Bin yıllık hesaplaşma, Kıbrıs ve işgal

Kıbrıs ile ilgili açıklamalarıyla dikkat çeken haber sitemiz yazarı Çağatay Özdem, 15 Temmuz'da yaşanan bazı önemli gelişmeleri sıralayarak kaleme aldığı yazısında dikkat çeken ifadeler yer aldı.

Bin yıllık hesaplaşma, Kıbrıs ve işgal

İşte Özdem'in söz konusu yazısı:

141 yıl öncesiydi.

Bir 15 Temmuz günü.

Bir tarafta Sultan II. Abdülhamid, diğer tarafta sömürgeci Britanya’nın büyükelçisi Layard.

Masanın üzerinde duran antlaşma metnine imzalar atılmak üzereydi.

İslam toprağı Kıbrıs’ın kaderinin, maddelere döküldüğü kağıda baktı otuz altı yaşındaki Sultan.

Kraliçe’den güvence istendi ve o an antlaşma metnine bir cümlelik not eklendi.

Sultan, kağıdın sol üst köşesine kendi eliyle düştü o notu:

“Hukuk-i Şahaneme asla halel gelmemek şartıyla muhanedenameyi tasdik ederim."

Ruslar İstanbul’u çevrelemiş, payitaht ile işgal arasında sadece bir saat vardı.

Ayastefanos Antlaşması ile toprakların ciddi bir kısmı kaybedilmişti.

245 milyon altın tazminat ödemeyi kabul etmek durumunda kalan devletin ekonomisi de, hakimiyeti de sallanıyordu.

Rumeli’nin kaybı yetmezmiş gibi; Kars, Batum, Ardahan ve Doğu Bayazıt da Ruslara bırakılmıştı.

O şartlar altında, üs kurma bahanesiyle Kıbrıs’ı talep eden İngilizler, Ruslara karşı Osmanlı’ya yardım etme vaadiyle kiraladılar adayı.

Tabiki bu bir işgaldi.

Sultan da bunun farkındaydı.

İşgalin geçici olması; Kars, Ardahan ve diğer vilayetlerde Rus işgalinin sona ermesinin ardından Kıbrıs’ı Osmanlı’ya geri vermeleri şartıyla ada İngiliz’e kiralandı.

Verilen hiçbir söz yerine getirilmedi.

Ne belirlenen kira bedeli ödendi, ne de Rusların 1918’de, işgal ettiği vilayetlerden çekilmesiyle Kıbrıs Osmanlı’ya iade edildi.

Peki Sultan’ın antlaşma metninde kendi el yazısıyla düştüğü not?..

Ada, Lozan’da adeta unutuldu. Kıbrıs, İngiliz’e bırakıldı.

Fakat gün geldi, Kıbrıs Türkü’nün hürriyet mücadelesine destek verecek Menderes kapısı aralandı Anavatan’da.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5