Batılı ülkelerin Sputnik başta olmak üzere Rus medya kuruluşlarına karşı yaptırım kararına AK Parti Grup Başkan Vekili Cahit Özkan, 'hak ihlali olarak' değerlendirdi.

Tunceli'de teröristlerin kullandığı depo ve sığınak imha edildi Tunceli'de teröristlerin kullandığı depo ve sığınak imha edildi

Rusya’nın Ukrayna’ya operasyonu sonrası her gün yeni yaptırımlar açıklayan Avrupa Birliği (AB), Russia Today (RT) ve Sputnik'in Avrupa'da yayın yapmasını yasakladı. Twitter da, Sputnik çalışanlarını 'Rus devletine bağlı medya' ibaresiyle etiketleyerek sansürleme sürecini başlattı.
Batılı ülkelerin yayın yasağı kararını TBMM’de düzenlediği basın toplantısından değerlendiren AK Parti Grup Başkanvekili Cahit Özkan Avrupa ülkelerine bu karardan dönme çağrısı yaptı.

Özkan basın toplantısından şu ifadeleri kullandı:

“Özellikle iki taraf savaşta olsa bile dünya insanlarının haber alma hak ve özgürlüğünü hayata geçirmek açısından özellikle basın mensupları hiçbir şekilde kısıtlamaya, sınırlamaya hiçbir şekilde baskıya maruz bırakılmaması gerekir. Bu çerçevede dünyada nice kanlı savaşlar gördük, nice birbirine düşman olan soğuk savaş döneminden günümüze kadar insanlığı kan ve gözyaşına boğan nice malum olduğu üzere savaşlar gördük. Hiçbirisinde basın özgürlüğüne, sansüre yer verilmedi. Çünkü basın özgürlüğü demek aslında savaş karşıtlığı demektir. Savaşta ölmesin, insanlar hayatını kaybetmesin, insanlar evlerinden yurtlarından edilmesin, göçe tabi tutulmasının anlayışının bir başka tezahürüdür. Bu anlamda modern, çağdaş batının kendi meselelerinde çıkarları söz konusu olduğu zaman vatandaşlarımızın haber alma hakkına engel oluşturan bu tür sansürleri kabul etmediğimizi ifade edeyim. Gerçekten bütün, gerek Ukrayna vatandaşları, gerek Rus ve gerek bütün dünya insanı eğer ortada olup biteni görmek istiyorsa bu çerçevede sansür, baskı, haber alma hakkının kısıtlanması kabul edilemez. Bu aslında vatandaşlarımızın ve dünya insanlığının habere, gerçeğe ve doğruya ulaşma hak ve özgürlüğünün evrensel anlamda hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve sözleşmesi kararları ve düzenlemeleri bağlamında hem bütün ulus devletlerin anayasal düzenlemeleri bağlamında haber alma hakkı ve özgürlüğü dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez bir hak ve özgürlüktür. Bu çerçevede bu kısıtlamaların özellikle dünya insanlığını yeniden bir kara propagandaya sürüklenmesine neden olabilecek ve yeniden çatışma kargaşalara neden olabilecek bir hak ihlali olduğunu düşünüyor ve bu çerçevede batının bugüne kadar gelişmiş ve geliştirdikleri haber alma hak ve özgürlüğüne getirdikleri bu sınırlamaların derhal sonlandırılmasını da elbette uluslararası toplumdan bekliyor teşekkür ediyorum”