banner5

banner29

Akıllı telefonlar dikkatimizi dağıtıyor

Her hafta elimiz bin 500 kez akıllı telefonumuza gidiyor. Bu durum uzmanları da uğraştırıyor. İşte akıllı telefonun yol açtığı dikkat eksikliği.

Bilim, Teknoloji 29.01.2019, 16:01 29.01.2019, 16:50
Akıllı telefonlar dikkatimizi dağıtıyor

Durakta beklerken elindeki cep telefonuna bakmak için boynunu eğmiş "cep enseli" az yolcuyla karşılaşmamışsınızdır.

"Kendini düşüncelerine bırakıp biraz hayal kuramazlar mı, acaba?" deriz. Demek ki olmuyormuş.

Daha bir dakika geçmeden biz de elimizi cebimize sokup 'cep' aramaya başlarız. Şöyle bir tren saatine baksak, iyi olur. Açmışken bir de hava durumunu yoklayalım. Gelen mesajları da taramadan olmaz.

Bir haftada bin 500 kez cep telefonumuzu kullandığımızı biliyor muyuz? Günde 214 kez eder. Kendiniz de hesaplayabilirsiniz ama rakamlarla yüzleşmek kimin işine gelir? Zaten cep telefonumuz her hafta kullanma alışkanlığımızın bilançosunu çıkarır. Neyse ki mesajı ekrana elimizi sürüp silebiliyoruz.

Ama bu haberi kapatmasanız iyi olur. Çünkü birkaç yararlı önerimiz var.

Akıllı telefonumuzu hem sever, hem de ondan nefret ederiz

Statista'nın anketine göre garip dijital alışkınlıklarımızın pekâlâ farkındayız. Ankete katılanların çoğu daha yataktan kalkmadan akıllı telefona göz atmaktan, akşamları geç yatmaktan ve cep telefonuyla aşırı zaman harcamaktan rahatsız olduğunu söylüyor. Madem ki öyle, o zaman bu nahoş alışkanlığı kontrol altına almakta neden bu kadar zorlanıyoruz?

Gayet basit: Dijital alem büyüleyici olduğu için.

Tanya Goodin "OFF. Your Digital Detox for a Better Life" adlı kitabında "Sanal alemin kötülüğünden değil, neredeyse çok çok iyi olmasından" diyor. Çünkü sanal güzellikler dezavantajlarından ağır basıyor. Dijitalleşme zaman zaman felaket olarak tanımlansa bile, çağımız insanı sanal dünyadan kopmak istemez. Ama korkmayın: Sanal aleme kapanmanız gerekmez.

Güzel yeni dünya mı? 

Küresel haberleşme hiç günümüzdeki kadar kolay ve hızlı olmamıştı. Aradığımız bilgilere hiç anında ulaşamazdık. Bugünkü kadar bilgi ve haber yağmuruna tutulamazdık. Sanki dijital patlama yaşıyoruz.

Bonn Üniversitesi'nde görevli yazar ve bilgisayar mühendisi Aleksander Markovetz programladığı bir uygulamanın yardımıyla 60 bin kişinin akıllı telefon kullanma alışkanlığını incelemiş. "Digital Burnout" adlı kitabında sonucun dehşet verici olduğunu yazıyor. Markovetz "cep" kullanmanın anormal boyutlara vardığını ve insanları yavaş yavaş "Homo Digitalise" dönüştürdüğü sonucuna varmış.

Aleksander Markovetz sekiz saat uyuduğumuzu, 16 saat uyanık olduğumuzu ve her 18 dakikada bir uğraşımıza ara verip sadece saatin kaç olduğunu öğrenmek için bile olsa akıllı telefonu açtığımızı ortaya çıkarmış. Buna aynı anda birden çok iş yapma (multitasking) değil "oyalanma" diyor.

Akıllı telefon bağımlılığı

Dijital kullanma alışkanlığımızın ne zaman hastalık ya da bağımlılık halini aldığını saptayabilmek kolay değil.

Almanya hükümetinin eğitim, araştırma ve teknik sonuçlar tahmin komisyonu bir yanda medyanın, diğer yanda ise bireyin kullanma kalıplarındaki sürekli değişme nedeniyle bunu kestirmenin zor olduğu sonucuna varmış. Ayrıca "normal kullanım alışkanlığına" neyin girdiği, neyin ise girmediği de tam olarak tanımlanabilmiş değil. Bizden önceki nesillere sorup öğrenmemiz de mümkün değil. Medya bağımlılığının evrensel tarifi henüz yok.

Medya bilimcisi Jörg Müller-Lietzkov bağımlılığın tüketim süresiyle değil etkilenme derecesiyle ölçülmesini öneriyor. Yemek, içmek ve uyumak gibi temel ihtiyaçlar ihmal edildiğinde kritik safhanın başladığını söylüyor.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) genel anlamda bağımlılığı, "artan bir şekilde aşırı istek ve kontrol kaybıyla tüketmek" olarak tanımlıyor. Ancak WHO bağımlılığı uyuşturucu, sigara ve alkol gibi somut maddelere olan bağımlılık olarak tarif ediyor. 2018 yılında sadece bilgisayar oyunlarına olan bağımlılığı maddeye bağlı olmayan bozukluk şeklinde sınıflandırmıştı.

Çoğumuz aşırı kullanıcı yani dijital bağımlısı sayılmayız. Bağımlılık münferit durumlarda karşımıza çıkıyor. Durakta akıllı ense kamburu yapanlar orta sıralarda yer alıyor. Ama Markovetz en çok bu grubun tehlikede olduğu görüşünde. Nüfusun büyük bölümünün zararlı yaşayış tarzına yakalandığını söylerken akıllı telefon kullanımındaki zararlı vücut duruşunu kastetmiyor.

Araştırmanın zorluğu

Dijital tüketimin hayatımızı ne şekilde ve öncelikle de uzun vadede nasıl etkilediği bilmece olmaya devam ediyor. Bu bilmece belki de hiç çözülemeyecek. Çünkü bilimsel ölçeklere göre akıllı telefon henüz emekleme çağında sayılır. Uzun vadeli araştırmalar için kullanma alışkanlığının akıllı telefon piyasaya çıktığında mercek altına alınması, araştırma standartlarının değişmemesi ve teknik ilerlemenin önlenmesi gerekirdi.

Bütün bilimsel araştırmalarda olduğu gibi bir de uzun süre dijital medya ile teması bulunmayan bir kontrol grubunun olması gerekirdi. Gördüğünüz gibi, konu giderek girift hal alıyor.

Doğrudan sonuçlarına gelince durum değişiyor. "The Extendend iSelf: The Impact of iPhone Seperation on Cognition, Emotion and Physiology"de yazdığı gibi dolaysız sonuçları ölçmek mümkün. Bu deneyde araştırmacılar deneklere bir ödev verdiler. Denekler çalışırken uzağa bıraktıkları cep telefonları aniden çalmaya başladı. Kalp atışları hızlandı, tansiyonları yükseldi. Denekler korkuya kapıldıklarını ya da fena olduklarını, düşünmekte zorlanmaya başladıklarını söylediler.

Şimdi bir düşünün: Cep telefonunuz çalıyor ama siz yetişemiyorsunuz. Tuhaf ve asabi hislere kapılıyorsunuz, değil mi? Araştırmaya katılsak bizler de deneklerle aynı duruma düşerdik.

Çok çalışıp az iş çıkartmak

Cep telefonumuz şaşırtma ve saptırma aracıdır. Ama bizler daha üretken multitasking uzmanları olduğumuzu sanırız. Pencereden etrafı seyretmek yerine bir sürü kadar kısa mesaj yazıp, internette araştırıyor, hava durumuna bakıyor ve daha neler neler yapıyoruz.

Yanlış!

Nöroloji uzmanı Manfred Spitzer "Cyberkrank" adlı kitabında her gün multitasking ile uğraşanın aynı anda birden fazla iş yapabilme yeteneğini artırmayıp, uzun vadede dikkat bozukluğuna yakalandığını yazıyor.

Multitasking efsanesine bir örnek. Kitap okurken başkasının sorduğu soruyu duymayız. İngiliz bilimciler insan beyninin multitasking'e uygun olmadığını kanıtlamışlar. Psikolog ve nöroloji uzmanları buna "dikkatsizliğin yol açtığı sağırlık" diyor. Beynimiz meşgulken duyularımızdan gelen sinyalleri işleyemiyor.

Bulaşık yıkarken sohbete kulak verebildiğinizi söylüyorsanız, haklı olabilirsiniz. Rutin işleri aynı anda yapmakta zorlanmayız. Ama telefon ederken aynı zamanda not da alıyorsanız, bunu aynı anda yapmıyor ve yıldırım hızıyla duymakla yazmak arasında gidip gelerek dikkatinizi paylaştırıyorsunuz.

Özetle söyleyecek olursak, multitasking ustaları kendilerini dikkat bozukluğuna alıştırıyorlar. Doğru öncelikleri seçemiyor ve tek bir şeye odaklanıyorlar. Farklı uyarılar içinde adeta boğuluyoruz.

Sil baştan

Teorik olarak kötü dijital alışkanlıklarımızın farkındayız. Eksik olan, kararlılık.

Mihály Csíkszentmihályi'nin 'Flow' teorisi insanın bir işi yapabileceği en uygun durumu tarif ediyor. Ama bu duruma hemen varılmıyor. Beyni en verimli çalışma ayarına getirmek için en az 15 dakika bütün dikkati toplamak gerekiyor. Verilen her ara, cep telefonuna şöyle bir göz atma bile dikkati dağıtmaya yetiyor. Yeniden başlamak, 15 dakikayı başa sarmak gerekiyor.

Dikkatinizi yaptığınız iş üzerinde toplamak istiyorsanız cep telefonunun kandırma teşebbüsüne dayanıp dayanamayacağınızı iki kez düşünün. En iyisi akıllı telefonu bir müddet uzak bir yerde bırakmak olabilir. Akıllı dostunuzdan ayrılamıyorsanız kapatmayı ya da uçuş moduna getirmeyi de deneyebilirsiniz.

Yorumlar (0)
-3
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 18 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:48
Akşam 18:10
Yatsı 19:35
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 18 33
5. Hatayspor 18 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Malatyaspor 18 24
11. Sivasspor 18 23
12. Başakşehir 18 23
13. Konyaspor 18 22
14. Göztepe 18 22
15. Kasımpaşa 17 22
16. Rizespor 18 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 18 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 18 37
2. Man City 17 35
3. Leicester City 18 35
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. Chelsea 18 29
8. Southampton 18 29
9. West Ham 18 29
10. Aston Villa 15 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 17 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12