CIA, 60 yıl sonra yayınladığı raporda Sovyetler Birliği’nin Soğuk Savaş döneminde sibernetik telepati üzerinde ciddi çalışmalar yaptığını söyledi.

CIA, 60 yıl sonra yayınladığı yeni bir raporda Sovyetler Birliği’nin Soğuk Savaş yıllarında sibernetik telepati hakkında araştırmalar yaptığını kaydetti.

CIA Soğuk Savaş döneminden kalma yayınladığı üç raporla Sovyet Rusya’nın bilimsel çalışmalarına farklı bir bakış getirdi. Raporlar Sovyet bir bilim insanı ve öğrencisinin Soğuk Savaş döneminde Sovyetlerin duygu ötesi algı (extrasensory perception- ESP) sistemleri üzerine oldukça yoğun çalıştığını gösteriyor.

Raporlar Bilgi Özgürlüğü Yasası kapsamında paylaşıma açıldı. CIA tarafından 1963 ve 1964 yılları arasında hazırlanan raporlar Sovyet sibernetik uzmanı ve öğrencisinin çalışmalarını konu alıyor.

Sibernetik kavramı bu günlerde daha çok bilimkurgu eserleriyle anılsa da genel anlamda insanlarla makineler arasındaki iletişimi ve bu iletişimin nasıl geliştirilebileceği ile alakalı genel bir terim olarak kullanılıyor. Genel kanıya göre insan beyninin biyolojik işleyişinin tümü matematiksel bir iskelet altında toplanabilirse bu etkileşimler rahatlıkla makinelere aktarılabilir.

CIA, Soğuk Savaş Yıllarında Sovyet Rusya’nın Telepati Üzerine Araştırmalar Yaptığını İddia Etti

Elon Musk hakkında skandal taciz iddiası Elon Musk hakkında skandal taciz iddiası

Soğuk Savaş döneminde oldukça popüler olan bu kavram görünüşe göre Rus ve Amerikan birçok bilim insanı tarafından incelenmiş. Telepati yöntemi ile insanlar ve makineler arasındaki iletişimi farklı bir noktaya taşımak, teknolojiyi elinde barındıran ülke için büyük bir adım olabilirdi. Ancak raporlara göre sibernetik telepati teknolojisi Sovyet Rusya için pek beklendiği gibi ilerlememiş. Raporlardan biri çalışmaları yapan bilim insanı hakkında “yeterince gelişmiş bir programlama diline sahip olmadığını” diğer rapor ise “duygu ötesi algı çalışmalarının gelecekteki potansiyeline dair genel bir bilgi birikimine sahip olduğunu” yazıyor.

Son rapor ise Sovyet deneyleri konusunda daha detaylı bilgiler veriyor. Bilim insanının piyano çalan birisinin santral sinir sisteminde oluşan sinyalleri “kaydetmeyi” başardığını ve bu kaydı daha sonra piyano çalmayı bilmeyen birisinin beynine göndererek karmaşık parçaları çaldırabildiğini yazıyor. Hatta bu bilgilerin bazılarını kalıcı hafızalarına eklediği de notlarda kendisine yer buluyor. Ancak raporun belirttiğine göre bilim insanı bu çalışmaları nasıl yaptığını detaylandıramamış ve herhangi bir makaleye atıfta bulunamamış.

Sibernetik Telepati ve Marksist İdeoloji Birlikte Yürütülebilir mi?

CIA ajanının raporu daha sonrasında Marksist düşünce sisteminin bu teknoloji ile nasıl bağdaştırılabileceği konusunu açıyor.

“Daha sonrasında ona ESP’in Marksist materyalizm ile nasıl birleştirilebileceğini sordum ve bana asıl karşılaştıkları problemin bu olduğunu söyledi: ‘Düşünce dalgaları’ ya da adları her neyse onları bozan şeyin ne olduklarını bulamamışlar. Bilim insanı ile uzun bir süre boyunca duyu ötesi iletişim ve materyalizm konusunda konuşmama rağmen bu konudan pek rahatsız olmamış gibiydi. Bu konuda şüpheci davranmadığı kesin.

“Bilim insanı sibernetik konusunda aşırı heyecanlı insanları garipsiyor. Gelişmelerin geçici bir eğlence olabileceğini farkında ve herhangi bir mucize de beklemiyor. ‘Sibernetik bilim değildir’ diye ekliyor.”

Amerikan Ordusu ve CIA tarafında da düşünsel çalışmalara dair birçok ilginç proje, hikâye ve çalışma yer alıyor. Yüzlerce sayfalık raporların sonucunda bazı gelişmeler elde edilmiş olsa bile insan ve makine arasında doğrudan bir iletişimin kurulduğuna dair herhangi bir veri de yok.

Vice