Dizginlenmiş bir at gibi: Gerçek özgürlük

Abone Ol

Modern dünyada özgürlük, en çok konuşulan ama belki de en az anlaşılan kavramlardan biri. İnsanlar çoğu zaman özgürlüğü; canı ne isterse onu yapmak, kuralsız yaşamak, sorumluluklardan sıyrılmak gibi algılıyor. Oysa özgürlük, sadece dışsal engellerin ortadan kalkması değil, içsel dengelerin kurulmasıyla mümkündür.

Gerçek özgürlük, kişinin kendi arzu ve dürtülerini yönetebilmesidir. Çünkü insan doğası gereği; anlık hazlara kapılmaya, kontrolsüzce isteklerinin peşinden sürüklenmeye eğilimlidir. İçimizde zaman zaman coşan, nereye gideceği belli olmayan bir vahşi at vardır. O at, eğer eğitilmezse bizi uçuruma da götürebilir, çöle de… Ama onu terbiye eden, yönünü tayin eden kişi, özgürleşmiş demektir.

Toplum olarak özgürlüğü sadece dışsal baskılarla sınırlamamalıyız. Asıl mesele, içsel dünyamızda kim olduğumuz, neyi neden istediğimiz ve bunu ne kadar yönetebildiğimizdir. Özgürlük, nefsin esiri olmak değil; nefsin efendisi olabilmektir.

Bu bakış açısı, bireyin kendiyle ilişkisini yeniden kurmasını sağlar. Gençlerimize sadece haklardan değil, aynı zamanda içsel disiplinden de bahsetmemiz gerekir. Sınırsızlık özgürlük değil, çoğu zaman yönsüzlüktür. Oysa yön belirleyen, dizginleri eline alan kişi; hayatta nereye gitmek istediğine karar verebilir.

Unutmayalım:

Özgürlük, her istediğini yapmak değil; yapman gerekeni, kendi isteğinle seçebilmektir.

Ve asıl özgürlük, içindeki o vahşi atı terbiye edebilmektir.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }