Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türk Tabipler Birliğinin (TTB) isminin önündeki Türk kelimesinin kaldırılmasını istedi.

Destici, partisinin Malatya İl Kongresinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin, "TTB, Türk hekimlerini temsil etmiyor" yönündeki açıklamalarını hatırlatması üzerine, Destici, hekimlerin az bir kısmının TTB üyesi olduğunu söyledi.

AK Parti Sözcüsü Çelik'ten İsveç ve Finlandiya açıklaması AK Parti Sözcüsü Çelik'ten İsveç ve Finlandiya açıklaması

Bu nedenle TTB'nin hekimleri temsil etmediğini savunan Destici, "İkincisi de hem tabiplerimizin, doktorlarımızın sosyal hakları, ücretleri, çalışma şartları, bunlar konusunda da faydalı, yapıcı çalışmalar yapmıyor, teklifte bulunmuyor, yıkıcı bir politika izliyor. Tamamen burada Türkiye düşmanlarının, açıkça söylüyorum, terör örgütlerinin PKK, FETÖ başta olmak üzere DHKP-C, TİKKO pek çok terör örgütünün adeta ve devlet, vatan, din düşmanlarının sözcülüğünü yapıyor. Onların dili ile konuşuyor ve bu da hem Türkiye, Türk milletine, Türk devletine zarar veriyor, hem de tabiplerimize zarar veriyor, hekimlerimize zarar veriyor. Sanki Türkiye'deki bütün hekimler onların düşüncesindeymiş gibi bir algı oluşturmaya çalışıyorlar. Ben onun için TTB'nin isminin önündeki Türk kelimesinin kaldırılmasını teklif ediyorum. Kaldırılmalı çünkü TTB maalesef Türkiye'ye, Türk milletine ve Türk hekimlerine hizmet etmiyor, bölücülüğün, vatan, millet, din ve devlet düşmanlarının adeta sözcülüğünü yapıyor." diye konuştu.

Muğla'da bir hastanede, uzman çavuş ile doktor arasında yaşandığı iddia edilen darp olayına ilişkin soru üzerine Destici, kime karşı yapılırsa yapılsın şiddetin kabul edilemeyeceğini söyledi.

Destici, sağlık çalışanlarına yönelik şiddeti reddettiklerini vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ama maalesef sağlık çalışanlarımıza ya da doktorlarımıza, hekimlerimize yapılan şiddetin görmezden gelinmesi ya da orada farklı bir algı oluşturma, bir kargaşa çıkarmak için bazı sağlık çalışanlarının aslında onlara sağlık çalışanı ya da hekim bile demek istemiyorum, provokatif davranışlar gerçekleştirdiğine şahit oluyoruz. Bunlar da hem hekimlerimize hem de hekimlik mesleğine büyük zarar veriyorlar. Öbür taraftan da sanki hekimlere yapılan saldırıları, şiddeti meşru gösterecek kadar bir provokatif eylemler içinde olabiliyorlar. Onun için bunların ayıklanması lazım ve bu tür provokasyon yapan kim olursa olsun bunların da hukuk önünde cezasının verilmesi lazım."

"RUSYA İLE TÜRKİYE'Yİ KARŞI KARŞIYA GETİRME PROJESİ"

Bir gazetecinin, bazı kişilerce dile getirilen "Türkiye'nin S-400'leri Ukrayna'ya, ABD'nin de F-35'leri Türkiye'ye vermesi" önerilerini sorması üzerine Destici, şunları kaydetti:

"Bunlar ciddiye alınacak teklifler değildir. Türkiye S-400'leri durup dururken almadı. ABD, Batı, sözde müttefiklerimiz, NATO'da müttefiklerimiz, stratejik ortaklarımız bize hava savunma sistemi vermedikleri için patriotlar başta olmak üzere Türkiye arayışlara girdi ve dolayısıyla da Rusya'dan bunu temin etti."

Destici, F-35'ler ile S-400'lerin bir alakasının bulunmadığını dile getirerek, "Ama bugün Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yaptığı saldırı ne kadar haydutluksa, ABD'nin de vermediği patriotlar yüzünden Türkiye'nin gidip S-400 hava savunma sistemi alması karşılığında Türkiye'yi F-35 projesinden çıkarması da aynı şekilde haydutluktur, kabul edilemez. O tekliflerin de ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Diğer taraftan Rusya ile Türkiye'yi karşı karşıya getirme projesidir. Türkiye bu oyuna bugüne kadar düşmemiştir, dengeli, akıllı bir politika yürütmüştür. Tüm dünyanın da takdirini kazanmıştır, barış için başından beri Türkiye uğraşmaktadır. Hem Rusya ile hem Ukrayna ile en ciddi görüşmeleri yapan iki ülkenin dış işleri bakanlarını Antalya'da buluşturan Türkiye'dir. Yine Dışişleri Bakanımız önce Moskova'yı sonra Lviv'i ziyaret ederek iki dışişleri bakanı ile de yüz yüze birer görüşme daha gerçekleştirmiştir." ifadelerini kullandı.

"O KADAR İSTİYORSA ABD KENDİSİ RUSYA İLE SAVAŞSIN"

"Türkiye burada samimidir." diyen Destici, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bütün bu görüşmeler ışığında bakın Türkiye bir de net bir duruş ortaya koymakta ve Rusya'nın saldırılarını da kınamaktadır. Rusya'nın işgalini de tanımadığını belirtmektedir. Hem Kırım'ın işgalini hem diğer iki ayrılıkçı bölgeyi hem de Ukrayna'nın tümüne yönelik saldırı girişimini de reddettiğini de bildirmektedir. Eğer ABD o kadar istiyorsa kendisi Rusya'nın karşısında savaşır ve hem Ukrayna'yı bu saldırıdan korumuş olur hem de kendisi de diyor ya, tek kutuplu bir dünya istiyor. 'En büyük güç benim' diyor, o zaman buyur, o zaman bizim kimseye jandarmalık yapacak konumumuz yoktur. Biz ancak bizim ülkemize, devletimize, milletimize, Türk milletinin, Türk devletinin hak ve menfaatlerine yönelik bir saldırı olursa Türkiye o zaman kimsenin dediğine bakmadan, sağına da soluna da bakmadan gereğini yapar."