Akabe Vakfı'ndan İslamoğlu açıklaması! Yine 'özür' yok...

Akebe Vakfı, geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayılan Mustafa İslamoğlu'nun Hz. Hatice hakkındaki maksadını aşan ifadeleri için resmi facebook hesabından açıklamalarda bulundu. Söz konusu açıklamada İslamoğlu'na iftira atıldığı vurgulanırken, maksadını aşan ifade hakkında herhangi bir açıklama yapılmaması dikkat çekti.

Akabe Vakfı'ndan İslamoğlu açıklaması! Yine 'özür' yok...

Sosyal medyada 'Hz. Hatice'ye hakaret' olarak yayılan görüntülerin kırpıldığını belirten Akabe Vakfı, Mustafa İslamoğlu ile Mehmet Okuyan'a iftira atıldığı yönünde bir açıklama yayımladı.

ÇOK DEĞİL SADECE BİR ÖZÜR

2014 yılı Ramazan ayına ait olduğu belirtilen görüntülerin maksadlı bir şekilde sosyal medyaya servis edildiğini belirten vakfın, ''3 çocuklu 2 kocadan arta kalmış'' ifadeleri hakkında herhangi bir açıklama yapmaması dikkat çekti. Vakfın açıklamasının altına yorum yapanlar da 'nahoş' bir ifade olduğunu belirtek, sadece bir özür dilemesinin vicdanları rahatlatacağını vurguladı.

İşte Akabe Vakfı'nın açıklamasının tamamı:

İTİBAR SUİKASTCİLERİ VE MÜFTERİLER İŞ BAŞINDA!

“Hz. Hatice'ye Dil Uzattı” iftirası

Mustafa İslamoğlu ve Mehmet Okuyan hocaların,28.07.2014 Ramazan ayında yaptıkları programdan (arkasını önünü kırpıp) 45 saniyelik bölümü ele alarak, Rasulullah’ın vefakar eşi ve Müminlerin annesi “Hz. Hatice’ye dil uzattı!” başlığıyla sosyal medyaya servis etmişlerdir.

Bu bir iftiradır, aynı zamanda ahlaksız ve çirkin bir davranıştır.

Oysa videoda ilgili kısım dinlenince açıkça görülecektir ki; Nisa suresinin girişindeki (3-10) ayetlerden yola çıkılarak Rasulullah’ın çok evliliği ilmi zeminde ele alınarak “şehvet evliliği” değil “şefkat evliliği” yaptığı Hz. Hatice üzerinden dile getirilmiştir.

Çünkü Müminlerin annesi Hz. Hatice, Allah Rasulü ile evlenmeden önce 2 evlilik geçirmiş, kendisinden yaşça büyük ve üç çocuk sahibiydi. Buna rağmen Allah Rasulü, O hayattayken hiç bir hanımla evlenmemiştir. Meselenin vurgu yapılan tarafı budur.

İzleyeceğiniz videoda iftira tezgahı açıkça anlaşılmaktadır.

Kırpıldığı iddia edilen videonun tamamı:

Güncelleme Tarihi: 29 Temmuz 2019, 23:28
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ertuğrul Tulpar
Ertuğrul Tulpar - 4 ay Önce

Hazreti Muhammed (sav) tek eşlidir!

Psikolog Hüseyin Kaçın

Kadın ve Aşk
Hz Havva zekası ve ruhuyla hayata dokunan ilk insandır. İyi ki eli o yasak ağaca uzanmıştır. İyi ki Hz Adem'in aklını çelmiştir. Böylece hayatın sırrını açığa çıkarmıştır. Aşk ve cinselliği cennetten hediye olarak dünyaya taşımakla görevlendirilmiştir. Allah hayata dair tüm oluşumların nüvelerini kadında gizlemiştir. Bu anlamda kadın hayatın kendisidir. Yüreğinde Hz Havva'ya şükran duygusu beslemeyen insan yücelik mertebesine erişemeyecektir. Kadını yüceltmeyen erkek asla yücelemeyecektir.

Aşk Tek Eşliliktir
Psikolojik açıdan kadın-erkek birlikteliğinde aşk birlikteliği esastır ve aşk tekeşliliktir. Çok eşlilik modern zamanlarda cinsel kimlik bunalımı yada narsist kişilik bozukluğu kapsamında değerlendirilmelidir. Kişilik bozukluğu olan kişiler dini değerleri istismar etmeye yatkın yapıdadırlar. Peygamberler, peygamber olmak bakımından ayrıcalıklı bireylerdir. Peygamberler, sapık ve sapkın toplumları eğiterek öğreterek, bıkmadan usanmadan asla yıpranmadan, haktan ve hakikatten taviz vermeden yeni bir millet oluşturmuşlardır.

Hz. Peygamber yirmi beş yaşındayken Hz. Hatice ile ile evlenmiş ve onun vefatına kadar olan süreçte başka bir evlilik gerçekleştirmemiştir. Hz. Peygamber Hz. Hatice ile tek eşli bir şekilde yirmi beş sene evlilik hayatı yaşamıştır. Hz. Hatice’nin vefatında Hz. Peygamber’in yaşı elliydi. Hz. Hatice’nin vefatından sonra Hz. Peygamber çok fazla üzülmüştü. Bu duruma çare bulmak isteyen Osman b. Maz’un karısı Havle bint Hakim Resullah’a gelerek “ Ey Allah’ın Rasulü! Evlenmeyecek misin?” diye sordu. Hz Peygamber: “ Kimle evleneyim?” diye sorunca Havle: “Dilersen bekar, dilersen dul bir hanımla evlenebilirsin.” dedi. Bunun üzerine Rasullah: “ Bekar kim? Dul kim?” diye sordu. Havle: “Kız olarak, yaratılanlar arasında sana en sevimli olan kişinin kızı Aişe bint Ebu Bekir’dir. Dul olarak ise, sana iman eden ve tabi olan Sevde bint Zem’a’dır.” dedi.

Hz. Sevde Hz. Peygamber ile evlendiği zaman vefat eden eşinden beş veya altı çocuğu da bulunuyordu. Hz. Sevde ve Hz Peygamber evlendiklerinde her ikisi de elli yaşındaydılar ve yaklaşık beş yıllık bir süre tek eşli olarak karı koca hayatı sürdürmüşlerdir. Hz. Peygamber’in çok eşli dönemi elli beş, altmış üç yaş arasını kaplayan sekiz yıllık bir süreçtir.

Bu durumda Hz. Peygamber’in cinsel anlamda çok daha güçlü olduğu bir dönemde yıllarca tek eşli olarak hayatını devam ettirdiği, artık orta yaşında üzerine çıktığı ihtiyarlık devresi diyebileceğimiz bir zamanda çok kadınla eşlilik yaptığı gerçeği önümüzde durmaktadır. Bu sebeple Hz. Peygamber’in çok eşliliği ateist ve oryantalist çevrelerin belirttiği gibi cinsel tatmin ve kadınlara düşkünlük şekilde değerlendirmek onların kendi haset duygularından kaynaklanmaktadır. (Peygamberimizin Hanımları, Recep Erkocaaslan)

"... Sosyal-karşılaştırma kuramından yola çıkan çalışmalar, hasetin kişilerin kendini ve sahip olduğu şeyleri diğerleriyle ya da onların sahip olduğu şeylerle kıyaslama boyutuna odaklanmıştır. Haset temelde yukarı-doğru sosyal karşılaştırmaya dayanır (Smith 193); fakat yaptığımız bütün kıyaslamalarda ortaya çıkmaz. Hasetin ortaya çıkması için kıyaslama yaptığımız kişinin bizden üstün olması, üstün olduğu alanın bizim benlik-algımızda önemli yere sahip olması ve bu kişinin yaş, cinsiyet, meslek gibi alanlarda bizimle benzer özelliklere sahip olması gerekir (Clanton 425; Habimana ve Masse 16). Bu kişi bizimle ne kadar benzerse, haset duygusu o kadar yoğun hissedilir. Örneğin, Takahashi ve diğerleri (938) katılımcılara haset duygusunu tetikleyici nitelikte senaryolar vererek beyin etkinliklerini incelemiştir. Sonuç olarak, katılımcılar senaryodaki kişi kendilerinden üstün olduğunda ve üstün oldukları alan katılımcıların kendileriyle ilişkili bir alan olduğunda yoğun haset hissetmiştir. Katılımcılar, senaryodaki kişi kendilerinden üstün olmadığında veya kendilerini ilgilendirmeyen bir alanda üstün olduğunda ise haset ortaya çıkmamıştır. Bununla birlikte söz konusu durumla ilgili kontrolümüz düşük olduğunda (Van de Ven, Zeelenberg ve Pieters 202) ve ötekinin, sahip olduğu üstün pozisyonu hak etmediğini, yani durumun adil olmadığını, düşünmemiz durumunda da (Smith 183) haset duygusunun daha güçlü ve yıkıcı bir şekilde açığa çıktığı görülmektedir. "

Hz Peygamber'in çok eşlilik kapsamındaki evliliklerinin en önemli hikmetlerinden bir tanesi de Hz. Peygamber'in tüm eşlerinin sahabilerin eğitimine katkı sunmalarıydı. Rasullah'ın Medine'de Mescid-i Nebevi'nin civarında bulunan okulu iki bölümden oluşuyordu. Birisi, erkek sahabilerden oluşan Ashab-ı Suffa Okulu, diğeriyse Hz. Peygamber'in hanımlarından oluşan Ezvac-ı Tahirat Okulu'ydu. Hz. Peygamber'in hanımları Rasullah ile bayanlar arasında arabulucuk vazifesi de görmüşlerdir. Bayan sahabilerin genelde eşleri ile yaşadıkları sorunları Peygamber'e ileterek sorunların çözümünde önemli görevler üstlenmişlerdir.

Bu bilgiler doğrultusunda Hz Muhammet'in evliliklerini değerlendirdiğimizde peygamber olmadan çok önce içinde yaşadığı toplumunda herkesin çok eşli yaşamı seçtiği şartlarda kendisi bilinçli bir insan olarak tek eşli bir hayat sürmüştür. Ateistlerin ve oryantalistlerin Hz. Muhammet'in evlilikleri hakkındaki değerlendirmeleri kendi haset duygularından öte bir anlam ifade etmemektedir. Bu konuda ateistlerin ve oryantalistlerin ucuz ve bayağı düşünceleri kayda değer bir şey değildir. Fakat Hz. Peygamber'in, peygamber olmak bakımından ayrıcalıklı konumunu kendi heva ve hevesleri için istismar eden ve çok eşliliği ''dinin gereğiymiş gibi'' topluma dayatarak kendileri de çok eşlilik yapan sözde dindarlar; ateistler ve oryantalistlerden bu manada daha da tehlikelidirler.

''Çok eşlilik Hz Peygamber'in sünnetidir'' adı altında kendi cinsel kimlik sapmalarını yani narsist kişilik bozukluklarını ''dinin gereği olarak topluma dayatan kişiler'' özetle sapkın ve sapık kişilerdir. İslam'a kafirlerden daha büyük zararı bu sözde dindarlar vermektedir. Bu kişilerin ruhlarında peygamber sevgisi de bulunmamaktadır. Hz. Peygamber yıllarca tek eşli karı koca hayatını aşkla yaşadıktan sonra eşinin vefatından sonra ikinci evliliğini yapmış yüce bir insandır. İslamiyet mensuplarına sadece kadın ve evlilik öneren bir din değildir. İslamiyet mensuplarına Mekke ve Medine ile yetinmeyip Şam'ı, Bağdat'ı, İstanbul'u ve Roma'yı arzulamalarını öneren bir dindir.

Kanımızca Hz. Hatice vefat etmeseydi, Hz. Muhammet evlilik hayatına tek eşli olarak devam ederdi. Peygamberliğinden önce mümtaz bir insan olarak örnek aldığımızda Hz. Muhammet tek eşlilik yapmış bir insandır. Hz. Peygamber peygamberlik görevi gereği bir takım evlilikler yapmıştır oysaki peygamberlik öncesi hayatında Hz Muhammet, sadece Hz. Hatice ile evlilik yapmıştır. Hz. Muhammet ve Hz. Hatice evliliği biz inananlar için ideal bir evliliktir. https://www.habervakti.com/hazreti-muhammed-sav-tek-eslidir-makale,1436.html

KONUŞ BAŞKAN
KONUŞ BAŞKAN - 4 ay Önce

DİYANET İŞLERİ BAŞKANI sen ne işe yararsin. Milyonluk araca binmek midir görevin. Peygamberimizin eşine sövüyor yanyemisin biri, siz tek laf etmiyorsunuz. Allak CC hesabını sizede soracak. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Ihsan
Ihsan - 4 ay Önce

maksadı aşan ifade özür dileriz desde adam olduğunu anlasak demekki ...

SIRADAKİ HABER

banner5