Ercoşkun, gazetecilere, tuzun Çankırı için önemli gelir kaynaklarından biri olmasının yanı sıra yörenin kültürüne, sanatına ve ekonomisine yön verdiğini söyledi.

Bu coğrafyanın değerlerini araştırıp gerçek değerlerini ve önemlerini ortaya çıkartmak istediklerini dile getiren Ercoşkun, "Yaptığımız çalışmalarda bilimsel atıf indeksinde yer alan ve gıda bulaşanları hususunda dünyanın en iyi dergisi olan Food Addities and Contaminants'te makalemiz yayımlandı. Bu kapsamda yaklaşık dünyanın değişik coğrafyalarından 100 farklı yerden tuz toplamıştık, içine Çankırı ve Delice tuzlarını ilave ettik. Yaptığımız çalışmalarda gördük ki Çankırı ve Delice tuzu, dünya çapındaki en saf tuzlardan biri. Bu gerçeği makaleyle ispat etmiş olduk." dedi.

Kaya, akarsu, göl ve deniz tuzları bulunduğuna işaret eden Ercoşkun, "Dünyada sudan sonra en fazla bulunan molekül, sodyum klorür, yani tuzdur fakat bu tuzların değişik safsızlıkları vardır. Bu safsızlığı ortaya çıkarmak istedik. Özellikle son yıllarda gündemde olan mikroplastik içeriği, ağır metal içeriği sebebiyle deniz tuzlarına yönelik talep gün geçtikçe azalmaktadır." diye konuştu.

Çankırı Belediyesi ayçiçeğinden elde ettiği yağı ihtiyaç sahiplerine dağıttı Çankırı Belediyesi ayçiçeğinden elde ettiği yağı ihtiyaç sahiplerine dağıttı

Ercoşkun, akarsu ve göl tuzlarında da bu tip safsızlıklarla karşılaşılabildiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Dünya hızla kirleniyor, bu kirlenmeden bütün sular nasibini alıyor. Dolayısıyla 35 milyon yıl önce oluşmuş Çankırı kaya tuzunda mikroplastik bulunması durumu söz konusu değil. Ancak bizim şüphelendiğimiz, ağır metaller var mı yok mu? Dünyadaki en ünlü tuzlarla kıyaslayarak bu çalışmayı yaptık. Gördük ki Çankırı tuzunda kurşun, civa, arsenik gibi hiçbir ağır metal bulunmamaktadır. Çankırı ve Delice kaya tuzunu kimyasal içerik bakımından diğer tuzlarla mukayese ettiğimizde şunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Çankırı ve Delice tuzları dünyanın en saf tuzlarındandır. Yüzeyde bulunmaması, insanların etkilerinin ulaşamaması, yerin 150 metre altında bulunması sebebiyle dünyaya verdiğimiz kirlilikten etkilenmiyor. Bu sebeple de çevresel kirlilikten de etkilenmiyor. Doğal olarak da içinde ağır metal yok."