Netflix'teki 'Aşk 101' dizisinde yer alan Osman karakteri eşcinsel mi? Tartışma alevlendi

Bugün sosyal medyada bir kullanıcının yaptığı paylaşımla herkesin konuşmaya başladığı 24 Nisan'da yayınlanacak olan Netflix dizisi 'Aşk101'deki Osman karakteri tartışılmaya devam ediliyor. Henüz Osman karakteriyle ilgili Netflix Türkiye'den bir açıklama yapılmış değil.

Netflix'teki 'Aşk 101' dizisinde yer alan Osman karakteri eşcinsel mi? Tartışma alevlendi

Bugün sosyal medyada bir kullanıcının yaptığı paylaşım sonrasında herkesin konuşmaya başladığı Aşk 101 dizisi hakkında çok çarpıcı iddialar ortaya atılmaya başladı.

Netflix'in 24 Nisan'da Türkiye'de ilk bölümünü yayınlayacağı 'Aşk101' dizisindeki Osman karakterinin eşcinsel olup olmadığı tartışılıyor. Bu tartışmayı iyice alevlendiren ise bugün twitter'da yapılan bir paylaşımdı.

Aşk101 dizisindeki Osman karakterinin eşcinsel olduğunu belirten paylaşım:

İddiaları güçlendiren paylaşım sonrasında diziyi yayınlayacak olan Netflix Türkiye'den henüz bir açıklama yapılmadı. İnfiale neden olan söylenti sonrası sosyal medya kullanıcıları tepkisini ortaya koydu. Aynı şekilde bu olayın önceden hazırlanmış bir tuzak olabileceğini belirtenler de var.

DİZİYE DAİR BİLGİLER SIR GİBİ SAKLANIYOR

Malum diziye ilişkin herhangi bir sinopsis ya da olay örgüsü yayıncı kuruluş tarafından paylaşılmadı. Hal böyle olunca da bazı şahıslar, Netflix'in tüm dünyada ünlü olan bir başka lise dizisinden hareketle Aşk 101'in de eşcinsel ögeler içerebileceğini attıkları tweetlerde belirtti. Aynı şekilde dizi senaryosunda herhangi bir eşcinsel karakterin olup olmadığı ise belli değil.  

AŞK 101'İN KONUSU NEDİR?

1998 yılında geçen ve günümüze uzanan Aşk 101,okula devam edebilmek için en sevdikleri öğretmenlerini okulda tutmak üzere plan yapan 17 yaşında bir grup asi gencin hikayesini konu alıyor. Öğretmenlerini yeni basketbol koçlarına aşık etmek üzere işe koyulduklarında ise asıl kendileri aşkı keşfetmeye başlarlar. Çıktıkları bu yolculukta birbirleri hakkında bildiklerinden çok daha fazla ortak noktaları olduğunu, beraberken ne kadar güçlü olduklarını ve sevginin zorla var edilemeyeceğini fark ederler.

Haber Vakti

Güncelleme Tarihi: 09 Nisan 2020, 13:11
YORUM EKLE
YORUMLAR
Metin KARACA
Metin KARACA - 2 ay Önce

Eşcinsellik bir hastalık mı? Kavramlarla nasıl zihnimizle oynuyorlar?
Televizyon programcısı ve sunucu Bülent Deniz’e konuşan eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın sıradışı ezber bozan açıklamalarına devam ediyor! ‘’Eşcinsellik hastalık değil. Hasta muamelesi yaparsak eşcinselleri dışlamış oluruz!’’ ifadelerini kullanan Kaçın, yapılan röportajın ikinci bölümünde çarpıcı açıklamalarına devam ediyor... Anneler babalar bu röportajı mutlaka izleyin! İlgili röportajın tamamı yakında sitemizde...


Eşcinsellik bir hastalık mı? Kavramlarla nasıl zihnimizle oynuyorlar?


Televizyon programlarının ardından youtube üzerinden de izleyicisiyle buluşan başarılı programcı Bülent Deniz, eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın’la eşcinsellik hakkında bilinmeyenleri ve merak edilenleri konuştu. Yayınlanan röportajın ilk bölümü hayli ilgi görmüştü.

EŞCİNSELLİK HASTALIK DEĞİLDİR

Deniz’in ‘Eşcinsellik bir hastalık mıdır? sorusuna cevap veren Kaçın, ‘Eşcinsellik cinsel kimlik bunalımıdır. Eşcinsellere hasta muamelesi yaparsak, tuzağa düşeriz. Toplumun dışına iteriz. Zaten kendini dışlanmış hissediyorlar. Zaten travmalı bir hayat yaşamışlar. Eşcinsellik bir sonuçtur. Bunun sebepleri var. ’’ ifadelerini kullandı.

DEVLET HER ÇOCUĞA SAĞLIKLI EBEVEYNLER SAĞLAMAK ZORUNDA

‘’Devlet her çocuğa ruh sağlığı yerinde anne-baba sağlamak zorundadır’’ ifadelerini kullanan Kaçın, ‘’Siz devlet olarak aileyi korumazsanız geliştirmezseniz, aileyi merkeze koymazsanız toplumsal çöküş başlar. Burada tüm psikologlar sorunlar anlamında genelde anne-babaya odaklanırlar. Tamam anne-baba sorun çıkarabilir ama burada devletin hiç mi etkisi olmayacak. Çocuklarımızı 6-7 yaşında okula veriyoruz. Bir anne-baba çocuğunu devlet okuluna verdiği anda o çocuk anne-babanın değildir. Devlet bu emanetin bilincinde mi ve bu konuda hassasiyet gösteriliyor mu?’’ açıklamasında bulundu.



KAVRAMLARLA ZİHNİMİZLE OYNUYORLAR

İstanbul Sözleşmesiyle birlikte özellikle muhafazakar basında azar azar ‘iş insanı’ ve ‘bilim insanı’ gibi kavramların kullanılmaya başlandığını belirten Kaçın, ‘’Bu medeniyetinizin çöküşüdür. Peki ‘iş insanı’ ne demek? Bir iş insanı varsa bir de iş hayvanı mı var? Bilim adamı kavramı sizi neden rahatsız ediyor? Bilim kadını da diyebilirsiniz. LGBT(Lezbiyen, gay, biseksüel, transseksüel) kavramlarını da kullanmamamız gerekiyor, sadece eşcinsel dememiz yeterli. Kelimelerle oynanarak, insanların zihni iğfal edilmeye çalışılıyor. ’’ İfadelerini kullandı.

TECAVÜZCÜ İÇE KAPANIK ÇOCUKLARI SEÇER

5 eşcinselden 2’sinin taciz veya tecavüz mağduru olduğunu belirten Kaçın, ‘’Çocuk tacizi ve tecavüzü genelde aileden, komşudan ve yakından geliyor. İçe kapanık çocuklar genelde taciz ediliyor. Tecavüzcü dışa dönük, kendini ifade edebilen, yaramaz çocuğa tecavüz edemez. Zaten onu tercih etmez. Uslu, sokağa çıkmayan, içe kapanık, oyun oynamayan çocukları tercih eder. Rastgele bir çocuk seçmez, seçerse bu hayatının hatası olur ve yakalanır.’’ İfadelerini kullandı.

Metin Karaca
Metin Karaca - 2 ay Önce

TÜRKİYE ARTIK EŞCİNSELLİK SORUNUYLA YÜZLEŞMELİ

Başarılı programcı Bülent Deniz’e konuşan eşcinsel terapisti Psikolog Hüseyin Kaçın, ‘’Türkiye artık eşcinsellik sorununu halının altına süpüremez. Bu gerçeklikle yüzleşilmeli.’’ ifadelerini kullanarak kritik uyarılarda bulundu.
Televizyon programlarının ardından youtube üzerinden de yayın hayatına devam eden başarılı programcı Bülent Deniz, eşcinsel terapisti psikolog Hüseyin Kaçın’la Türkiye gündemini meşgul eden 'eşcinsellik' konusunu ele aldı.

EŞCİNSELLİK BİR LOBİ FAALİYETİDİR

Deniz’in eşcinsellikle ilgili sorularını cevaplayan Kaçın, ‘’Eşcinsellik kaçınılmaz olarak artık Türkiye’nin yüzleşmesi gereken bir konu. 2000’ler öncesi de bu konu vardı ve üstü örtülüyordu. 2000’lerden sonra artık bir şekilde dernekleştiler, örgütleştiler. Bu artık bir lobi faaliyetidir. Türk toplumu artık bu gerçeği halı altına süpüremez. Bu gerçekle yüzleşecek, toplum yetmez, devletin bütün kurumları bu konuda kendini sorgulamalı’’ ifadelerini kullandı.

KİMSE EŞCİNSEL OLARAK DOĞAMAZ

Eşcinselliğin doğuştan var olamayacağını belirten Kaçın, ‘’Çocuğun psikolojisi anne rahminde gelişmeye başlar. Anne ve babanın erkek çocuğuna ve kız çocuğuna yaklaşımı çok önemli ve bu konuda bilinçli olunmalı. Anne ve baba ilişkisi sağlıklı değilse sorun tam olarak burada başlar. İnsanın cinsel kimliğini oluşturması gerekiyor. Cinsel kimliğin oluşum sürecinde sosyolojik süreçler sizi şekillendiriyor. Sonra psikolojik süreçler, sonra siz ortaya biyolojik cinsiyetinizi koyuyorsunuz. Genetik anlamda kimse eşcinsel olarak doğamaz.’’ İfadelerini kullandı.

ÇOCUKLARINIZIN PSİKOLOJİSİNE DİKKAT

Çocuğun psikolojik gelişiminde ailenin önemine değinen Kaçın, ''Doğduğu andan itibaren çocuk anneye yapışık bir hayat yaşıyor. Burada baba süreç içinde varlığını çocuğa hissettirmeli. İşte burada pasif bir baba çocuğun anneyi kutsamasına neden oluyor. Çocuk babayla özdeşim kuramıyor. Bir çocuğun psikolojisi bozulduğunda sapma alanları vardır. Hiçbir çocuk ‘benim psikolojim bozuk’ demez. Ama tırnak yeme varsa psikolojik sorun vardır. Altına işemek de psikolojik bir sorundur. Daha derin bir travma varsa çocuk saçını yolmaya başlar. En büyük sinyal çocuğun dışkı kaçırmasıdır. Hiçbir çocuk anne ve babasını suçlayamaz. Çocuk psikolojisinde suçlu olan çocuğun kendisidir.'' ifadelerini kullandı.

Yato San
Yato San - 2 ay Önce

Bu ne biçim homofobiklik gerçekten söyleyecek söz bulamıyorum tepkisini koydu, bu bir tuzak olabilir gibi söylemler nedir ya eşcinsellik ne tepki konulacsk bir şey ne de tuzak.

SIRADAKİ HABER

banner5