Distopya ve Zincir

Abone Ol

Buzdan adamlar... Menfaat ateşinde erir gider. Eridikten sonra kalan su, bu ateşin hararetinde buhar olur. Bu sebepten ne akılda ne de gönülde izleri kalmaz.

Buzdan adamlar... Üşümekle ürpermek arası bir soğuklukla gelip geçer zaman koridorundan... Kimi tomurcuğa durmuş dallara kasteder. Kimi de zatürreye sebep olur, bildiğin hasta eder.

Buzdan adamlar... Bakmayın adam diye zikredildiğine... Adamlık müessesesini külliyen zarara sokan bir zümredir. Temas ettikleri her ruhta, dondurucu tesirleriyle açtıkları yaralar iyileşse de onulmaz. Buzdan adamlar, işte tam bu sebepten adam yerine konulmaz!

Buzdan adamlar... Suya kibir üflenmiş de azizliğini kaybetmiş olmanın bir tezahürüdür. Buzun ışığı kırması gibi hakikati eğip bükmek noktasında sanatkârlardır. Kâr odaklı donukluklarında, aransa da mânâ bulunmaz. Yüze vuran soğuk tebessümleriyse bizatihi kârdan ötürüdür.

Buzdan adamlar... Her suda askıda kalır. Batmaz lakin yüzmeyi de beceremez. İçine atıldığı ile karışıp halden hâle kulaç atar. Var gibi görünse de bir çizgi yahut kıstası... Yoktur açık seçik... Yani... Açıortaylık sanatının düpedüz ustası...

Buzdan adamlar... Bir fırsatını bulur... Bir köşeden illaki hayatımıza damlar. Lekeden hallice bir tiksinti bırakırlar insana... Kaçıp kurtulmak emeliyle kavrulurken... İmtihanın töresi gereği kaçış da yoktur! Ya kırk katır ya kırk satır lafı bunlar için söylenmiş zannı boşa düşmez.

Buzdan adamlar... Her yerdeler! Gönlü hoş edecek ne varsa önünde perdeler... Adamlar deyip geçeriz de... Aslen sergerdeler! Ayrı bir kavim gibi... Hepsi hepsinin benzeri, kopyası... Kul kısmının bir nevi distopyası!

Buzdan adamlar... Kutuplarda gezinir hep... Ya-ya da sarmalında itip kakarlar! Çukurda bile olsalar hep tepeden bakarlar... Nifakın kılıcını elden bırakmazlar. Kesip biçip darmadağın ederler de... Nedamet gözlüğünü bet yüzlerine bir kerecik takmazlar.

Buzdan adamlar... Helal haram kaygısından nasipsiz besbelli... Her işleri Ali-Veli kırkdokuz-elli! Hak, hukuk? Hak getire! Her biri ayrı fecaat say ki vetire!

Buzdan adamlar... Her mevzuda kesintisiz lak lak... Başıbozuk bir cereyan... Usul? Erkân? Peki ahlak? Nerdeeee.... Okuyup sıvışmalı Nas-Felak!

Buzdan adamlar... Yanlamakta mahir... İflah olmaz bir omurgasızlık iletti ilâ ahir! Yemeğe düşen sinekten... Binicisini atan binekten... Daha beteri! Dur duraksız... Bilmez yeteri...

Buzdan adamlar... Her taşın altında... Ölü taklidi yaparak asabiyete sebep... Üstelik farkında yediği her haltın da! Çok yüzlülükten sıfatı kararmış... Kelin perçemi olsa gümüş tarakla tararmış!

Buzdan adamlar... Olur mu demeyin hiç buzdan! Öyle olmasa... Soğuk bir yorgunluk niçin eksilmez omuzdan? Denemesi bedava... Yardım alın bir tutam tuzdan... Malum, tuz iyot gibi döker ortaya herşeyi! Eskiler boşuna tuz-ekmek hakkı dememiş...

Neyse... Bu mesele uzar gider.

Siz siz olun buzdan adamlarla işgal edilmiş şu hayat yolculuğunda yola zincirsiz çıkmayın...

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }