Bu uygulamalar toplumun temeline konulan atom bombalarıdır!

Eğitimci-yazar Mehmet Emin Sofuoğlu, CEDAW Antlaşması, İstanbul Sözleşmesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi ve 6284 Sayılı Yasası hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Bu uygulamalar toplumun temeline konulan atom bombalarıdır!

CEDAW Antlaşması, İstanbul Sözleşmesi, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi ve 6284 Sayılı Yasa'nın bu milletin temeline konulan atom bombasından daha tehlikeli olduğunu belirten Sofuoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a İstanbul Sözleşmesi'nin iptali için çağrıda bulundu.

İşte Sofuoğlu'nun söz konusu yazısı:

Hukuk, kanunlar, yönetmelikler ve uluslararası sözleşmeler, insanların mutluluğunu sağlamak için yapılmışlardır. 

İnsanların güvenle yaşadıkları sağlıklı bir toplumun varolması ve varlığını devam ettirmesi için de, AİLE kurumunun sağlam ve sağlıklı olmasına bağlıdır. 

Aile demek, vatan demektir. Devletler ancak sağlam aile yapıları ile güçlü olabilirler.

Aileyi oluşturan fertler, aile kurumuna karşı tüm sorumluluk alanlarını saygı, hürnet, şefkat, sevgi, sabır ve sadakat gibi faziletleri bir erdem olarak gören ve bunlarla techiz olmuş fertlerden oluşursa, böyle sağlam temellere oturmuş ailelerden teşekkül edecek millet de, güvenilir, huzur ve selametle yaşanır, insanlığa umut olan hayırlı bir millet olur. 

Sayın Cumhurbaşkanım, 

"En az 3 çocuk istiyorum" şeklindeki teşviklerinizin, 'Milli Güvenliğimizin' bir gereği olduğunun idrakindeyiz. 

Nasıl ki, çocuk olmadan istikbalimiz olmayacak ise, aile olmadan da çocuk olmayacağı açıktır! 

Aileyi koruyamaz, kaybeder isek, hem millet hem devlet olarak geleceğimizi kayberder, hem de insan neslini yok etmeye yönelik yapılan küresel çalışmaların değirmenine su taşımış oluruz..

Bugün küresel güçler, özellikle İslâm dünyasında, insan fıtratına aykırı sapkınlıkları özendirip, maddi ve manevi desteklerle teşvik ediyorlar. 

"Kadına Özgürlük", "Güçlü Kadın, Mutlu Kadın”, Kadınlar Kalkınmanın Öznesi Olacak”, "Kadına Şiddete Karşı..", "Toplumsal Cinsiyet Eşitliği" gibi kavramlarla, bir yandan görsel, yazılı ve sosyal medya ile diğer yandan da bazı siyasi partilerin ve dışarıdan desteklenen belirli sivil toplum kuruluşlarının düzenledikleri çeşitli kültür-sanat(!) etkinlikleri ile, erkeklerin kadınlaşması, kadınların da erkekleşmesi özendirilerek, LGBT sapkınlıkları açıkça destekleniyor ve aile kurumumuz dinamitleniyor..

Bunu da, uluslararası antlaşmalar ve sözleşmeler ile bağlayıcı hale getirip, kendi devlet politikalarımıza baskı kurarak yön vermeye çalışıyorlar..

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5