Habervakti Genel Koordinatörü Bülent Deniz'in hazırlayıp sunduğu Abdurrahman Dilipak'ın gündemi yorumladığı Derin Gerçekler'de cemevlerinin Kültür Bakanlığı'na bağlanması ele alındı.

'BU BİR FELAKETTİR'

Halis Aydemir bir kez daha kırpılmış görüntülerle hedef alındı Halis Aydemir bir kez daha kırpılmış görüntülerle hedef alındı

Deniz'in, ''Alevi açılımı kavramı üzerinden sizin dediğiniz gibi Aleviler sol partilerin ucuz oy deposu, muhafazakarların da sağ partilerin ucuz oy deposu olarak görülüyor. Bu gelişme bir takım sorunları çözmek için bir fırsat olabilir mi?'' sorusuna Dilipak, ''Bakın dergah dini bir müessesedir, dergah kültür değil dinde bir kültür değil.  Diyanet'in elinden dini bir takım vakıflar kültürel aidiyet kategorisinde bir yerlerde toplanacaksa bu felakettir. Hacı Bektaş-i Veli benim için bir İslam alimidir,  Mevlana da öyle... Her şeyini kabul etmek zorunda değiliz ama bugün Mevleviliği alırsan yarın İsmailağa'yı da Kültür Bakanlığı'na falan bağlarsan neler olur görürüm o zaman,  böyle şey olmaz. Bu olaylar ileride çıkacak bir çok şey için emsal teşkil eder, Hacı Bektaş-i Veli kültür meselesiyse diğerleri de kültürdür.'' ifadelerini kullandı.

'DİNİ MÜESSESELER KÜLTÜREL ORGANİZASYONLAR DEĞİLDİR'

Deniz'in, ''Cemevleri hangi statüde yer almalı?'' sorusunu da cevaplayan Dilipak, ''Dergahtır tekke ve zaviyeleri kapattık. CHP'ye bunu teklif et. Cemevlerini  ne yapacaksın? Bunlar dini bir yapı ama dinin nas kısmıyla değil, dinin sosyo kültürel yanıyla. Dini vakıflar, cami kursları, cami derneklerinin Diyanet'e bağlanması gerekir. Bizim İstiklal Marşımız Taceddin Dergahın'da yazılmıştı. Madem cemevlerini, Hacı Bektaş-i Veli'yi legalize ediyosunuz o zaman İsmailağa'yı da tasavvufi bir dergah olarak kayıt altına alın. Ve Diyanet böyle bir birim oluştursun dergah adı altında. Dini müesseseler kültürel organizasyonlar değil, folklör ekibi değil bunlar. Bunları oraya getirirseniz cemevini folklör olarak tescil etmiş oluyosunuz. Bu da diğer dini dergahlara emsal teşkil eder. Cemevlerinde 10 Kasım'da dini ayinler düzenlenir, Nakşiler neden düzenlemiyor diye karşımıza çıkarlar. Cemevlerinde cem törenlerinde okunmak üzere Kültür Bakanlığı yarın Diyanet'in camilere hutbe gönderdiği gibi bir şey mi gönderecek? Kim bunu nasıl denetleyecek? Kültür Bakanlığı dini denetim mi yapacak?  Cemevi dediğimiz  sekülerize edilmiştir, laikleştirilmiştir, falan ama  o zaman vaz mı geçiyoruz Hacı Bektaş-i Veli'den?
Bu bir dini müessese ise diğer dini dergahlar da bu statüye sahip değil.''
ifadelerini kullandı.