Mustafa İslamoğlu, Diyanet'in açıklaması için ne dedi?

''Hz. Hatice annemizle alakalı'' ifadelerim bağlamından koparılarak hakkımda aleyhte propaganda başlattılar'' diyen Mustafa İslamoğlu günlerdir Türkiye gündeminden düşmüyor. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın bile meseleye ilişkin açıklama yapmak durumunda kalmasına rağmen İslamoğlu'nun; ‘’2 KOCADAN ARTA KALMIŞ!’’ sözlerine ise tatmin edici bir açıklama yapmamasına vatandaş tepki göstermeye devam ediyor. İslamoğlu bugün bir açıklama daha yaptı ama tepkilere sebep olan ifade ile alakalı izahatı yine dile getirmedi.

Mustafa İslamoğlu, Diyanet'in açıklaması için ne dedi?

2014 yılında Hilal TV'de Hz. Hatice hakkında '2 koca artığı' ifadesini kullanarak hassasiyet gözetmeyen bir dil kullanan Mustafa İslamoğlu'nun görüntüleri geçtiğimiz günlerde sosyal medyada hızla yayılmış ve eleştiri konusu olmuştu. Kendisini bu konu üzerinden eleştirenleri troll ve çomarlıkla suçlayan İslamoğlu, söz konusu gaf hakkında herhangi bir açıklama yapmadan provokasyonla karşı karşıya kaldığını belirtmişti. Kendisine yapılan 'özür yada izahat' çağrılarına kulak tıkayan İslamoğlu, Diyanet'in açıklamasının hemen ardından bir açıklama daha yaptı ama kendi kullandığı ve tepki çeken ifadeleri için izahatta bulunmadı.

HER ŞEYİ DEDİ AMA ...

İslamoğlu facebook hesabından yaptığı açıklamayla ne demek istediğini izah etti, Hz. Hatice'ye hürmetini belirtti, 'montaj yaptılar, kırptılar, hedefe kondum' dedi.  Nedense  ‘’2 KOCADAN ARTA KALMIŞ!’’ kelimesini ''ARDA KALAN'' diye ifade etti . Özellikle isim belirtmeden bir cemaatin paralelleştiğini ima etti. Diyanetin açıklamasını eleştirdi. Kendine yapıldığını düşündüğü ''operasyonla etki altında kalanlar'' için dahi olsa masumane TEPKİ gösterenlere yönelik bir izaha girmeyerek tartışmaların önüne geçmeyişi ile akıllarda soru işaretleri bıraktı.

Son olarak İslamoğlu, Diyanet'in açıklamasının ardından sosyal medya hesabından şu açıklamayı paylaştı:

DİYANET NEYİ AÇIKLADI?

Bir tarikatın müritleri, uzun bir süredir örgütlü ve periyodik linç operasyonu yürütüyor.
Bu tarikatın bir başbayisinin ‘atlı parodisi’ sosyal medyanın diline düştü. Kurtuluşu yeni bir linç operasyonunda buldular.
Lince meze malzemeleri ise 2014 Ramazan’ı “İftar Saati” konuşmam. Bu konuşma beş yılda 54.000 kez izlenmiş ve bize ulaşan bir itiraz olmamış.
https://www.youtube.com/watch?v=ScOPLUkkN3o

Konuşmanın konusu, Hz. Peygambere sık yapılan “şehvet delisi” iftirasını çürütmek. Anafikri şu: PEYGAMBERİN ÇOK EVLİLİĞİ ŞEHVET DEĞİL ŞEFKAT EVLİLİĞİYDİ.
Buna Hz. Hatice ile evliliği örnek veriliyor ve deniliyor ki: Sevgili Peygamberimiz eğer şehvet evliliği yapmış olsaydı, hayatının en delikanlı çağında, kendinden yaşlı, iki kocadan ARDAKALMIŞ çok çocuklu bir dul ile o ölünceye dek 25 yıl tek eşli kalır mıydı?
Böyle bir peygamber savunusundan Hz. Hatice’ye hakaret çıkarmak için sarıldıkları ARDAKALMIŞ kelimesi, cahiliyenin o günki dula bakışaçısını ve Nebi’nin “şehvet delisi” olmadığını ispat için gerekli bir tasvirdi.
Linç ve iftira operasyonunun başarılı olması için video öyle bir yerinden kesilmeliydi ki, hemen önünde ve ardında Hz. Hatice için kullanılan mükerrer “hazreti”, “annemiz”, “validemiz” vb. gibi saygı ifadeleri gözükmesin. Öyle de yapıldı. İki saatlik PEYGAMBER SAVUNMASIna dair bir konuşmadan, her mü’min gibi benim de baştacım olan, çok sevdiğim ve bu yüzden ilk kızıma adını verdiğim “HZ. HATİCE’YE HAKARET ETTİ” iftirasına malzeme çıksın. Ve kendilerine servis edilen iftiraya inanmaya hazır ‘kütle’ linç için bilenmişti. Ağzı açılmamış küfürler, tekfirler, ölüm tehditleri, silah resimleri, “adresini verin öldüreyim” diyecek kadar gözüdönmüş katil adayları sıraya girdiler. Habib Neccar, Hypatia, Taberi, Ferhunde gibi sayısız linç maktulünün katillerini de bu sayede hatırlamış olduk.

Gelelim Diyanet’in açıklamasına:
https://www.diyanet.gov.tr/…/K…/Detay/25824/basin-aciklamasi
Açıklamayı kim kaleme aldıysa, çok kötü kaleme almış. Adil, dürüst, doğru bilgiye dayalı, hakşinas değil.
Hem davuluna hem kasnağına vuran, ne şişi yakan ne kebabı söndüren suyuna tirit bir açıklama.
Açıklamanın tek iyi tarafı, küfürbaz müftü ve imam için gereğinin yapılacağının söylenmesi. Amacı “nefis terbiyesi” olarak lanse edilen tarikatın kendine bağlı insanları nasıl insanlıktan çıkarabileceğinin örneğini de bu sayede görmüş olduk.
Kötü tarafı, olmayan bir “HZ. HATİCE TARTIŞMASI” üzerine bina edilmesi. Allah aşkına, yaptığım iftar konuşmasının 4 dk’lık bölümünü yayınladım. Nerde Hz. Hatice tartışması? Allah Rasulü’ne yapılan iftirayı püskürten bir konuşmayı “Hz. Hatice tartışması”na dönüştürmek Diyanet’e yakışıyor mu? Açıkça olayı özetleyip, linççilere “Bu Peygamberi savunan bir konuşma, Hz. Hatice’ye hakaret yok” demeye engel nedir? Tarikat baskısı mı?
Bu operasyona ‘kütle’ desteği veren tarikatın uzun süreden beri Diyanet içinde paralel yapılanma içinde olduğu kamuoyunda biliniyor. Merak edilen şu: Diyanet önceki paralel yapılara yaptığını bu tarikata da yapıp kulağının üzerine yatacak mı? Görmedim-duymadım oyununu oynayacak mı? Bu ülkenin duyarlı tüm kesimlerini bu vesileyle uyarıyorum: İş işten geçmeden, başta Diyanet olmak üzere devlet birimlerinde gayr-ı meşru paralel yapılar oluşturan tüm oluşumlara dur denilmeli. Yoksa bir PARALEL YAPI gider yenileri gelir. ‘TC’nin açılımı “TARİKAT CUMHURİYETİ” olmamalı uyarımı yineliyorum.
Diyanet’in daha önce dinin temel ilkelerine yönelik şu tür saldırılarda da açıklama yapmasını gönül isterdi:
- “Kur’an müslümanlığı diye bir sapıklık çıktı”
- “Peygamber eşittir Allah, fazladan eti-kemiği var.”
- “Neye taparsan tap sonuçta Allah’a tapmış olursun”
- “Buhari çökerse İslam çöker.”
- “Allah ete kemiğe büründü, şeyhim suretinde göründü.”

Diyanet’ten açıklama yapma titizliğini dinin temel ilkelerine yönelik bu tip saldırılarda da beklerdik; elbette kimsenin inanma - inanmama özgürlüğünü elinden almadan.
Bu örgütlü linç güzel şeylere de vesile oldu:
1 Her kesimden akıl, insaf ve vicdan sahibi kalem ve fikir erbabının “faziletliler ittifakı” benzeri dayanışmasına
(Hepsine müteşekkirim);
2 Daha önce zulüm, linç ve tehdide maruz kalanların bundan böyle benzer kötülüğe sessiz kalmayacaklarına;
3 İyilik ve kötülüğün, fazilet ve reziletin hiçbir kesime özgü olmayıp her kesimden kötülerin ve müptezellerin çıkacağını, her mahalle kendi müptezelini dışlarsa toplumsal kalitenin artacağına vesile oldu.
Her inanç ve fikrin özgürce söylenmesine evet!
İnsani ve ahlaki sınırlar içinde fikri eleştiriye, ilmi tartışmaya evet!
İftiraya, tehdide, hedef göstermeye, algı operasyonuna, fikir ve inanca yönelik kaba kuvvete, yasağa, susturmaya hayır!
Dinli-dinsiz, Sünni-Şii, sufi-selefi her türlü örgütlü-örgütsüz lince hayır!
Kamuoyuna saygılarımla

Güncelleme Tarihi: 31 Temmuz 2019, 00:32
YORUM EKLE
YORUMLAR
Aslı yasar
Aslı yasar - 12 ay Önce

Bence savunma gayet başarılı ,ancak sizi her dinlediğimde egonuzun çok yüksek olduğunu düşünüyorum.Karşinizdakileri hep eziğinizi farkediyorum

Aydın Albayrak
Aydın Albayrak - 8 ay Önce

ManşetGündemDünyaSporEkonomiTeknolojiHayatTarihRamazanYazarlarVideoFoto GaleriBilgi KartlarıİnfografikSon Dakika
Politika
Yerel Haberler
3. Sayfa
15 Temmuz Darbe Girişimi
Eğitim

ANKARA
Diyanet’ten İslamoğlu’na edep uyarısı
Hazreti Hatice validemiz için kötü sözler sarf eden Mustafa İslamoğlu’na, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan sert tepki geldi: “Hatice validemizin asaleti, iffeti ve saygınlığı ile yaşadığı toplumda herkes tarafından kabul edilen asil ve güzide bir hanımefendidir. Herkes İslam’ın örnek şahsiyetlerinden bahsederken daha dikkatli olmak ve İslam’ın edep ve nezaketine uygun davranmak zorundadır.”
Haber Merkezi 31 Temmuz 2019, 04:00 Yeni Şafak
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
BEĞENDİM
YORUM

KAYDET

PAYLAŞ
Hz. Hatice validemiz için kötü sözler sarf eden Mustafa İslamoğlu’na, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan sert tepki geldi. Başkanlıktan yapılan açıklamada, son günlerde Hazreti Hatice ile ilgili kamuoyunda yer alan tartışmaya işaret edildi Hatice validemizin asaleti, iffeti ve saygınlığı ile yaşadığı toplumda herkes tarafından kabul edilen asil ve güzide bir hanımefendi olduğu belirtildi.


Ali Erbaş
FEDAKARLIĞIN VE İFFETİN SEMBOLÜ
Hazreti Hatice’nin İslam’ın zor ve sıkıntılı geçen ilk yıllarında daima Hazreti Muhammed’in (SAV) yanında olduğu ve yürekli bir hanım olarak bütün imkanlarıyla onu desteklediği kaydedildi. Açıklamada, şu değerlendirmede bulunuldu: “Hazreti Hatice, aile olmanın şeref ve sorumluluğunu omuzlamış muazzez bir isimdir. Müminlerin annesi olarak tarihimiz boyunca bütün Müslümanlar tarafından büyük bir saygı, hürmet, muhabbet ve minnetle anılmıştır. Dolayısıyla amacı, niyeti, bağlamı ne olursa olsun, iffet ve fedakarlığın sembol ismi, mümin yüreklerin ortak sevgisi, Peygamberimiz’in her daim övgüyle andığı eşi Hazreti Hatice validemize dair beyan ve yaklaşımlarda en küçük bir nezaketsizlik, dikkatsizlik yapılamaz. Onun Peygamber Efendimiz’le evliliğinden önceki ve sonraki hayatı, şahsiyeti ve hatırası hakkında özensiz ve saygısızca konuşulamaz. Bu bağlamda herkes, gerekli hassasiyeti ve duyarlılığı göstermek, kullandığı kelimelere dikkat etmek, İslam’ın örnek şahsiyetlerinden bahsederken daha dikkatli olmak ve İslam’ın edep ve nezaketine uygun davranmak zorundadır”

GEREKEN İŞLEMLER YAPILACAK
“Herhangi bir meselede tepki vermenin ve kanaat belirtmenin en temel ilmi ve ahlaki prensibinin, “konu bütünlüğü içinde ele almak ve objektif bir yaklaşımla doğru anlamak” olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Doğruya ulaşma ve hakikati muhafaza etme adına eleştiriyi önemli bir değer kabul eden İslam düşüncesi, eleştiri ahlakını da eleştirinin kendisi kadar önemli görmüştür. Dolayısıyla eleştiri adına, hakaret içeren ifadeler, kaba ve çirkin cümleler asla yüce dinimiz İslam’ın ahlak anlayışıyla bağdaşmaz. İslam’ın ilke ve değerleri, örnek şahsiyetlerin güzide ahlakı, müminlerin annelerinin asil hayatları edep dışı ifadelerle hem anlatılamaz hem de savunulamaz. Bu bağlamda nezaket ve eleştiri sınırlarını aşarak kaba ve yakışıksız ifadelerde bulunan Başkanlığımız mensuplarıyla ilgili de gereken işlemler yapılacaktır.” Açıklamada İslam’ın ilkeleri ve sembol şahsiyetleriyle ilgili konuşurken ve söz konusu değerleri savunurken hürmetli, dikkatli ve özenli hareket edilmesinin herkes için göz ardı edilemez önemli bir sorumluluk olduğu da hatırlatıldı.
Mustafa İslamoğlu saçmaladı
OYNAT 00:39
Mustafa İslamoğlu saçmaladı
Mustafa İslamoğlu, İstanbul Akabe Vakfı'nda 4 Ağustos Cuma günü 'tehlikenin farkında mısınız?' başlıklı verdiği hutbede skandal ifadeler kullandı. Peygamber Efendimizin 'hacamat yaptırma' sünnetini hedef alan İslamoğlu, bu sünnete uyanlara 'ananızı da öldürün o zaman' tavsiyesinde bulundu. İslamoğlu'nun açıklaması şöyle: "Resulullah hacamat yaptırmış olabilir. O yaptırdı diye hacamat olan arkadaş... O yetim idi, ananı öldürsene. Niye bu sünneti işlemiyorsun. Yetim olmak sünnet. Ananı kaybet, babanı kaybet, komik oluyor."
BEĞENDİM
11 TEPKİ
BİR YORUM YAZIN
BEĞENDİM
YORUM

KAYDET

PAYLAŞ
OKUR - 3997
AZ ÖNCE
Doğru dürüs din öğretip uygulayamayan diyanetemi kaldı edep öğretmek. Diyanet önce kendi içindeki edepsizler ordusuna edep, ahlak öğretsin sonra başkalanna sıra gelsin. 90 bin cami, 150 bin diyanet personeli, bir o kadar görevlendirilen belletmen, kurs hocası vs. var, EDEPsizlik, HIRsızlık, AHLAKsızlık, uyuşturucu, yobazlık, bağnazlık heryerde almış başını gidiyor. Diyanet seyrediyor, paraları cebe indirmekle meşgul. DIB. Dilencilik İşleri Başkanlığına dönmüş, saf milleti sömürmekle meşgul. Bu memlekette müslümanlara zulmedilirken, Allah'ın emirleri, Kuran ayetleri hiçe sayılırken, diyanetten bir kişi ses çıkardı mı? yok çıkarmadı, hatta zulmedenlerin yanında yer aldılar. Şimdi kalkmışlar, ilminin sadakasını verse abat olacakları bir alim maksadını anlatmak istemiş, anlayıp dinlemeden, ona karşı aslan kesilmişler. Yahu Diyanet dinle hele İslamla pek alakan yok, bari sus foyan ortaya çıkmasın, millet uyanıyor, ülke bütçesine denk paralarından da olacaksın.

SIRADAKİ HABER

banner5