06.03.2021, 22:32

Covid-19 dijital (masabaşı) virüsüdür!

BİLL’İN ÇETESİ BEDENİMİZİ İSTİYOR!

Bugüne kadar TV’lerde veya adı, “Bilim Kurul” olan kurullarda görev yapan çoğu Prof. olan bilim insanlarından fazlası ile teorik ders dinledik. Zaten bunları üniversitelerde ders olarakta anlatıyorlar.

Latince adı zehir olan virüsü küçümsemiyoruz, temizlik önemsizdir de demiyoruz. Anlattıklarınızın hiçbirisine kimsenin itirazı yok. İstediğiniz kadar anlatın, dinlemek isteyen dinler. Ama bizim merak ettiğimiz teorik bilgiler değil, DSÖ’nün 17 Ocak 2020 tarihli protokolünde tanımı ve tanısının nasıl yapılacağa açıklanan 60-125 nm çapında olduğu söylenen COVİD-19’u gördünüz mü bize onu anlatın.

Wuhan’da görünen virüsün genetik kodları ile İtalya’da, ABD, Rusya’da, Almanya’da Türkiye’de ve diğer ülkelerde görünen virüsün genetik kodları aynı mı, bu konuda bir araştırma var mı?

İzole edilmeyen bir virüsün kodlarını nasıl buldunuz veya nasıl mutasyona uğratıyorsunuz?

Bunlar çok basit sorular ve daha fazlası var. Çünkü çok iyi biliyoruz ki;

“COVİD-19” adını verdikleri virüsü ilk gören kişinin adı yok! ve/veya kimde ortaya çıktığına ilişkin isim de yok. Tek bilgi, herhangi bir hastalığı olmayan "41 yaşında erkek" diye kayıtlara geçmiş. Daha sonra o hastanın başına ne geldiği de bilinmiyor!

Bilgi olarak yalnızca hasta olduğu, “PCR ile doğrulandı.” deniliyor.

DSÖ’nün 17 Ocak 2020 tarihli protokolünde bilgi olarak: WH-Human _1 Chinal 2019 / Wuhan İNSAN Aralık 2019 yazılı! Peki bu protokolü yazan Berlin Charite Viroloji Enstitüsü Başkanı Prof. Christian Drosten bu virüsü nerden gördü?

Erişim numarası Wuhun’da oluşturulan, “GenBank MN908947” ile dijital ortamda gördü. Bu çalışmaları yapanlar ise Çin vatandaşları dolayısı ile ÇKP üyesi idi. Ve bu virüse genetik kodlar verdiler. PCR’daki bu kodlara göre de bir kişi de Covid-19 var mı yok mu ona bakıyor. Yani dijital ortamda, diğer bir ifade ile masa başında var edilen bir virüs ile karşı karşıyayız.

Şimdi bu meşhur virüs görmeyenler, PCR testi ile olmayan Covid-19’un hazır genetik kodları ile kişiden boğaz ve burun sürüntüsü alarak karşı karşıya getiriyorlar. Bu işlem sırasında da açıkçası istedikleri vaka sayısını bulmak için de döngü sayısını 45 çıkartmışlar. Böylelikle vücudumuzda çok eskiden kalmış materyalleri de görüyor, daha doğrusu varsa veya denk gelirse pozitife dönüştürüyor ve pozitif oluyorsunuz. Eğer bu döngü sayısını 20-30 arasında çalıştırırsan onu da görmesiniz.

Şimdi ne oldu? Korkuttukları olmayan virüs mutasyona uğradı.

Ve olmayan virüse karşı aşı buldular. O zaman, o aşının başka bir işlevi daha olmalı!

Doğru değil mi?

Dünyada COVİD-19 adını verdikleri virüsün varlığına ilişkin tek belge dijital ortamda. Canlı olan bir tane kanıt yok! Bugüne kadar dünyada bir kişide bu virüsü göstermediler.

Bu da yaşadıklarımızın tıbbi bir konu olmadığını gösteriyor. O zaman artık bu konu milli güvenliğimizi tehdit eden bir durumdur.

Onu da şöyle açıklayım, Irak’ta olmayan kitle imha silahları ile nasıl Irak’a girdilerse, Türkiye’de olmayan Ergenekon ile Türk Silahlı Kuvvetleri'ni susturdular ise olmayan bir virüs ile de insan beynini ve vücudunu ele geçirmek istiyorlar. Dahası kısırlaştırmak dahil, insan nüfusunu da kontrol edecekler.

Bill Gates ve çetesi devletin gücünü kullanarak, üstelik Acil Kullanım Onayı gibi yasal olmayan bir zeminde dünyada zulüm yapıyor!..

Ama bilin ki Bill Gates ve çetesi dün topraklarımızı, emeğimizi, madenlerimizi istediler bugün de bedenimizi istiyor, vermeyelim!..

Yorumlar (4)
KEMAL 2 hafta önce
hocam sonuna kadar destekliyorum sizi. kaleminize sağlık.
mehmet 1 hafta önce
iq'nuz düşsün istiyorsanız bu komplo teorisyenlerini okuyun
DAVUT KARATAŞ 1 hafta önce
iyi ki varsınız cesur adamlar yanınızdayız siyonist vahşi plana karşı'!....
juanjuan 4 gün önce
ben ayni soruyu prof.dr.ates karaya sormuştum m.kendisinin boyle bir virüsü görmediğini hatta incelemedigini bana mail ile dönüş yapmıştı .hergun millete sosyal mesafe maske yaygaralari yapan sözüm ona bilim üyesi böyle ise varin siz gerisini düşünün
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?