banner29

Prof. Dr. Ali Seyyar yazdı: Hayatımın en karanlık günü: 29 Ekim...

Sakarya Üniversitesi'nde görevliyken 29 Ekim 2016'da FETÖ ile iltisaklı olduğu iddiasıyla KHK ile ihraç edilen Prof. Dr. Ali Seyyar, yaşadığı o karanlık günü ve öncesinde Milli Görüş Hareketi'nin simge isimleriyle verdiği mücadeleyi ''29 Ekim: hayatımın en karanlık günü!'' başlıklı yazısında okuyucularıyla paylaştı.

Dosya 29.10.2020, 14:38 29.10.2020, 14:54
Prof. Dr. Ali Seyyar yazdı: Hayatımın en karanlık günü: 29 Ekim...

''29 Ekim 2020 tarihinde mağduriyetim, 4. yılına ulaşmış olacak/oldu…yani 48 aydan beri hakkımın iade edilmesi için sebat ediyorum… 28 Şubat sürecinde “mürteci” damgası yedim ama üniversiteden atılmamıştım…15 Temmuz sürecinde ise hem “terörist” damgası yedim, hem mahkeme kararı olmaksızın yargısız infaz edildim, hem işsiz bırakıldım, hem de ötekileştirildim…'' diyen Seyyar, ''Ümidimi yitirmedim, aktif sabır içinde tevekkül hâlindeyim… Ammâ velakin devletime, hükümetime, üniversiteme ve dost bildiklerime kırgınım… Çocuklarımız Cumhuriyet bayramını kutlayadursun, 12 yaşına girmiş olan kızım, bu süreçte gayri ihtiyari olarak bazı şeyleri bizzat hissetmiş olacak ki beni uyarma gereği duydu: “Baba, sana acı çektirenleri, sevap kazanırım diye sakın affetme…!” Bu duygu yüklü sözlerden sonra, kendi öz vatanımda bana ve aileme gurbet hayatı yaşatanları affetmem hiç kolay olmayacak, vesselâm.'' vurgusunda bulundu.

İşte Seyyar'ın söz konusu yazısı:

Değerli Okuyucularım;

Bugün beni mazur görün, konuya şahsî hayatımla ilişkilendirerek gireceğim…

Kimileri için 29 Ekim’in anlamı farklı olabilir…

Nitekim 29 Ekim 1923'te Millet Meclisinde “Yaşasın” nidalarıyla “Cumhuriyet” adını verdiğimiz yeni bir rejim kurarken, Osmanlı Devletini tarihe gömdük…

Ben de Kemalist Cumhuriyeti korumak adına Menderes’e karşı askeri darbenin yapıldığı yılda bu topraklarda dünyaya geldim…

Ne var ki gurbetçi aile ferdi olarak çocukluğumdan başlayarak, tam 26 yıl Almanya’da yaşadım…

Türk dilinin unutmamak için, tercümanlık yaptım eğitim hayatım boyunca…

Dinimi öğrenmek ve yaşamak için de Milli Görüş Teşkilatlarında aktif görevler aldım…

Osman Yumakoğulları, Cemal Kamacı, Hasan Damar gibi ağabeyler, hatırladığım başlıca isimlerdir…

Şevket Kazan, Sadık Albayrak, Şevki Yılmaz ve Recep Tayyip Erdoğan gibi dava adamlarını teşkilat adına evlerimizde dahî ağırlardık…

Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan Hocamızla Almanya’da bilmem kaç kez görüşmüşlüğümüz oldu…

Türkiye Cumhuriyeti Devletinden bir kuruş burs almadan Yüksek Lisansımı Almanya’da tamamladım…

Gurbetçi gençlerimiz, millî ve manevî değerlerini unutmasınlar diye kurmuş olduğum akademik dernek adına aylık Türkçe bir dergi çıkarıyorum diye Konsolosluk beni daha o yıllarda sakıncalı ilan etti…

Türkiye’den gelen ANAP’lı bir Devlet Bakanına toplum huzurunda “aykırı” sorular sordum diye pasaportuma kısa süreliğine de olsa el konuldu…

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
Aşı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Aşı hakkında ne düşünüyorsunuz?