Abdurrahman bin Avf'ın (r.a.) kimdir?

Canıyla malıyla sevgili Peygamberimize hizmet eden Abdurrahman İbn Avf (r.a.) Uhud'da yirmi yerinden yara almış fakat Efendimizin yanından hiç ayrılmayan sahabe Abdurrahman bin Avf'ın (r.a.) kimdir?

Abdurrahman bin Avf'ın (r.a.) kimdir?

Canıyla malıyla sevgili Peygamberimize hizmet eden Abdurrahman İbn Avf (r.a.) Uhud'da yirmi yerinden yara almış fakat Efendimizin yanından hiç ayrılmayan sahabe Abdurrahman bin Avf'ın (r.a.) kimdir?

Medine'ye hicretinde Fahri Kainat (s.a.v.) Efendimiz onu Saîd bin Rebî (r.a.) ile kardeş yapmıştır. Saîd (r.a.) Medine'nin zenginlerindendi. Hemen Abdurrahman bin Avf (r.a.) ile malını, servetini paylaşmak ister. Fakat Abdurrahman (r.a.) ona: "Kardeşim! Allah sana, malına, mülküne, çoluk çocuğuna bereket versin. Sen bana çarşının yolunu göster. Ben orada biraz alış-veriş ile meşgul olur, ihtiyacımı karşılarım" diye cevap verir.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz, Abdurrahman'ın (r.a.) bu sözlerini duyunca pek memnun olur ve ona hayır duada bulunur. Kısa zamanda zengin olan Abdurrahman bin Avf (r.a.): "Taşa uzansam, o taşın altında ya altına veya gümüşe rastladığımı görürüm" der.

UHUD GAZİSİ

Canıyla malıyla sevgili Peygamberimize hizmet eden Abdurrahman İbn Avf (r.a.) Uhud'da yirmi yerinden yara almış fakat Efendimizin yanından hiç ayrılmamıştır. "Ceyşü'l-Usre" denilen Tebük seferi için malının tamamını bağışlamıştır.

Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimizin vefatlarından sonra validelerimizin hizmetlerinde bulunmuş. Bir defasında bağını satıp, parasını annelerimize hediye etmiştir.

Bir defasında da 700 deve yüklü kervanı Medine'ye girince büyük bir gürültü olmuştu. O sene Medine'de kıtlık vardı. Aişe (r.anha) validemiz: Bu ne gürültü? diye sorar.

Abdurrahman bin Avf'ın kervanı geldi. Buğday, un, yiyecek taşıyor, denilince Aişe (r. anha): "Allah onun verdiklerini dünyada bereketlendirdi. Ahiretteki sevabı da daha büyüktür. Resûlullah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini duydum: Abdurrahman bin Avf emekleyerek Cennet'e girecektir."

ALLAH YOLUNDA İNFAK

Bu müjde Abdurrahman bin Afv'a (r.a.) ulaştırılınca, 700 deve yüklü o büyük kervanını Allah yolunda infak eder.

O son derece kerîm idi. Serveti arttıkça cömertliği de o nisbette artıyordu. Allah yolunda dağıtmak onun zevki haline gelmişti. Kalbi, Allah, Resûlullah sevgisiyle dolu, iffetli, merhametli, müşfik ve çok cömertti. Dünyayı ahirete tercih etmemiş, servet ve mal sahibi olmaya ehemmiyet vermemişti. Önce tam Müslümanca yaşamayı her şeyin üstünde tutmuştu.

Hz. Ali (r.a.) onun hakkında Resûl-i Ekrem'den (s.a.v.) "Sen sema ehli içinde eminsin, sen ehl-i arz içinde de eminsin." dediğini duydum der.

Hicretten önce (m. 580) tarihinde doğan Abdurrahman İbn Avf (r.a.) hicretten sonra 31 (m 653)'de 75 yaşlarında vefat etmişlerdir. Cenaze namazını Hz. Osman (r.a.) kıldırmış Cennetü'l-Baki'ye defnolunmuştur. Rabbimizden şefaatlarini niyaz ederiz.

Güncelleme Tarihi: 29 Kasım 2019, 14:37
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5