banner5

banner29

Prof. Dr. Osman Çakmak, Habervakti'ne konuştu! Türkiye'deki üniversiteler neden çıkmaza girdi?

Çok sayıda bilimsel araştırmaya imza atan Kimya profesörü Osman Çakmak, Habervakti'ne açıklamalarda bulundu. Türkiye'deki üniversitelerin içine düştüğü çıkmazı ve çözümlerini sorularımızı cevaplayarak çarpıcı bir dille ortaya koydu.

Dosya 12.05.2020, 16:43 12.05.2020, 17:43
Prof. Dr. Osman Çakmak, Habervakti'ne konuştu! Türkiye'deki üniversiteler neden çıkmaza girdi?

Habervakti sordu, Prof. Dr. Osman Çakmak cvapladı...

Soru: Akademik ünvanlar dışarıda kullanılsın mı, kullanılmasın mı?

Çakmak: Akademik ünvanlar dışarıda kullanılsın mı, kullanılmasın mı önemli, ancak ondan çok daha önemli ve öncelikli bir an evvel halledilmesi gereken üniversite meseleleri var. Üniversiteler ürünlerini boşa/çürüğe çıkaran  bir fabrika gibi yapısından bir an evvel kurtarılmalı. Burada bir kısım arkadaşlar, Yunus hocam da dikkat çekti: Bilim ve araştırma politikası hayata geçirilmeli. Araştırmaya yön ve hedef verilmesi meselesi çok daha önemli. Üretici arkadaşlar altını çizdi; bürokrasi gelişmeye engel oluyor. Müteşebbisin önüne dikiliyor. Acentalar bürokrasiyi kuşatmış;  adeta  teslim almış. Türkiye'de kurumların bağımsız hale geleceği, vesayetten kurtulacağı yeni yapılanmalara ihtiyaç var.                                                     

Soru: Sizce yüksek öğretimde hangi konular düzenlenmeli?

Çakmak: Bence Yüksek Öğretimde düzenlenmesi gereken konuların başında 'araştırmaya hedef' verilmesidir. Raflarda kalacak tez ve proje çalışmalarına son verilmesidir. Çünkü bu konularda genelde zihinler  karışık.        Türkiye uçak üretimine araba üretiminden önce başlamış. Hatta  1927'lerde  uçak üretimine başlandığına dair kayıtlara rastlıyoruz. 1950'li yıllara kadar toplam 351 adet uçak üretmiş. Ve bu uçakların bir kısmını da Hollanda ve Danimarka'ya ihraç etmiş. 1950'li yıllarda üretim durmuş.

Soru: Türkiye'deki uçak üretimini kim durdurdu?

Çakmak: O yıllar Amerikanın etkisinin yoğunlaştığı yıllar.. Türkiye geçmişte uçak üretirken kendi çizimiyle, kendi tasarımıyla yola çıkmış. Motoru da dizaynı da kaportası da kendisine aitmiş. Sonra ne olmuş?  “Ne gerek var canım biz bunları size ucuz fiyatla veririz” denilmiş. Zamanın politikacıları bu baskılara boyun eğmiş. Yetkililerimiz  caydırılmış. Uyutma politikaları etkisini göstermiş. Ta bugünlere gelmiş.

Soru: Selçuk Bayraktar'ın çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?

Çakmak: Bir Selçuk Bayraktar çıkmış. İHA'ların SİHA'ların PKK mücadelesinde Suriye'de Libya'da aldığı sonuçları hep birlikte görüyoruz. Selçuk Bayraktar'ı bugünlerde hangi güç linçe tabi tutuyorsa, Nuri Demirağ'ları engelleyen de aynı güçlerdi. Kökü dışarıdaydı. Türkiye'de bazı kurum ve medya gibi Türkiye'nin gelişmesinin önünde frenleme görevi  verilmiş. Bazı partiler de aynı işi yapıyor. Öncelikle bizim bu engelleri aşacak bürokrasiye Anayasal yapılanmalara ihtiyacımız var. Kişilikli insan yetiştiren milli ve yerli okullarımızı kurabilmeliyiz. Tarih öncelikle doğru anlatılmalı. Her şey birbiri ile bağlı olduğundan, birini çözüp diğerini yapmadığınızda sorun çözülmüyor. "Satın alınabilen" ve  menfaatini her şeyin önünde tutan insan yetiştiren eğitimle en güzel sistemler çözüm olmuyor. Selçuk Bayraktar’ın arkasında himaye ve destek olmasaydı, yada üniversiteye bağlı olarak çalışsaydı, bu neticeleri alabilir miydi? Zannetmiyorum.  

Soru: Üniversitelerde alınan tedbirler neden meyvesini vermiyor?

Çakmak: Bu ülke insanı daha sonra  krizlerle boğuşturularak, darbelerle, son olarak parelel yapılanmalarla uyutuldu Bu yüzden de hangi tür araştırmalar yapacağını, nereye gideceği konularını konuşamadı. Kalkınmanın öncüsü üniversite ve eğitim ve buluşçuluğa dayalı kalkınma unutturuldu. Yeni yeni konuşuyoruz. ARGE ve inovasyonv lügatlarımıze yeni yeni giriyor. Gerek hali hazırda geçerli olan bilim kanunu ve YÖK ve üniversiteler kanun darbe anayasasının ürünü olduğundan alınan tedbirler meyvesini vermiyor. Bu  yasalar göre hangi tür konularda doktoralı bilim adamları yetiştireceği de belirlenmesi gerekmiyor. Tez konuları gelişigüzel vermeye devam ediyor.            

Soru: Türkiye'de bilim ve araştırma siyaseti var mı?

Çakmak: Bir bilim ve araştırma siyasetimiz olsaydı ülkemizdeki bilim potansiyelini ülkenin gelişmesi için kullanacak mekanizmaları kurabilirdik. Böyle mekanizmalar kurmayınca da bunca üniversitelerinizin ve araştırma merkezlerinizin olması bir şey ifade etmiyor. Yeni yeni Teknoparklar, Teknomerkezler, yeni yeni proje destekleri ihdas etmeniz, her yerde üniversite açmamız sonucu değiştirmiyor. Üniversitelerde önemli potansiyeller, iyi araştırma gruplarının olması da sonucu değiştirmiyor. Üniversite  potansiyellerini topluma yansıtan mekanizma ve sistemler kurmanız önemli olan. Aksi halde potansiyeller olduğu yerde kalıyor.  

Soru: Peki çözüm yok mu?
 
Çakmak: YÖK sisteminde   akademik aşama ve yükseltmelerde neredeyse tek krterin temel kriterin makale sayısının esas olması, yayıncılığı bir oyun haline getiriyor. Yetkililere; bilim kurulundaki yetkililere soracağımız en doğru bir soru şu olabilir: Üretilen makaleler ve tezler ülkemizin hangi ihtiyacına cevap vermektedir? Yayınların çoğunluğu akademik aşama için yapılıyor. Yani  Bilimsel yayıncılık stratejimiz olmadığına göre  ülkemizin bilimsel bir hedefi ve stratejisi  de bulunmadığı ortada. Aslında biz her şeyi yayınlamakla ülkenin stratejik bilgilerini dışarıya  taşıyoruz. Üniversitenin araştırma enstitüleri, öncelikle yerel, yöresel problemleri ele alınmasını sağlayan bir araştırma mekanizmaları kurma çabası içine sokacak yeni bir yapılanmaya ihtiyaç var. Bunun için yerel ve bölgesel Ar-Ge birimleri ve firma yetkilileri ile yakın ilgi içine girmeye çalışacak, bölge taleplerini ve önceliklerine göre araştırma politikası oluşturmaya çabalayacak.  Öğretim üyeleri,  sanayici ve üreticilerle yakın diyalog ve bu alanda oluşturacağımız mekanizmalar sayesinde bölgesel problemlerin tez ve araştırma konularına yansıması sağlanacak.
 
Soru: Bilimsel makalelerden öteye nasıl geçeriz?

Çakmak: Sonuç olarak ülkemiz bilimsel makale sayıları yönünden son yıllarda önemli bir gelişme gösterdi. Ancak makalelerin atıf alması ve etki değeri yönünden dünya ortalamasının çok gerisinde yer almaktadır. Bugüne kadar niteliği düşük üretilen makalelerin bilimsel gelişmeye ve ülke ekonomisine katkıda bulunmadı.  Daha çok akademik aşamaya ve yükseltmeye yönelik olmuştur. Ülkemizin artık belirli bir doygunluk düzeyine gelmiş olan bilimsel makale üretme potansiyelinin artık nitelikli bilimsel araştırma ve özellikle hedefli projelerle çalışmaya vermelidir kendini.  ULAKBİM Türkiye'nin genel potansiyelini ve dünyadaki yerini gösteren resmini açık olarak göstermektedir.  Bundan sonra karar vericilerin adım atması gerekiyor. Yeniden aynı soru: Türkiye'nin Bilim politikası var mı? Bu sorunun cevabını sanırım çoğumuz biliyoruz.

HaberVakti

Yorumlar (0)
2
light rain and snow
Günün Anketi Tümü
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Whatsapp Sözleşmesi'ni kabul ettiniz mi?
Namaz Vakti 17 Ocak 2021
İmsak 06:49
Güneş 08:19
Öğle 13:19
İkindi 15:47
Akşam 18:09
Yatsı 19:34
Günün Karikatürü Tümü
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 17 35
2. Fenerbahçe 17 35
3. Gaziantep FK 18 34
4. Galatasaray 17 33
5. Alanyaspor 18 30
6. Hatayspor 17 28
7. Karagümrük 18 27
8. Trabzonspor 18 27
9. Antalyaspor 19 25
10. Sivasspor 18 23
11. Başakşehir 18 23
12. Konyaspor 18 22
13. Göztepe 18 22
14. Kasımpaşa 17 22
15. Malatyaspor 17 21
16. Rizespor 17 21
17. Gençlerbirliği 18 19
18. Kayserispor 18 16
19. Ankaragücü 17 15
20. Denizlispor 17 14
21. Erzurumspor 18 13
Takımlar O P
1. Giresunspor 17 35
2. İstanbulspor 17 34
3. Samsunspor 17 33
4. Altay 17 32
5. Adana Demirspor 17 31
6. Tuzlaspor 17 30
7. Ankara Keçiörengücü 17 28
8. Altınordu 17 28
9. Bursaspor 17 27
10. Bandırmaspor 17 24
11. Adanaspor 17 21
12. Ümraniye 17 20
13. Boluspor 17 19
14. Menemen Belediyespor 17 16
15. Balıkesirspor 17 16
16. Akhisar Bld.Spor 17 13
17. Ankaraspor 17 9
18. Eskişehirspor 17 3
Takımlar O P
1. M. United 17 36
2. Liverpool 17 33
3. Man City 16 32
4. Leicester City 17 32
5. Everton 17 32
6. Tottenham 17 30
7. Southampton 17 29
8. West Ham 18 29
9. Aston Villa 15 26
10. Chelsea 17 26
11. Arsenal 18 24
12. Leeds United 18 23
13. Crystal Palace 18 23
14. Wolverhampton 19 22
15. Newcastle 17 19
16. Brighton 19 17
17. Burnley 17 16
18. Fulham 16 12
19. West Bromwich 18 11
20. Sheffield United 18 5
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 16 41
2. Real Madrid 18 37
3. Barcelona 18 34
4. Villarreal 18 32
5. Real Sociedad 19 30
6. Sevilla 17 30
7. Granada 18 27
8. Celta de Vigo 18 23
9. Cádiz 18 23
10. Real Betis 18 23
11. Levante 17 21
12. Athletic Bilbao 18 21
13. Getafe 17 20
14. Valencia 18 19
15. Eibar 18 19
16. Deportivo Alaves 18 18
17. Real Valladolid 18 18
18. Elche 16 16
19. Osasuna 18 15
20. Huesca 18 12