banner30

banner29

İngilizlerin çektiği Hz. Fatıma filminin amacı ne? Bülent Deniz sordu, Ahmet Turgut cevapladı...

İngilizlerin çektiği ve Hz. Fatıma'nın hayatını anlattığı öne sürülen filmde İslami değerlerin hedef alınarak algı operasyonu yürütülmeye çalışıldığı belirtildi. Söz konusu filmle ilgili tüm detayları yazar Ahmet Turgut, Habervakti Genel Koordinatörü Bülent Deniz'e anlattı.

Dosya 01.01.2021, 23:08
İngilizlerin çektiği Hz. Fatıma filminin amacı ne? Bülent Deniz sordu, Ahmet Turgut cevapladı...

İngilizlerin çektiği ve Hz. Fatıma'nın hayatını anlattığı öne sürülen filmle ilgili detayları Habervakti Genel Koordinatörü Bülent Deniz, yazar Ahmet Turgut'a sordu. Turgut film üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıyla ilgili tüm detayları Habervakti ile paylaştı.

İşte o röportajın tamamı:

SORU: 2005 yılında Danimarka’yla başlayan karikatür krizi, son yıllarda Fransa’yla devam etti. Peygamber Efendimizi (sav) tasvir eden o edepsiz karikatürleri protesto için birçok Müslüman ülkede gösteriler düzenlendi. Boykot kampanyaları gündeme geldi. Buna rağmen şimdi de İngiltere, İslam Dünyası’nın damarına basmaya hazırlanıyor. Üstelik karikatürden de öte doğrudan bir sinema filmiyle Resûlullah’ı (sav) ve İslam Tarihi’ni ekrana taşıyorlar. Sizce neden yoğunlaştı böylesi proje tacizler? Aralarında bir ilişki olduğuna inanıyor musunuz?

CEVAP: 21. asrın başında “El-Kaide” isimli bir terör markası üretmişti Batı. Tetikçilerin genellikle Arapça konuştuğu ama üst kadronun İngilizce-İbranice düşündüğü bir vahşet çetesiydi. Güya Allah adına katliamlar yapıyorlardı. O örgütün dünya galasını “11 Eylül, İkiz Kuleler Saldırısı” olarak izlemiştik. Bu ilk örgütün bir görevi de “Allah” lafzının bizdeki temiz imajını kirletmekti. Nitekim Arap Baharı denilen süreçte El-Kaide tetikçileri tekbirler getirerek kafa kesiyorlar ve görüntüleri internete yüklüyorlardı. “Allah-u Ekber” sözünü, zalimlerin içini titreten bir söz olmaktan çıkartıp adeta bir vahşet anonsu haline getirmişlerdi.  

El-Kaide markasıyla işi biten ABD-İngiliz-İsrail ekolü, Usame bin Ladin’i vitrinden indirip Ebubekir el-Bağdadi’yi vitrine çıkardı. El-Kaide’nin yerine “IŞİD” yahut “DAEŞ” denilen yeni terör markasını tedavüle sürdü. Sembol olarak Peygamber Efendimizin (sav) mührünü kullanan yeni örgüt bu kez Resûlullah’ın (sav) insanlar indindeki imajını nefret-vahşet parantezine indirmeye çalıştı. 
Nitekim yeni terör markasının dünya galası, Paris’teki “Charlie Hebdo Baskını” oldu. Batı kamuoyları Hz.Muhammed (sav) adına sanata ve sanatçılara karşı katliamlar yapıldığına inandırıldı. Müslüman kamuoylara IŞİD üzerinden verilen mesajlardan biri ise Sünnet-i Seniyye’nin IŞİD’den sorulacağıydı. Saç sakaldan kılık kıyafete değin IŞİD profili, Sünnet-i Seniyye’nin prototipiymişçesine pazarlandı. Keza IŞİD, katlettiği tüm Müslümanları sünnet düşmanı ilan ediyordu.

SORU: İngilizlerin çektiği filmin de aynı amaca mı hizmet ettiğini düşünüyorsunuz?

CEVAP: Evet. Film, IŞİD’in Orta Doğu’da yaptığı zulümlerle başlıyor. Haber bültenlerinden aşinası olduğumuz görüntüler eşliğinde özellikle Şii kadınların ve çocukların uğradığı vahşetler konu ediliyor. “14 asır önce de her şey aynıydı” mesajı eşliğinde adeta IŞİD’in ruh ataları deşifre ediliyormuşçasına erken dönem İslam Tarihi’ne geçiş yapılıyor. Resûlullah’ın (sav), Hz.Fatıma (rha) dâhil Ehl-i Beyt’in, Ashab-ı Kiram’ın gösterildiği sahnelerin ardınca filmin asıl fitnesinin ekildiği sekans başlıyor. Hz.Fatıma’nın evinin sahabeler tarafından ateşe verildiği hatta Hz.Ömer’in (ra) zorla eve girip Hz.Fatıma’yı tokatlayıp darp ettiğine dair sahneler gösteriliyor. Herhangi bir Sünni’nin ve dahi Ehl-i Sünnet tarih yazımının asla kabul edemeyeceği vahşet sahneleri eşliğinde izleyicilere şu mesaj yükleniyor: “IŞİD’in ağa babaları, ilk halifelerdir.” IŞİD’i Ehl-i Sünnet ve Ehl-i Sünnet’i IŞİD gösterme çabası, tahmin edileceği üzere ancak IŞİD’in işine yarayabilecek bir iftira… Bunu bir kenarda tutup asıl uyandırılmak istenen fitneye dönelim yeniden!
Hz.Fatıma, Ashab-ı Kiram tarafından haşa dövülüp darp edildi mi? Az evvel vurguladığımız gibi Sünni tarih yazımı böylesi bir iddiaya asla geçit vermiyor.
Peki, Şii tarih yazımı-okuması ne diyor bu hususta? Geleneksel olarak Şii kültür, Hz.Fatıma’nın evine bir saldırı yapıldığını iddia ediyor. Kimileri filmde gösterildiği gibi yangın çıkarıldığına ve zorla içeri giren sahabelerin Hz.Fatıma’yı darp ettiklerine ve hatta Hz.Fatıma’nın bu yüzden vefat ettiğine inanıyor. Kimi Şiiler ise Hz.Ali (kv) sağken ve hatta o esnada evin içindeyken kimsenin böylesi bir zulme kalkışamayacağını, birileri böylesi bir iş denese bile Sahib-i Zülfikâr’ın onları durduracağına inanıyor. Nitekim burayla ilgili iddia ve reddiyeler tarihçilerin ve âlimlerin konusu ola gelmiş.
Filmde Şii kültürün bile kendi içinde tartışa geldiği bir iddia, en sert yorumuyla doğrudan ekrana taşınıyor ve başta Hz.Ömer ölmek üzere Ashab-ı Kiram, IŞİD’in öncülleri olarak lanse ediliyor.

SORU: Şii otoritelerin filmle ilgili yorumları neler?

CEVAP: İran’dan, Irak’tan, Lübnan’dan birçok Ayetullah, bu filmin Sünniler ile Şiiler arasında sorun çıkarmak için çekildiğini söylüyor. Keza bu filmi izlemenin ve izletmenin haram olduğuna dair fetvalar verildi. Sanırım ilk fetvayı, Ayetullah-ı Uzma Mekarim Şirazi verdi. İran’ın Yüksek Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani de resmi bir açıklamayla filmi kınadıklarını ve İngiltere’nin Müslümanlar arasında yeni gerginlikler ve çatışmalar çıkarmak istediğini söyledi.  

SORU: Filmin mutfağında kimler var?

CEVAP: Filmin yapımcısı “Enlightened Kingdom” isimli bir şirket. Şirketin doğrudan İngiliz Kraliyet Ailesi’ne ait olduğu söyleniyor. Zaten IMDB’de filmin menşei, “United Kingdom” yani İngiltere olarak kayıtlı. Filmin yönetmeni, “Eli King”. Hollywood’dan bir isim. IMDB’deki biyografisinde Avustralya doğumlu olduğu yazılı. Hz.Ali’yi (kv) ve Hz.Fatıma’yı (rha) oynayan oyuncular İngiltere’den… Filmin senaristi, “Yasir el-Habib” adında İngiltere’ye sığınmış Kuveytli bir aktivist. Yazdığı senaryo için “Fatıma’nın anlatılmayan hikâyesi” adını vermiş.  20 Milyon doların üzerinde bir bütçeyle çekilen filmin ilk trailer ve fragmanları yayınlandı. Şimdiden milyonlarca izlenirliğe ulaşmış durumda.  Sünni yahut Şii, herhangi bir Müslüman ülkede sinema salonlarında oynatılması imkân dışı görünüyor. Nitekim genel kanaat; Netflix, Youtube misal alternatif mecralarda gösterime sokulacağı yönünde…

SORU: Kaos ve kavga çıkarmak isteyen çevreler bu film üzerinden neler deneyebilirler?

CEVAP: Film, İngiliz yapımı olmasına rağmen IŞİD’i besleyen çevrelerce “Şiiler Ehl-i Sünnet’e saldırıyor” kampanyası için kullanılabilir. Keza Mecid Mecidi’nin Resûlullah’ın (sav) çocukluk yıllarını konu edinen gayet eli yüzü düzgün filminden dolayı bir kaşık suda nice fırtınalar çıkarıldı. Sünnici radikallerin film nedeniyle Şiilere gösterdikleri tepkilere, Şiici radikaller de aynıyla tepki verecektir. 
Filmin mecrasının doğrudan internet ortamı olması, bu film üzerinden Şiici ve Sünnici trollerin harekete geçirilmek istendiğini gösteriyor. Nitekim diğer mezheplerdeki Müslümanlar için nefret kusan Sünnici veya Şiici trol hesaplara karşılıklı görsel malzeme hazırlayan Hollywood stüdyolarına dair ABD medyasında bile birçok haber çıkmıştı.
Bu noktada şunu da hatırlamakta fayda var. İngiliz medyası son yıllarda mükerreren bir haber yaptı. İddiaya göre Kraliçe Elizabeth, Evlad-ı Resûl’müş. Öyle ki; Kıbrıslı bazı vaizler, Kraliçe’den “Seyyide Elizabeth” olarak bahsedebiliyorlar. Bu durum bir asır evvel Lawrence’in dikte ettiği “Kraliyet Ailesi aslında Müslüman. Ama şimdilik gizliyorlar” propagandalarını akla getiriyor. Öylesi propagandalarla Bedevi aşiretleri Osmanlı’ya karşı ayaklandıran İngilizler, şimdi çıtayı daha da artırıp kendilerinin Evlad-ı Resûl olduğunu söylüyorlar. Bakarsınız, Kraliyet Ailesi’nden biri Halife olduğunu dahi iddia eder yakında. 

SORU: Son olarak neler eklemek istersiniz?

CEVAP: İngilizler, Hindistan’ı yönetirken Kurban Bayramları geldiğinde en efdal kurbanın inek olduğunu söyletirlerdi kendi vaizlerine. Koyun veya keçiden kurban kesilemezmişçesine ille de inek kesmeye yönlendirirlerdi Müslümanları. Müslüman mahallesinde inek kesildiğini duyan Hindular da Müslümanların canını yakacak işlere girişirlerdi. Şu an bize neredeyse komedi gibi gelen usuller kullanarak bölge insanlarını birbirlerine düşürüyor, sonra da hakem pozisyonu alıp Hindistan’ı yönetiyorlardı. 21. asırda aynı bayağı numaraları bize yapıyorlar ve maalesef yiyoruz. Rabb-i Rahim, İslam düşmanlarının oyunlarına karşı basiretini ve uhuvvetini yitirmeyen kimselerin yar ve yardımcısı olsun! “Bir bahane çıksa da birbirimizi yesek!” diye bekleyen kindar ahmaklara da akl-ı selim nasip etsin!   

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Türkiye erken seçime gitmeli mi?
Türkiye erken seçime gitmeli mi?