Hanefi Mezhebi nedir?

Fıkhi Mezheplerden olan Hanefi Mezhebi nedir?

Hanefi Mezhebi nedir?

Fıkhi Mezheplerden olan Hanefi Mezhebi nedir?

Hanefi mezhebi, (Arapça: الحنفية veya المذهب الحنفي) İslam dininin Sünni(fıkıh) mezheplerinden biri Hanefilerin itikatta (inançta) mezhepleri ise Maturidilik olarak kabul edilir. İsmini, kurucusu Ebû Hanife'den (Numan bin Sabit) (699-767) alır. Hanefi mezhebi; daha çok Türkiye, Suriye, Irak, Pakistan, Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan, Kazakistan, Afganistan; Çin'in Sincan Uygur Eyaleti'nde, Kafkaslar ve Balkanlar'da yaygınlık kazanmıştır.  Hanefi mezhebi dört Sünni mezhebin nüfus açısından en genişi. Takipçileri tüm İslam aleminin yaklaşık %56'sını oluşturmaktadır. Hanefilik günümüzde en çok bağlısı bulunan fıkıh mezhebi.

MEZHEBİN KURUCUSU EBU HANİFE'NİN HAYATI

Mezhep ismini aldığı Hanefi mezhebinin kurucusu olan Ebu Hanife'nin asıl adı Numan'dı. Babasının adı Sabit'ti Hicretin 80. yılında doğdu, 150. yılında Bağdat'ta vefat etti En büyük imam anlamında İmam-ı Azam da denilen Ebu Hanife'nin talebeleri, onun rivayet ettiği görüşleri toplayarak sistemleştirdiler, Onun görüşlerinden yeni yeni eserler telif etttiler. Böylece İmam-ı Azam'ın görüşleri bir mezhep halini aldı. Ebu Hanife 18 yıl fıkıh dersi gördüğü  en önemli hocası Hammad b. Ebî Süleyman'ın vefatından sonra Kufe'de ders kürsüsüne oturmuştur.  Devlet kademelerinde görev almayı kabul etmeyen Ebu Hanife, Kûfe'de derslerine devam etti. Halife Ebu Cafer el-Mansur tarafından aralarındaki anlaşmazlık üzerine hapse atıldı. Hapiste öldüğüne dair bilgiler nakledilmekle birlikte, sürgün hayatı yaşadığı Kufe'deki evinde 767 yılında vefat etti.

HANİFE İSMİNE DAİR RİVAYETLER

Birçok kitabında kendisinin sahabeden kimselerle görüştüğü ve tabiinden olduğu anlatılmaktadır. Ebu Hanife künyesiyle ilgili olarak kaynaklarda daha çok, “Hanife”nin o zaman Irak'ta bir çeşit divit olduğu ve Ebu Hanife'nin yanında çoğu zaman divit taşıdığından dolayı bu künyeyle anıldığı zikredilir. Hanîfenin boyun eğen ve dini Allah'a özgüleyen anlamında “hanif” kelimesinin müennesi olduğu veya Ebu Hanîfenin Hanîfe isminde bir kızı olduğu rivayetleri de kaynaklarda geçmektedir. Ebu Hanîfe'nin kaynaklarda Hammad isimli oğlu haricinde kız veya erkek başka bir çocuğunun varlığından söz edilmemektedir.

HANEFİ MEZHEBİNİN GELİŞİMİ

Ebu Hanife Abdullah İbn Mes'ud'dan kendisine kadar gelen zamandaki Irak rey ekolüne bağlı âlimlerin mirasını bir içtihat meclisi niteliğindeki ders halkalarında geliştirip sistematik hale getirmiş, İslam âleminde mensubu en fazla olacak fıkıh mezhebinin ilk temellerini attı. Hanefi mezhebinde Ebu Hanife'nin ders halkalarında yetişen Ebu Yusuf, Muhammed ve Züfer gibi âlimlerin son derece önemli yeri var. Zira bu ilk nesil mezhep âlimleri kendisinden çok fazla kitabın naklolunmadığı Ebu Hanife'nin görüşlerini tedvin ederek, mezhebin görüşlerinin yazılmasında ve sistematik hale getirilmesinde büyük rol oynadılara İlk nesil alimlerinin ve bunu takip eden bir iki asırlık zamandaki Tahâvî, Kerhî, Cessâs, Kudûrî ve Debûsî gibi âlimlerin önemli katkılarıyla mezhep tam olarak oluşmuş ve İslam aleminin değişik yerlerinde görüşleri hızlı bir şekilde yayılmıştır. Ebu Yusuf'un Abbasiler devrinde kadı'l-Kudat'lık makamında bulunması mezhebin resmi bir nitelik kazanmasına neden olmuş, aynı şekilde İslam tarihindeki en uzun ömürlü devletlerden Osmanlı Devleti'nin de resmi mezhebinin Hanefi mezhebi olması mezhebin yayılmasına hizmet etmiştir.

Hanefi mezhebi meselelerin çözümünde nasların yani  İslam fıkıhında Kur'an'da yer alan ayetlerin ve peygamberin söylediği sözlerin yanında reye de  yani anlama, yorumlamaya da yer vermiştir, Böylece naslar ile rey arasında makul denge kurmaya çalışması, toplumsal bir meselede  insanlar için en uygun olanını tercih etmesi yani istihsan metoduna sıklıkla başvurması gibi özellikleriyle diğer mezheplerden ayrılmaktadır. Hanefî mezhebinde diğer mezheplerden farklı olarak mezhep kitaplarında, farazî fıkıh meselelerine de yer verilerek teorik fıkhın ve fıkıh biliminin metodolojisi olan fıkıh usulünün gelişmesine büyük katkı sağlanmıştır.

HANEFİ KELİMESİNİN KÖKENİ VE ANLAMI

Mezhebin ismi kurucusunun künyesi olan Ebû Hanife'den gelir. Hanife sözcüğü hanif kökünden gelir. Hanif sözcüğü İslam öncesinde Allah'ın birliğine inanan ve İbrahim'in dininden olanları tanımlamakta kullanılırdı. Fakat Ebû Hanife'nin bu künyeyi nasıl aldığı konusunda çeşitli tartışmalar mevcuttur. En çok kabul görmüş açıklama, hanif sözcüğünün kullanımlarından olan "İslam'a kuvvetle bağlı olan kişi" anlamında, Ebu Hanife'nin İslam'a fazlasıyla bağlı olduğunu belirtmek için verildiği yönündedir. Kesin olan şey, mezhebin ismini kurucusundan aldığıdır.

HÜKÜM ÇIKARMA

Hanefi mezhebinde bir konuda hüküm çıkarmak için önce "kitap"a (yani İslam'ın kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim'e) başvurulur. Kitapta bir delil bulunamazsa hadislere bakılır. Hadisler'de yoksa sahabenin birinin görüşü temel alınır. Sahabe sözünde de bir cevap bulunamazsa en son kıyasa başvurulur.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5