banner5

01.12.2020, 10:49

‘Dijital faşizm tehlikesi' karşısında insan kalabilmek; sahi, nasıl olacak?

C. Başkanı Erdoğan, (KADEM) ve ‘Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ iş birliğinde, "Dijital Çağda İnsan Kalmak" konulu olarak düzenlenen ‘Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi'ne hitaben, 26 Kasım günü yaptığı konuşmada, bunca karmaşık ve çetin iç ve dış siyasî meselelerin dışına çıkarak, ilginç bir insanlık meselesine değiniyor ve ‘varılacak noktanın ‘dijital faşizm olacağı’nı ifade ediyordu. Erdoğan’ın dile getirdiği konuların ne kadar hayatî olduğunun anlaşılması için, özet olarak da olsa hatırlamakta fayda var.

***

Tayyib Bey, özetle şöyle diyordu:

Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine her kesimden insanın telefonuyla, tabletiyle, bilgisayarıyla, internetiyle her an karşı karşıya bulunduğu dijital dünyanın dışında kalmak giderek daha da zorlaşıyor. (…) Eşref-i mahlûkât’ olan insanı merkeze almayan, ona hizmet etme gayesi taşımayan hiçbir gelişmenin kıymetli ve kalıcı olması mümkün değildir. Maddî ve manevî tüm ihtiyaçlarıyla insana hizmet için çalışmayan her mekanizma sonuçta zulüm üretir. (…) Dijitalleşmenin en büyük zaafı, veri kontrolünün tekelleşiyor olmasıdır. (…) Az sayıda şirketin tüm dünyanın dijital verilerini kontrol ettiği bu çarpık durum gelecekte yaşanacak çok büyük sıkıntıların habercisidir. (…) Artık dünyada savaşların bile dijital tabanlı hale dönüştüğü bir dönemde, böylesine bir güç temerküzünün yol açacağı sorunları tahmin etmek zor değildir. İnsanın geleneksel hayat tarzında, çeyrek asır gibi kısa bir sürede yaşanan bu radikal değişimin sonu, doğru bir altyapıyla desteklenmez ve âdil bir anlayışla yönetilmezse, modern köleliğe varır.

Etnik ve dinî faşizmin acılarını asırlarca çeken, sömürgecilik ve doymak bilmeyen kazanç hırsının ağır bedellerini ödeyen insanlığı bu tehditten korumak hepimizin görevidir.

Bireyi bir isim veya numaradan ibaret gören dijitalleşmenin sonu faşizme çıkar. Dijital faşizme karşı hep birlikte mücadele etmeli, hep birlikte çözüm yolları aramalıyız. Elbette bunu söylerken dijitalleşmeyi reddetmeyi kastetmiyorum (…) teknolojiyi geliştirenin de üretenin de, kullanıcı olan insana karşı sorumluluğunu sadece kazanç parantezine hapsetmenin önüne geçilmelidir.

Aksi takdirde, dünya yeni çekişme, kavga ve hatta savaş tehditleri ile karşı karşıya kalacaktır. Sadece geçtiğimiz asırda yüzlerce milyon insanın hayatına mal olan savaşların yol açtığı ağır yıkımları ve acıları unutmamalıyız. (…) Dijitalleşme yoluyla yeni adaletsizliklerin, yeni haksızlıkların, yeni ötekileştirmelerin ortaya çıkmamasını temenni ediyoruz.’

Evet, modernitenin sadece bizim toplumumuza değil, bütün insanlığa hediye ettiği, yeniliklerin başında gelen ve her şeyi ‘tuzruhu /asit sülfürik) gibi eriten bir şey olan, ‘dijital’ yenilikler konusunda Tayyib Bey böyle diyordu.

***

Gelinen bu nokta, denilebilir ki, George Orwell’in 1948’leri hayal ederek 1940’larda yazdığı ve -1948’de olabilecekleri hayal ederek- adına ‘1948’ dediği; ancak o zamanın çok erken olacağını düşünerek ‘1984’ diye değiştirdiği romanında, modernitenin gelişimi sonunda ‘beynimizin birkaç santimetresi’ hariç, insanın her şeyini kontrol edecek bir noktaya varacağını tahayyül edişinden farklı değildir. Orwell,Büyük Birader’ dediği Devlet’in, her insan için bir numara vereceğini ve kişinin hayatının bütün bilgilerinin, o numaralı bilgi deposunda biriktirileceğini ve tabiatiyle bu bilgileri elinde tutan devletin elinde vatandaşların da bir esir ve kukla haline geleceğini daha o zamandan tahayyül edebilmiştir. "Bireyi bir isim veya numaradan ibaret gören dijitalleşmenin sonu faşizme çıkar. Dijital faşizme Şimdi, Başkan Erdoğan, ‘Bireyi bir isim veya numaradan ibaret gören dijitalleşmenin sonu faşizme çıkar. Dijital faşizme karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz.’ derken, Orwell’in tahayyül edip eleştirdiği o duruma da işaret ediyordu herhalde..

***

Tam da bugünlerde bir karikatür düştü cep telefonuma.. Sâde, ama sahifeler dolusu yazılarla anlatılacak olan konular, teknolojik yenilikler ve modernite adına ‘sosyal kontrol ve değişim mekanizması’nın nasıl kurulduğu birkaç çizgiyle anlatılıyordu: ‘Teknoloji dünyasının tüccar görünümlü ajanları, Afrika’da, edeb bölgelerini otlarla kapayabilmiş bir yoksul bir insana, bir dizüstü bilgisayarı getirip, ‘Modern dünyayla bağlantıda kalabilmeniz için siz bir alet getirdik..’ diyorlardı. Asıl cümle ise ikincisiydi: ‘Gelecek ay da anti-depresanları getireceğiz..’ (‘Anti-depresan’, derin psikolojik rahatsızlık ve çöküntüler için kullanılan ilaçlar..)

Yani, o getirdiklerinin sonunu baştan açıklıyorlardı.

***

Bugün, 20 sene öncesinde bile düşünülmeyen bir dünyadayız.

30 yıl öncelerde, 1990’larda ise, internet’ten yavaş-yavaş söz edilmeye başlanmıştı. Yani, Orwell’in 1984’ için hayal ettikleri yeni yeni gerçekleşmeye başlamıştı ve ‘2000’li yılların başında internet kullanmayı bilmeyenler, okuma-yazma bilmeyen durumuna düşecek..’ diye yazılar çıkıyordu dünya medyasında.. Aynen öyle olmadı mı?

Bugün, bilgisayar ve interneti geride bıraktık; cep telefonlarından, dünyanın iyi-kötü her şeyinin beynimize ve hattâ küçücük çocukların körpe dimağlarına bile boca edildiği bir çağdayız.

40 yıl önce ilk bilgisayarlarda dair konferansları dinlerken, bir hatip, ‘Bilgisayarlar onları kullananlardan daha akıllı değildir..’ diyordu.

Bugün de, bu dijital teknolojiden faydalanmak ve zararlarından korunmak, irade sahibi insanların elinde.. Ama, iradelerini kullanamayan veya henüz o yaşa gelmemiş olanları nasıl koruyacağız?

***

NOT:

Müslümanın en büyük sırrı, Allah’u Ekber’de gizlidir ve onu açıkça ilân eder!’

Dünkü yazım üzerine, bazı iletilerde, İran’ın en seçkin nükleer fizikçisi olan Muhsin Fahrizâde’nin katlinde, İran’ın iç zaafların bulunduğuna dikkat çekişime serzenişte bulunuluyordu.

Ben, müslüman coğrafyasının kalbine, bütün emperial güçlerin elbirliğiyle, 72 yıl önce saplanan İsrail hançerini hafife almıyorum; ama, her şeyi ondan bilmenin onun karşısındaki mücadele azmini daha daha bir pelteleştirdiğini belirtmek istiyorum.

Bu son saldırı üzerine, İran Sav. Bakanı Huseyn Dehkan da, dün, ‘ülkedeki güvenlik sisteminde bir gedik olduğu’nu söylüyordu.

Bir başkası, üstelik de hapiste olan bir gazeteci, Muhammed Nurizâd’ın, resmî izinli olarak hanımıyla yaptığı ve ‘youtube’da da yayınlandığı bilinen telefon görüşmelerinin sonuncusunda, ‘İran sistemi içinde İsrail casusu aranacaksa, bunun kim olduğu’na dair iddiası daha bir sarsıcı idi ve ‘İnkılab Muhafızları Ordusu’nun İstihbarat Başkanı’nın adını zikrediyordu, açıkça!!..

Bu itham, sadece şahsî veya ideolojik bir husûmet duygusuyla yapılmış bir karalama mıydı; yoksa, her şeyi göze alarak yapılmış bir suçlama mı?

***

Kezâ, Mahmûd Ahmedînejad’ın C. Başkanlığı döneminde Natanz’daki Nükleer Merkez’e, Amerikalı bir uzmanı da götürmüş olması ve o ziyaretin filminin taa o zaman, İran televizyonundan yayınlandığının şimdi yeni hatırlanıyor olması da ilginç değil mi?

Aynı şekilde, ‘Bu cinayetin intikamının er veya geç; ama, bizim belirlediğimiz bir zamanda, mutlaka alınacağı ve cevabının verileceği’ne dair hışımlı nutukların bugüne kadar, ‘İşte bu!’ dedirtecek bir örneğinin olmaması da ayrı bir konu..

Dünya çapında zorluklardan söz edilecekse, yapılamayacak olanların söylenmemesi usûlü ittihaz olunmalı değil midir?

Yorumlar (0)
7
açık
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 21 Ocak 2021
İmsak 06:48
Güneş 08:17
Öğle 13:20
İkindi 15:51
Akşam 18:14
Yatsı 19:38
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 18 38
2. Fenerbahçe 18 38
3. Galatasaray 19 36
4. Gaziantep FK 19 34
5. Hatayspor 19 31
6. Alanyaspor 18 30
7. Trabzonspor 19 30
8. Karagümrük 18 27
9. Malatyaspor 19 27
10. Göztepe 19 25
11. Antalyaspor 19 25
12. Rizespor 19 24
13. Sivasspor 18 23
14. Başakşehir 19 23
15. Konyaspor 19 22
16. Kasımpaşa 18 22
17. Kayserispor 19 19
18. Gençlerbirliği 19 19
19. Erzurumspor 19 16
20. Ankaragücü 18 15
21. Denizlispor 19 14
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 19 40
2. Man City 18 38
3. Leicester City 19 38
4. Liverpool 18 34
5. Tottenham 18 33
6. Everton 17 32
7. West Ham 19 32
8. Chelsea 19 29
9. Southampton 18 29
10. Arsenal 19 27
11. Aston Villa 16 26
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 19 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 18 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 18 12
19. West Bromwich 19 11
20. Sheffield United 19 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 19 33
5. Sevilla 18 33
6. Real Sociedad 19 30
7. Granada 19 28
8. Real Betis 19 26
9. Cádiz 19 24
10. Getafe 18 23
11. Celta de Vigo 19 23
12. Levante 18 22
13. Athletic Bilbao 18 21
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Real Valladolid 19 19
17. Deportivo Alaves 19 18
18. Elche 17 17
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 19 12