Bu film bitmez!

Abone Ol

Bilgi güç doğurur. Güç de bilgi...

Kimin gücü kime yeterse!

Gücü yetenin racon kestiği bir dünya... Güçlünün yazdığı senaryoda payına düşen rolü oynuyorsun... Dublör kullanma şansın yok. Düşene vurmak bu sahnenin şanından(?) Kaç jön eskisi, geçip gider yanından... Bakıp da vah çekilen... Makyaj hilesiyle bet yüzlüler afitapa dönüşür. Nice güzellikler norm mevsiminin ayazında üşür. Ve figüranlar... Geriye ne kalırsa bölüşür.

Temel senaryo klasik savaş romanlarından feyz alır. Senaristin meşrebine göre iyiler ve kötüler belirlenip iyice cilalanır. Gündem hazretlerinin işaretiyle atılan rütuşlar seyirciyi ters köşe yapar bazen... Yeşilçam tadında mutlu sonları beklemeyin... Kutsal ormanın çakalları apokaliptik saplantılarıyla kanatır her hikayeyi... Muharref zeminlerden şirke merdiven dayayıp çıktıkları kuleden, insancıklara türlü zulümleri reva görüp sanatlarını konuştururlar. Kement atıp afallattıkları cümle dünyalıları -veya dünyacıları- kâh süründürür kâh koştururlar. Kimi zaman ölü taklidi yapıp seslerinin çıkmadığına aldanıp, sanmayın ki boş dururlar!

Tam teslimiyet ister flmin yapımcıları... Eski mevzu: parayı veren düdüğü çalar! Baş rolde salınanlar her repliği içselleştirerek ete kemiğe büründürür. Öyle ki bir sahne de on cilt kitabı okumuş gibi düşünmenizin istenildiği konunun kucağına yuvarlanır gidersiniz. Sağlaması yapılamayan bir havuz problemi ile baş başa kalırsınız. Serim, düğüm, çözüm mantığıyla tutarlılık varmış zannı, çay misali demlenir ezberle mıncıklanmış dimağınızda...

Her filmin galası ayrı bir sansasyon... Kan rengi halıda yürüyenlere imrenmek de vardır akışta... Baldırı çıplak bırakılsanız da kara kışta! İç bükey aynalarda nokta kadar küçülürsünüz her bakışta... Siz küçüldükçe filmin çevirenleri büyürmüş gibi gelir gittikçe... Büyünün büyüttüğü, en nihayet cadı kazanının kaynayıp, ateşinin için için tüttüğü yerde... Çalıntı bir beşgenin altıncı köşesi, falçata misali boydan boya yırtar ufkunuzu... Artık ne hayaliniz ne de rüyanız sizindir. Sürekli kaçıyor diye ayıplamayın uykunuzu...

Miyop astigmat bir tefekkür... Libas misali sarınır her zerrenize... Kalıplar değişse de hep aynı yaş pastanın dilimleri gibi... Servis edileceği anı bekler kıtalar... Roma'nın hayaleti gibi gezinirken alfalar betalar... Kapkara su ile yuğarlar coğrafyaları... Gerçek gerçekten daha da asılsızlaşırken, Aslı Kerem'in yasını tutar mı sandınız? Hem filmin sponsorları gişede çakılıp hapı yutar mı sandınız! Elinize tutuşturulan iskambil kağıtları ile bir kenarına otur(tul)duğunuz bu masanın... Kalkanı olmadıkça şaşmayınız her hâl ve şartta kazandığına kasanın...

Bu film bitmez!

Derken... Teoman 'ın bir şarkısı duyuluyor, gecenin ortasında baba parası ile edinilmiş lüks arabanın bütün semti inleten hoparlörlerinden:

Bunlar güzel günlerimiz,

Daha beter olacak her şey...

Dünya zaten yalan dolan,

Kaderden kaçamaz insan...

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }