banner29

HDP'li vekil 500 yıllık caminin konak olduğunu iddia edip, 'Aleviler asimile edilmeye çalışılıyor' dedi

Sivas’ın Şarkışla ilçesinde 15. yüzyılda yapıldığı tahmin edilen Hardal Köyü Camii'nin restore edileceğinin açıklamasının ardından HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Alevilerin asimile edilmeye çalışıldığını öne sürerek, söz konusu yapının cami olmadığını iddia etti. Kenanoğlu'nun tam aksine minber, yapının girişindeki ve mezar taşlarındaki yazılar cami olduğunu kanıtlıyor.

Dosya 03.11.2020, 15:03 03.11.2020, 16:27
HDP'li vekil 500 yıllık caminin konak olduğunu iddia edip, 'Aleviler asimile edilmeye çalışılıyor' dedi

HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Sivas'ın Şarkışla ilçesinde Alevi köyü olarak bilinen Hardal Köyü'nde bulunan tarihi caminin, konak olduğunu iddia ederek Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne devriyle ilgili sorular yöneltti. Söz konusu soruların ardından eserin cami olduğu ve konak olmadığı ortaya çıktı. 

EN SON 1653 YILINDA RESTORE EDİLDİ

Sivas Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 18.06.2009 tarih ve 92 sayılı kararıyla tescillenen Hardal Camii’nin 1653 yılında Akkaş oğlu Ahmet tarafından restore edildiği belirtilmektedir. Hardal Köyü'nün Anadolu Selçukluları döneminde kurulduğu, Kadı Burhanettin Devleti denetimine girdiği, Timur’un Anadolu’yu istilası sırasında Yıldırım Bayezid’in oğlu Şehzade Ertuğrul’un askerlerine talim ve konaklama yaptırdığı, 4. Murad’ın İran seferi sırasında ise askeri kışla olarak kullandığı rivayet edilen bir yerleşke olarak biliniyor. Köyde yıllara meydan okuyan, beden duvarlarının yarısı ve üst örtüsü tamamen yıkılmış, duvarları kesme taşlarla çevrili, derinlemesine dikdörtgen planlı ve içerisindeki ahşaplar hesap edildiğinde ahşap direkli, ahşap tavanlı olduğu düşünülen caminin Selçuklu mimarisine uygun olarak yapıldığı belirtiliyor. 

HDP'li vekil Kenanoğlu'nun aksine sanat tarihçisi Prof. Dr. İrfan Yıldız'ın çevirisine göre caminin girişindeki kitabede;

''Şefaat Matlabu niku rahmet.

Bina-ı camiin tecdidi asarı Akkaşzade Ahmed.

Dedi hem üçler yediler kırklarla tarihi,

Erişip lütfü rabbani dü cihanda ey ahi.''

ifadeleri yer almaktadır.

CAMİ 15. YÜZYILDA YAPILDI

Osmanlı alfabesinden Latin alfabesine çevrilen kitabeyi tercüme eden Yıldız, ''Şefaat isteği eserleri iyi rahmettir. Cami binası Akkaş oğlu Ahmet tarafından yenilenmiştir. Üçler yediler kırklarla şöyle dedim. Ey kardeş Allah'ın lütfu iki dünyada da ulaşır. Kitabenin caminin tamir kitabesi olduğu ikinci mısradaki 'binai camiin tecdidi' ifadesinden net olarak anlaşılmaktadır. Üçüncü mısrada yer alan “üçler, yediler,  kırklarla”  ifadesi bir sonraki mısrada geçen kelimelerin ebced karşılığı bulunan rakam (3+7+40= 50) sayısının eklenmesi içindir. Son mısradaki “İrişüb lutf-ı  Rabbânî  dû-cihânda  ey  âhi”  cümlesinin  ebcedle  karşılığı  1613  tarihini vermektedir. Bu rakama “üçler, yediler, kırklarla” ifadesinin işaret ettiği 50 rakamı da eklendiğinde bu tamirin 1653’de gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Kitabeden  anlaşıldığı gibi cami  1653 yılında onarılmıştır. Bu bize caminin 1653 yılından önce inşa edildiğini göstermektedir. Buradan hareketle yapının 15. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilmektedir.'' ifadelerini kullandı.

'ESKİ KONAK CAMİ YAPILIP, ALEVİLER ASİMİLE EDİLİYOR' İDDİASI

Sosyal medyada yayınladığı videoyla da girişimin durdurulması gerektiğini ifade eden Kenanoğlu, Ersoy'a şu ifadeleri kullandı: "Geçmişi binlerce yıl öncesine dayanan bu yerleşim bölgesinde yer alan söz konusu binanın tarihi geçmişi arkeologlar/bilim insanları tarafından araştırılmış mıdır? Yüzyıllardır Alevi yerleşim yeri olan, türbe, aşıklar, ozanlar, türbeler, tekkeler diyarı olan ve Hardal köylüleri tarafından Akkaşoğlu Konağı denilen (yalnızca Konak olarak da anılır) ancak ne amaçla kullanıldığı tam olarak bilinmeyen bu binanın cami olduğuna nasıl karar verilmektedir? Yazıtlarında dahi Alevi öğretilerinden izler bulunan, yine yüzyıllardır Alevilerin yerleşim yeri olan bir bölgede bulunan ve geçmişi belki de binlerce yıl öncesine dayanan bu çok eski yapıtın cami olarak restore edilmesinde ısrar edilmesinin gerekçesi nedir? Mülkiyeti Hardal köyüne ait olan 141 ada 1 parselde kayıtlı söz konusu taşınmazın Hardal Köylülerinin itirazına rağmen, bedelsiz olarak Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesinde neden ısrar edilmektedir? Alevi kurumlarının, Alevi köylerine cami yapılması girişimlerinin Alevilerin asimilasyonuna yol açtığını belirtikleri halde, bu devir işlemi ve akabinde cami restorasyonunun da bu asimilasyona hizmet edeceğinin bilinmesi ve köylülerin itirazına rağmen eski bir konağın cami olarak restore edilmesinde neden ısrar edilmektedir?"

Habervakti

Yorumlar (2)
cafer 7 ay önce
Ben hardallıyım burası yavuzun ve kanuninin zulmunden kaçanların sığınağı olmuştur.köyümüzde TÜLCE BABA HAKKI BABA TEKKESİ GÜL DEDE AĞ BABA SULTAN MURAT GİBİ ZİYARETLER VARDIR ayrıca yer altına doğru on iki merdiven bulunmuştur hardal kalesi ve kızlar kalesi gibi tarihi yerler arkeolojik olarak kazıyı bekliyor adı geçen akkaşoğulları alevidir hiç bir alevi cami yapmaz alevilerin ibadet yeri cem evidir cami değil .düzmece tarihsel ifadelerle algı üzerine operasyon yapmayın.ayrıca bu zihniyettekilerle mahkemede hesaplaşacağız
cafer 7 ay önce
hardal köyünden bu konuyla ilgili bilgisi birikimi olmayan muhtar ve iki azayı kandırarak tapuyu sivas vakıflar il müdürlüğüne devrettirmişlerdir .dilerim hiç mahkemeye gerek kalmadan tapuyu sahiplerine iade ederler camiyide yakındaki sünni köylerden birine yapsınlar alevileri yok sayarak asimile etmeye çalışarak elinize bir şey geçmez .bilisel yol ve yöntemleri kullanarak ülkeyi ekonomik olarak güçlendirmenin yoluna bakın
Günün Anketi Tümü
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?
Yeni bakanlar kurulu kurulmalı mı?