Atatürk’ü konu alan kitabın o sayfası neden yırtıldı?

İlahiyatçı-yazar Ali Rıza Demircan, Rum Kesimi'nde Atatürk'ün fotoğrafının kitaplardan yırtılmasının ardından yıllar önce yaşanan bir olayı köşesine taşıdı. O kitabın sayfası neden talimatla yırtıldı?

Gündem 14.09.2021 - 16:03 14.09.2021 - 16:14

İşte Demircan'ın söz konusu yazısı:

OdaTv’nin 08 Eylül Çarşamba günkü bir haberi de şöyle:

''Kitaplardaki Atatürk Fotoğrafını Yırtın” Talimatı

Kıbrıs’ta öğretmenlere e-posta gönderilerek bir kitapta bulunan Atatürk’le ilgili sayfanın yırtılması istendi…

Kıbrıs’ta Eğitim Bakanlığı, öğretmenlere bir ders kitabında bulunan Mustafa Kemal Atatürk’ün anlatıldığı sayfanın yırtılması gerektiğine dair “acil koduyla” e-posta attı.

Sigmalive’ın haberine göre, Eğitim Bakanlığı bir dizi eğitimciye “acil” koduyla bir e-posta attı. Bakanlıktan gönderilen e-postada “Oxford Discover Futures 3 Çalışma Kitabı”nın lise öğrencilerine dağıtılmadan önce belirli bir sayfasının yırtılıp atılması istendi.

Söz konusu sayfada ise Mustafa Kemal Atatürk, “Türkiye’nin en büyük kahramanı” olarak anlatılıyor. Olayın gündeme gelmesinin ardından Eğitim Bakanlığı’nda toplantı yapılacak.

Hâfızay-ı Beşer Nisyan İle Maluldür

Ecdadımız “Hâfızay-ı beşer nisyan ile maluldür/ insanın hafızası unutma ile arızalıdır.” derler ama unutma ile illetli olmasına rağmen hafıza mucize üstü mucize bir varlığımızdır. Hafızamız olmasaydı nasıl yaşar, nasıl ilişkiler kurabilir, nasıl ilim yapabilirdik? Örneğin yaşlılık sebebiyle gidip gelen hâfızamızın, bir diğer anlatımla unutkanlığımızın bizi nasıl etkisiz hale getirip yaşamdan kopardığını gözlemleyebiliyoruz. Bu sebeple hâfızayı azim bir nimet olarak bilmeliyiz.

 Kulluk denemesi gereği içimizden bazılarımızın hâfıza kaybına uğratılabileceğini Rabbimiz şöylece açıklamaktadır:

“Allah sizi yarattı. Sonra da eceliniz gelince sizin ruhlarınızı alarak ölümlerinizi gerçekleştirecek. Bilgili şuurlu ve iradeli bir hayattan sonra, hiçbir şey bilmez hale gelsin diye sizden bazıları, ömrün, en kötü/verimsiz çağına kadar yaşatılacak. Allah her şeyi bilir, her şeye gücü kudreti yeter.” (Nahl 16/70)

Bu sebeple Peygamberimizin yaptığı gibi hâfıza kaybına uğrayıp bunamaktan Allah’a sığınmalıyız.

55 Yıl Öncesinden Hatırlayabildiğim

Yukarıdaki haberi okuyunca Rabbime şükrederek 55 yıl önce dinlediğim bir olayı hatırladım.

1972-1978 yılları arasında İstanbul Müftülüğü de yapan hocamız Abdurrahman Şeref Güzel yazıcı bir Salı akşamı sohbetinde bir anısını şöylece anlatmıştı:

Hocamız Millet/Süleymaniye kütüphanesinde memurdu. Atatürk henüz sağdı. Ankara’dan gelen resmi bir yazıda Atatürk’ü konu alan bir kitabın filanca sayfasının kesilip gönderilmesi emredildi. Emir de uygulandı. Yüzde yüz emin olmamakla birlikte hatırlayabildiğim kadarıyla konu, Ali Rıza Efendinin Atatürk’ün babası değil babalığı oluşuyla ilgiliydi.

Benim için Ali Rıza efendinin Atatürk’ün babası veya babalığı olmasının hiçbir önemi yoktur ama belli ki birileri için önemi vardı ve bu bilgi unutturulmak isteniyordu.

Tarihçeler için bir ehemmiyeti olabilir düşüncesiyle hafızamda mahfuz olan hatıramı dile getirdim.

Demek ki maksat farklı olsa da kitaplardan haberler gibi resimler de yırtılabiliyormuş.

Mühim Olan İslam’ı Anlatmaktır

Okuyucularımız bilirler; biz her haberi ve olayı bildiğimiz ölçüde İslam’ı anlatmak için vesile edinmeye çalışırız. Bu sebeple şu unutma/unutturma konusunu da tamamlamış olalım.

Unutma genelde hastalık ve yaşlılık sebebiyle olursa da, kişinin kendisini yaratan ve yaşatan Allah’ı ve onun yasalarını unutması gibi bilerek yapılan unutmalar da vardır.

Kişi Allah‘ı unutur ve unutmada ısrar ederse, Allah da ona kendisini unutturur. Kendi nefsi, kendisine unutturulan kişi işte o zaman hayatını anlamlandıramadan, konumlandıramadan ve de amaçlandıramadan yaşamaya başlar. Böylece yaşanan ne idüğü belürsüz yaşamın sonucu da hicran ateş olur; alevli Cehennem ateşi olur. Bakınız nasıl uyarılıyoruz:

“ Ve Allah’ı unutup Allah’tan habersiz olan, bu nedenle Allah’ın da kendileri için neyin iyi ve kötü olduğundan habersiz bıraktığı kimseler gibi olmayın. İşte onlar Allah’ın dosdoğru yolundan çıkan kimselerdir. Cehennemlikler ile cennetlikler, asla bir olamazlar. Cenneti kazanmış olanlar, hesap günü kurtuluşa erecek olanlardır.” (Haşr 59/19,20)

“ O gün kâfirlere: ‘Siz dünyada, bu gün diriltilerek hesaba çekileceğinizi, cezalandırılacağınızı nasıl unuttuysanız, biz de bugün, sizi öyle unutuyoruz. Sizin mekânınız ateştir, yardım edeniniz de yoktur.’ denilir. (Casiye 45/34)

Biz Akıllı Olalım

Ali Rıza efendi, Mustafa Kemal/Atatürk, yırtma emrini verenler, Abdurrahman Şeref hocamız hepsi ebedi aleme göçtü. İnançları ve amellerine göre nimet veya azap içindeler.

Gereksiz ve faydasız işlere takılmadan İslamî çizgide ebedi hayatımızı kazanmaya çalışalım. Peygamberimizin açıkladığı üzere tam akıllılık da budur.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@