yıl sonra ilk cuma namazı! Kapalı Maraş'ta tarihi anlar...
Gün oldu devran döndü! Mustafa Özer'den Ruşen Çakır'a gönderme...
Casus yazılım skandalı büyüyor! Macron cep telefonunu değiştirdi...
Taliban: Türkiye'nin Afganistan'a girmesine izin vermeyeceğiz
Namaz Vakitleri
İmsak --:--
Güneş --:--
Öğle --:--
İkindi --:--
Akşam --:--
Yatsı --:--
Anket Tümü

Aşı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Ankete Katıl

Gelişmelerden Haberdar Olun

@