Barlas açıkladı! Koç ailesi 'hepimizi batıracaklar' endişesine nasıl kapıldı?

Mehmet Barlas, Turgut Özal'ın dolar hamleleri ve bu hamlelerin Koç Ailesi'nde neden olduğu yersiz endişeleri örnek verdi. Bu örnekle daha cesur hamlelerin yapılması gerektiğini vurguladı.

Gündem 14.10.2021 - 11:41 14.10.2021 - 11:45

Resmi Gazete'de yayımlanan atama kararıyla, Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Semih Tümen, Başkan Yardımcısı Dr. Uğur Namık Küçük, Para Politikası Kurulu Üyesi Prof. Dr. Abdullah Yavaş görevden alındı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nda yaşanan görev değişikliklerinin ardından gözler bir kez daha piyasalara çevrildi.

Dolar kuru, 9,18 TL'nin üzerini test ederek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördükten sonra 9,13 TL'ye geriledi. Euro/TL kuru da 10,66 TL'nin üzerini test etti.

Bir süredir döviz kurunda yaşanan bu hareketliliği bugün köşesinde masaya yatıran Sabah Gazetesi Başyazarı Mehmet Barlas, "Türkiye doların esiri mi?" sorusuna yanıt aradı.

"Dolar yükseldikçe moraller düşüyor" başlığını taşıyan yazısında şu ifadeleri kullandı;

"Hepimiz merak ediyoruz, Türk ekonomisinin ve Türk Lirası'nın Amerikan Doları'na mahkûmiyeti ne zaman biter?

Bu konu böyle devam ettiği sürece istediğimiz ekonomik başarıyı elde edelim, cebimize yansıyan, pahalı dolar ve dolayısıyla pahalı fiyatlar oluyor.

IMF, Dünya Bankası ya da diğer uluslararası kuruluşlar ekonominizin rakamlarını ne kadar överlerse övsünler, dolar yükselince her şey havada kalıyor."

Bu konuya Turgut Özal döneminde denenen "kuru sabitleme" modeliyle karşı çıkmak isteyenler olduğunu belirten Barlas, "Eski Türkiye'de doların fiyatını devlet tayin ederdi. Buna göre de her iş için ayrı dolar fiyatı vardı. Öğrencilere ayrı, turistlere ayrı, ihracatçılara ayrı fiyatlar verilirdi. Hatırlarsanız AK Parti'den önceki son koalisyon, kuru sabitlemeyi denedi ve sonuç iflaslarla bitti." dedi.

ARKA ARKAYA SABOTAJLAR

AK Parti iktidarının ilk döneminde Türk Lirası'ndan sıfırların atıldığını ve ekonominin büyük bir sıçrama yaşadığını hatırlayan Sabah Başyazarı sözlerine şöyle devam etti;

"Durum da gayet güzel devam ediyordu. Ama arkası arkasına sabotajlar geldi. Gezi kalkışması bunlara bir örnektir. Sonuçta dolar gide gide 9 TL'yi buldu.

Artık öğrenmemiz lazım; doların Türk Lirası karşısındaki fiyatı, Amerikan ekonomisinin gücünü göstermiyor. Amerikan ekonomisi şu anda dünyanın en borçlu ekonomisi. Ancak dolar basan makineler, Amerika'nın elinde olduğu için adeta oyun oynuyorlar.

Türk Lirası'nın değeri ise enflasyonun düşmesine, arz-talep dengesinin düzelmesine bağlıdır.

Ne yazık ki şu anda enflasyon % 20'lere yakın düzeyde. Her faiz indiriminde dolar da yükseliyor. Bunun nedenlerini ekonominin gerçekleri doğrultusunda araştırmak gerekir."

KENDİMİZE GÜVENMELİYİZ

Turgut Özal'ın döviz kuru konusunda aldığı cesur kararları ve o dönem Koç Holding'in sahibi olan Vehbi Koç ile yaptığı bir konuşmayı da okurlarıyla paylaşan Barlas, şu ilginç notları aktardı;

"Turgut Özal, Türk Lirası'nı konvertibl hale getiren 32 sayılı kararnameyi yayınladığında rahmetli Vehbi Koç beni aramıştı.

"Bu Özal hepimizi batıracak galiba" demişti.

Oysa aradan geçen yıllar batmayı değil kalkınmayı ve gelişmeyi getirdi.

Bugünkü Koç Holding'e bakınca bu şirketin artık Fenerbahçe'nin kalkınmasına da katkıda bulunacak hale geldiğini görüyoruz.

Demek ki yapmamız gereken, arz ve talebe dayalı ekonomiyi oluşturmak ve kendimize güvenmektir.

Neticede asla doların ya da Amerikan ekonomisinin esiri değiliz."

Yorumlar