ÖNCE düzenli ve hak edilmiş vergi vermekten söz edelim... Vergi, İNSANIMIZ devletten istemeye gelince acımasız olanlar, Devlete vergi vermeye gelince çok cimriler...
Vergi vermemek için her türlü yolu deneyen insanların devletin gidişinden şikayetçi olması ne kadar gariptir... Oysa herkes devleti vermesi gereken vergiyi verse, sıkıntıların çoğu ortadan kalkar ... Vesselam Devletin malı deniz mantigindaki insanların devletten şikayetçi olmaya ne kadar hakları vardır? Devletine düzgün vergi vermeyen insan, devletine nasıl sahip çıkar???
Bu toplumun yuz karaları; Düzgün vergi odemeyenler, bilerek vergi kaçıranlar , kısacası devletten çalanlar... Devlet sensin, benim. O... Önce Devlete karşı sorumluklarimizi yerine getirelim, gerisi gelir. Dolmayan havuz asla taşmaz ...
Unutmayın o hayranı oldugunuz batida en büyük suç, vergi kacakciligidir ...
ÜSTELİK yetim hakkının yenmemesi ilahi bir ikazı unutmamak gerekir
2026 yılı zamları ücret konuları gündemin ilkmaddesi...
Son ekonomik krizde; devreye sokulması gereken acil eylem planının ilk maddesi; Tüm Devlet kuruluşlarında, özellikle yerel yönetimlerden başlayarak; tasarruf tedbirlerinin hayata geçmesi gerekir. İsrafa ve de; göstermelik eylemleri, hemen terk etmelidirler. İnanın o kadar; müsriflik ve gereksiz harcama yapılmaktadır ki; eğer, onların önü alınırsa; Devletin halktan beklediği, katkıdan daha fazlasını kendi içerisinde; göreceğini tahmin ediyorum.
... ...
Anlamsız fiyat artışı yapanlar için; Alo İhbar hattını aktif hale getiriniz. Fişi ile birlikte haksızlığı ispat edilen, tüm esnaflara; en ağır yaptırımları getiriniz... Bakınız O zaman; Havadan para kazanma isteyen kaç kişi kalır...
...
Devletimizin her alanda en az yaptığı şey, denetimdir. İnanın denetimi gerekli kadar hayata geçirdiğiniz zaman; Ülke gelirinin çok arttığını, göreceksiniz... Deneyiniz...
... ...
Halkımızı anlamsız şekilde rahatsız eden, arabalardaki, egzoz seslerinin ortadan kaldırılması; bu kadar zor bir iş midir? Umarım yeni trafik yasası bu sorunları ortadan kaldırır...
... ... ...
Üstad Necip Fazıl, bir şirinde; şöyle ümit ediyor...
GECEKONDU YAPISI, BİR ÜFÜRÜKLÜK ESER,
ELBET BEKLENEN RÜZGAR, BİR GÜN KIBLEDEN ESER!
Biz, ümitle beklemeye devam ediyoruz...
... ... ...
BU SİYASİ İRADEDEN TEK BEKLENTİM VAR; Adaletli olunuz, muktedir olunuz...
...
HZ. ALİ, Aile bağlarını şöyle ifade etmiş;
Baba Gibi Devlet, Ana Gibi Nimet, Evlat Gibi Servet Bulunmaz...
Kıymetlerini biliniz...
...
Şu kargaşada ve hayat boyu; kul hakkını büyük bir iştahla yiyenler; Büyük Mahkemeye hazır mısınız?
...
ÜLKENİN DEĞİŞİK YERLERİNDE, FABRİKALAR YANIYOR... ÖNCEDEN YAZ AYLARINDA, ORMAN YANGINLARI OLURDU. Şimdi, Fabrika yangınları da, dikkat çekmeye başladı...
...
Çalışmayanlara ödenen sosyal içerikli nakdi yardımlar; Aynı zamanda, aynı oranda asgari ücrete, yansımalıdır... Beklenti, bu yöndedir... Ek yardım kira yardımı Gibi olabilir...
...
HÜKUMETİN, çalışmayan kesime karşı üzerine aldığı pozitif manadaki, ayrımcılıkları; gözden geçirmesi gerekir... İnsanlar emek harcamadan, para kazanmanın derdinde; olmasınlar...
...
Devlet, personel alımı ile ilgili yaptığı tüm sınavları; mercek altına almalıdır. Yeni olumsuzlukların yaşanmaması için...
...
ÜNİVERSİTELER...
Bilim Adamı kriterleri, tekrar gözden geçirilmeli... Falanın, filanın adamı değil; Hak eden kişinin kazanacağı; akademik alanlar kurulmalı... Kimi Üniversitelerde var olan, akademik insan alımı; yanlışlarının önü alınmalıdır.
ÖLÇÜNÜN HAK, ADALET, GÜVEN, kavramlarının olduğu; ortam hayata geçirilmelidir...
Üniversiteler tamamen teknoloji ve bilim ile uğraşmalı "SİYASET" yasak olmalı
İttihatçı hastalığı olan Üniversitelerde "SİYASET" yapmak yerine;
Sadece Teknoloji, BILİM tasarlayan geliştiren kurumlara dönüştürülmelidir. Bu amaçla yapılan çalışmalar desteklenmelidir.
Nasıl olsa, akademik kadroyu aldım, deyip; yan gelip yatan, hiç bir şey üretmeyen, Bilime katkısı olmayan, sadece kimliğinin önünde taşıdığı, unvana; güvenen adamlar; akademik kadrodan uzaklaştırılmalıdır. Yöneticiler iyi etüt edilerek seçilmelidir. Üniversite dışından da; yöneticilerin atanması; sağlanmalıdır...
Derslerinde, kimi ideolojilerin, savunuculuğuna ve de; reklamcılığına soyunan akademisyenlerin; görevlerine son verilmelidir...
Üniversite öğrencileri, sanki özgürlük adı altında sorumsuz bir hayata özendirilmektedir... Daha önceden yazdığım makalelerde bu konuyu genişçe açıkladım. Gençler aile kontrolü altında yüksek tahsil hayatını yapmalıdır..
Bu durumların hakim olduğu Üniversiteler; bilim üretmez... Onun yerine; anlamasız yüzlerce konu ile uğraşabilir... Hatta, O, alanlarda medyatik de; olabilir... Gündemden de; düşmeyebilir... Örnekleri çok fazladır...
Bu durumun değerlendirilerek; acil tedbirler alınması gerekir. Yoksa; Üniversiteler; bilim üreten yerler değil; daha farklı şeylerle gündemde olan yerler olmaya devam ederler...
Bu tür haberleri; Haber ajanslarında; duymaktan yorulduk...
Ayrıca, mahkeme kararları ile; görevlere dönüş, kargaşasının önüne geçilmelidir. Gerekli yasal destekler sağlanmalıdır...
...
Dolar krizinde bile; küçücük dolarlarını bozdurarak; Devletin yanında olmayı alay konusu yapan; kimi kalemşörler ve de; akademisyenlere, sözümüz şudur;'' Onlar, bozdurdukları küçük meblağlarla, doların ateşinin düşmeyeceğini belki biliyorlar. Ancak, hangi tarafta olduğunu belirtmek için; karınca misali, katkı sunmaya çalışıyorlar. TARAFLARINI BELİRTİYORLAR'' Hesap budur...
...
Görelim MEVLA neyler, Neylerse; güzel eyler...