Yarım asır geciken yerli otomobilin perde arkası

Yaptığı teknoloji haberleriyle dikkat çeken Muhammet Binici, yerli otomobille ilgili kaleme aldığı yazısında dikkat çeken detaylara yer verdi.

Yarım asır geciken yerli otomobilin perde arkası

Habervakti yazarı ve Teknovia programının yapımcısı Muhammet Binici kaleme aldığı yazısında ilk yerli otomobil olan Devrim'den başlayıp, kısa bir süre önce tanıtımı yapılan yerli otomobile kadar gelinen süreçte yaşananları dikkat çekici bir şekilde ele aldı.

İşte Binici'nin o yazısı:

“Yeniliğe Yolculuk“ Sloganıyla yerli otomobilimiz “TOGG” Türkiye’nin Otomobili Geliştirme Grubu ile 58 yıl sonra Dünya’da ki diğer rakiplerinin durduğu yerden kolları sıvayıp işe bir başladı pir başladı.

58 yıl önce “DEVRİM”i engellemek isteyenler bu gün de iş başında.. Kulaklarımıza gelen olumsuz fısıltıların haddi hesabı yok. Peki bu zihniyet nasıl bir zihniyet? İsterseniz 16 Haziran 1961 Türkiye’sine..  Yarım asır kadar geriye gidelim ve o güne bir projektör tutalım. O zaman daha iyi anlayacağız olumsuz fısıltıları yayanları ve Türkiye’nin yerli ve milli Otomobilini kötüleyen maşaları, katma değeri yüksek bir iş yapma yolunda adım atmamızı engelleyen hainleri..

Karoseri Grubundan Yüksek Mühendis Salih Kaya SAĞ bizi 16 Haziran 1961 Türkiye’sine bakın böyle götürüyor.

16 Haziran 1961 günü Devlet Demiryolları Fabrikaları ve Cer Dairelerinin yönetici ve mühendislerinden 20 kadarı Ankara’ da bir toplantıya çağrıldılar.

Toplantıya başkanlık eden Genel Müdür Yardımcısı Emin Bozoğlu, Ulaştırma Bakanlığından alınan bir yazıyı okudu. Yazıda “ Ordunun cadde binek ihtiyacını karşılayacak bir otomobil tipinin geliştirilmesi “ görevinin TCDD İşletmesine verildiği ve bu amaçla 1.400.000.-TL ödenek ayrıldığı belirtiliyordu.

Verilen termin 29 Ekim 1961, yani tanınan süre 4.5 aydı. Bu süre içinde bu çapta bir geliştirme çalışması yapılabilir miydi ? Bırakınız geliştirmeyi, hiçten yola çıkarak, çalışabilecek bir otomobil yapılabilir, böyle bir mucize gerçekleştirilebilir miydi? Toplantıda söz alanların çoğu böyle bir projede seve seve çalışmaya hazır olduklarını, fakat böylesine kısa bir sürede sonuç alınabileceğini sanmadıklarını dile getirmeye çalışmış, bir kısmı da “ hayır “ demişlerdi.

Tüm ülkede ise üniversitesinden, basınına, bir avuç sanayicisinden, politikacısına, sesini duyurabilen herkes Türkiye’de ne otomobil, ne de motor yapılabileceğine inanıyor, özel sohbetlerde, röportajlarda, hatta film gösterili konferanslarda bu görüş vurgulanıyordu.

Fakat bu inanılmaz şey gerçekleşiyor ve 29 Ekim 1961 sabahı Türkiye’ de yapılan bir otomobil, kaportası pürüzsüz olmasa da, kendi tekerlekleri üzerinde ve yine Türkiye’ de yapılan kendi motorunun gücüyle Büyük Millet Meclisi binasının önüne götürülerek Cumhurbaşkanı Cemal GÜRSEL Paşa’ ya sunulabiliyor, bir ikincisi Paşa’ yı Anıtkabir’ e götürüyor, sonra da Hipodrom’ daki geçit merasimine katılıyordu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5