Dilipak-Karagül davasında sıcak gelişme! Savcılık soruşturmayı başlattı...

Usta yazar Abdurrahman Dilipak, kendisi hakkında bir dizi iddiada bulunan İbrahim Karagül'ün ardından kendisini ihbar ederek soruşturma açılmasını talep etmişti. Savcılık soruşturmayı başlattı.

Gündem 01.08.2021 - 15:15 01.08.2021 - 15:26

Yenişafak yazarı İbrahim Karagül'ün iddiaları üzerine kendini ihbar eden gazeteci- yazar Dilipak’ın başvurusu üzerine önemli bir gelişme kaydedilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma dosyası açıldı. Dosyada herhangi bir gizlilik kararı olmadığı için ilgili ve yetkili herkesin dosyayı inceleyebileceği öğrenildi. 

AV.KELEŞTİMUR: ELİNDE BİLGİ-BELGE OLAN GETİRSİN

Konu ile ilgili Dilipak’ın avukatı Av. Faruk Keleştimur, İbrahim Karagül'ün Dilipak hakkında söylediği “İçeride kurulan ‘cephe’nin muhafazakar ayağı; Abdurrahman Dilipak ve Ahmet Taşgetiren üzerinden mi yürütülüyor? Konuşmaları, yazıları, nefret sınırına varan üslupları, pozisyon alışları bireysel bakış farkının, muhalif olmanın çok ötesinde. Şaşırtıcı, merak uyandırıcı”, ifadelerini hatırlattı. 

Açıklamalarına devam eden Keleştimur, ''Dilipak ile ilgili olarak  ayrıca “Türkiye’ye karşı bir uluslararası komplonun bir parçası olduğu kanaati oluşturmaya yönelik olarak BAE, Dubai, Bin Zayet ekseninde bir konumlanma işareti alıyorum” demişti. Bunun bir de geçmişi var: Karagül 3 Ağustos 2020’de de yine Twitter’da “… Dilipak'ın olduğu hiçbir tartışmadan bu ülkeye hayır gelmez" demişti. Belli bir medya, bir yazısından dolayı da, önce sosyal medyada bir trol saldırısından sonra da malum medya tarafından bir medya lincine tabi tutulmuştu. O zaman da yazılan yazılar var. Bir örneğini 28 Şubatta gördüğümüz “Topyekun bir saldırı” söz konusuydu. Dilipak’ın yarım asırlık bir yazarlık hayatı var. Uluslararası ve Ulusal İnsan hakları ödülü var. Düşünce suçuna karşı mücadelesi ile tanınan bir isim. Bir dönem Başbakanlık İnsan Hakları Meclisine üye olarak atandı. Barış sürecinde de aktif olan herkesin tanıdığı, şeffaf, toplumun farklı kesimlerinden saygı gören bir isim. Bugün özellikle Dilipak’ı dış mihraklar üzerinden itham edenler için iddialarını ispat sadedinde ellerindeki belge/bilgi'leri bu esas numarası üzerinden dosyaya ibraz edebilir. Tabi kimliklerini ve kanıtlarını, tanıklarını da gösterecekler, yoksa müfteri duruma düşerler. Ayrıca elinde bir bilgi ve kanıt olmaksızın Türk Ceza Kanunu’nun 302 ve devamında düzenlenen Devletin Güvenliğine Karşı suçlar kapsamında müvekkilimi isnat edenlerin, İstanbul Adliyesi’nde başlatılan mezkûr soruşturmanın neticesi akabinde yasal sorumluluğu doğacaktır. Bu sürecin de takipçisi olacağız. Biz bu konuda ilgili ve bilgili kişi ve kuruluşları da bu bilgi ve belgeleri savcılığa sunmaya davet ediyoruz. Müvekkilim böyle ağır bir şaibe altında yaşamayı kendine zûl addederek alt sınırı 8 yıl, 10 yıl, 15 yıl hapis cezası şeklinde ağır yaptırımı olan suçlar kapsamında kendisi hakkında suç duyurusunda bulunabilme iradesini göstermiştir. Kendisinden bu derece emin ve mutmaindir. O halde bu ithamları ve isnatları yöneltenlerden de aynı cesareti ve iradeyi beklemek müvekkilimin en tabii hakkıdır” ifadelerini kullandı.

DİLİPAK: KİŞİLERİN ŞEREF VE HAYSİYETİ İLE OYNAMAYA KİMSENİN HAKKI YOK!

Dilipak da konuyla ilgili olarak, ''Bir iddianız varsa isbatla mükellefsiniz. Yoksa Müfteri, media tetikçisi durumuna düşersiniz. Bu da dini olduğu kadar ahlaki ve hukuki bir konudur. Dini hassasiyeti yüksek bir yayın organında ki, o gazete kuruluşunda olduğum ve başyazarlığını yaptığım bir gazetede bunların olması düşündürücü. “AKP’nin Papatyaları” başlıklı yazıma sosyal media üzerinden Trol hareketinin tetiklenmesi de aynı gazetenin bir yazarı üzerinden yapılmıştı. Kimsenin, Media mensuplarının ‘Media tetikçiliği’ ile kişilerin şeref ve haysiyeti ile oynamaya hakkı yok. Bu şekilde sadece kişisel bir aklanma değil, aynı zamanda Adalet yoluyla haksız bir şekilde kişiliklere saldırı konusunda bir emsal teşkil etmesi için bir girişimde bulunuyorum. Adalet herkese lazım. Evet bu hukuk mücadelesini ‘benim katlanmak zorunda kaldığım güçlüklerin, benden sonrakiler için emsal olsun, baht kaynağı olsun diye’ başlatıyorum” dedi.

Savcılık makamının bu aşamada tarafları çağırıp ifadelerini alması, belli yazışmalarla bilgi talebinde bulunması ve daha sonra konuyla ilgili, takipsizlik kararı vermesi ya da İddianame düzenlemesi bekleniyor. Dilipak bundan sonrası savcılığın vereceği karara ve dosya münderecatına göre avukatları ile görüşerek yeni yol haritasını belirleyecek.

NE OLMUŞTU?

Dilipak, Taksim Camii ile ilgili olarak Hürriyet gazetesinde yer alan bir haberi paylaşarak “şimdi bu nereden çıktı” ifadelerini kullanmıştı. Cami ile ilgili kilise ve havra iddiaları yalanlansa da iddia sahibi muhabir, gazete ve haber konusunda bir açıklama yapılmadı. Haberi gündemine alan Dilipak’a karşı Karagül, “İçeride kurulan ‘cephe’nin muhafazakar ayağı; Abdurrahman Dilipak ve Ahmet Taşgetiren üzerinden mi yürütülüyor? Konuşmaları, yazıları, nefret sınırına varan üslupları, pozisyon alışları bireysel bakış farkının, muhalif olmanın çok ötesinde. Şaşırtıcı, merak uyandırıcı.” ifadelerini kullandı.

Dilipak, dava dilekçesinde Karagül’ü iddialarını isbata çağırırken, konunun MİT ve emniyetten araştırılması, adı geçen Ahmet Taşgetiren'in incelenmesini talep etti. Ek olarak Karagül’ün daha önce Yeni Şafak Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni olması dolayısı ile gazete arşivinde Dilipak aleyhine bilgi ve belge varsa onların da savcılığa celbi için gazetenin bağlı olduğu grubun yönetim kurulu başkanı ve CEO’sunun tanık olarak dinlenmesi de talep edildi.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@