Ayetullah Humeyni'nin İran İslam Devrimi'nin adımlarını attığı o tarihi konuşması

İran İslam Devrimi’nin dönüm noktası neydi? Hiç şüphe yok ki, aynı zamanda iyi bir hatip olan Humeyni’nin, Şah’ın ülkeyi terk etmesiyle ortaya çıkan iki hükümetli kaos ortamında yaptığı konuşmayla, Şah yanlısı orduyu kendi yanına çekerek devrimin başarıya ulaşmasını sağlayan güç dengesini kendi lehine çevirmesiydi. İşte Humeyni’nin ‘legaliteillegalite’ çerçevesine oturttuğu o tarihî konuşma. 

Tarih 29.01.2020 - 17:37 29.01.2020 - 17:37 Bülent Deniz

“Hain şeytan Muhammed Rıza Pehlevi kaçtı.”

“Biliniz ki; hain şeytan Muhammed Rıza Pehlevi kaçtı. Kaçtı ve her şeyi yağmaladı. Ülkemizi mahvedip, mezarlıklarımızı doldurdu. Ülkemizin ekonomisini batırdı.

Gelişme adına uygulamaya soktuğu projeler bile ülkemizi on yıl geriye götürdü. Kültürümüzü baskı altına aldı, insanlarımızı aşağıladı ve tüm insan kaynaklarımızı tüketti. Bu adam, hükümeti ve meclisi illegaldir. Eğer iktidarda kalmaya devam ederlerse, onlara suçlu muamelesi yapacağız ve suçluların yargılandığı gibi yargılanacaklar. Kendi hükümetimi tayin edeceğim. Tokadım bu hükümetin yüzünde patlayacak. Hükümeti, halkın desteğiyle belirleyeceğim, çünkü bu halk beni kabul ediyor. Bu hükümetin lideri ve babası illegal bir şekilde iktidarda olan bir rejimi temsil ediyor. Bundan dolayı bu hükümet illegaldir. Mecliste çalışması için atanan milletvekilleri illegaldir. Meclisin kendisi ve Senato da illegaldir.

Şah tarafından atanan birisi nasıl legal olabilir?

Hepsine illegal olduklarını ve gitmeleri gerektiğini söylüyoruz. Burada, kendisini legal bir hükümet olarak sunan bu hükümetin gerçekten de illegal olduğunu ilan ediyoruz.

Hatta bu hükümetin üyeleri bile Bakan olmayı kabul etmeden önce tüm bu yapının illegal olduğunu kabul ediyorlardı. Peki, ne oldu da şu an legal olduklarını öne sürüyorlar?

Bu beyefendi, Dr. Bahtiyar, kendisini kabul etmiyor. Arkadaşları da onu kabul etmiyor. Halk ve ordu da onu kabul etmiyor. Sadece Amerika onu destekliyor ve orduya da onu desteklemesini emrediyor. İngiltere de onu destekliyor ve desteklenmesi gerektiğini söylüyor. Eğer birisi halkın arasına girip araştırsa, toplum katmanları arasında tek bir kişinin bile bu adamı desteklemediğini görecektir. Ama bu adam, bir ülkede iki hükümet olamayacağını söylüyor. Tabii ki her halükârda bu ülkede iki hükümet olmadığı aşikâr. İllegal hükümet gitmeli. Siz illegalsiniz. Bizim belirlediğimiz hükümet, halkın desteğine ve Allah’ın rızasına dayanıyor. Eğer hükümetinizin legal olduğunu iddia ediyorsanız, o halde Allah’ı ve halkın iradesini inkâr ediyor olmalısınız. Birisi bu adama yerini göstermeli. Ordumuzun bağımsız olmasını istiyoruz.

Siz ordu komutanları, siz generaller ve orgeneraller, bağımsız olmak istemez miydiniz?

Ordumuzun bağımsız olmasını istediğimizi söylemenin ödülü bu mu olacak?

Yabancı güçlerden emir almak yerine sadece kendi kendinizin efendisi olmanızı istediğimiz için caddelerde gençlerimizi öldürerek bizleri cezalandırmanız doğru mu?

Bu noktada halkın saflarına katılan ordu mensuplarına teşekkür etmek istiyorum. Çoktan bizlere katılmış güvenlik kuvvetlerine, hava kuvvetleri mensuplarına şükranlarımızı sunuyor ve geride kalanlara da bize katılmaları çağrısında bulunuyoruz. Yabancı efendilerinizi başınızdan atın ve böyle yaparsanız gelip sizi asacağımızdan korkmayın. Bu tür söylentiler düşmanlarınız tarafından yayılıyor. Çoktan bizlere katılmış askerleri, subayları, ulusal güvenlik muhafızlarını ve pilotları görmüyor musunuz? Onları seviyor ve onlara saygı duyuyoruz, güçlü ordumuzu bir bütün olarak muhafaza etmek istiyoruz.

Güçlü bir ülke istiyoruz.

Ordunun yapısını muhafaza etmesini, ama milletin hizmetinde olmasını istiyoruz. Mademki ordu güçleri geri çekildi, politik gelişmeler karşısında tarafsızlığını deklare etti ve millete olan desteğini dile getirdi; birlikler kışlalarına döndüğünde sevgili ve cesur halkımızdan beklenen, kanun ve düzeni devam ettirmektir. Felaket yaratmaya çalışabilecek olan sabotajcıları durdurmalı ve onlara dinî ve insanî yükümlülüklerini hatırlatmalısınız. Hiç kimsenin yabancı elçiliklere saldırmasına izin vermeyin. Allah göstermesin, ordu tekrar sahneye çıkarsa, o zaman tüm gücünüzle kendinizi korumanız gerekir. Buradan üst düzey ordu komutanlarına seslenmek istiyorum. Eğer ordunun saldırganlığını durdurur ve birliklerinize halka ve halkın legal İslamî hükümetine katılma talimatı verirseniz, orduyu milletin bir parçası olarak kabul edeceğiz, aksi takdirde tam tersi olacak.”

Şubat 1979

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@