ABD'deki Floyd gösterileri 7. gününde

ABD Başkanı Trump, ülkedeki şiddet olaylarına müdahale etmek için binlerce ağır silahlı askeri personeli ve güvenlik gücünü görevlendirdiğini duyurdu.

ABD'deki Floyd gösterileri 7. gününde

WASHINGTON (AA) - ABD'de siyahi George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından başlayan gösterilerin yoğunluğu 7. gününde kısmen azalırken, bazı büyük kentlerdeki protestolarda polis ile göstericiler arasında şiddet olayları yaşandı.

ABD Başkanı Trump, ülkedeki şiddet olaylarına müdahale etmek için binlerce ağır silahlı askeri personeli ve güvenlik gücünü görevlendirdiğini duyurdu. Trump, "Haklı haykırışların ve barışçıl gösterilerin, kızgın kalabalıklar tarafından bastırılmasına izin vermeyeceğiz. Tüm bu olanlar, barışçıl protestolar değil, iç terör eylemleri, masum canların yok edilmesi. Masum bir insanın kanının dökülmesi insanlığa karşı utanç ve Tanrı'ya karşı bir suçtur" ifadelerini kullandı

ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'ın bahçesinde, ülkede siyahi George Floyd'un polis şiddeti sonucu yaşamını yitirmesine karşı başlayan ve şiddet eylemlerine dönüşen protestolara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Konuşmasının başında ABD başkanı olarak görevinin ülkeyi ve halkını korumak olduğunu vurgulayan Trump, "Ülkemizin kanunlarını korumak için bir yemin ettim. George Floyd'un gaddarca öldürülmesinden haklı olarak rahatsız olan Amerikan halkı için bu sözümü tutacağım. Yönetimim Floyd ve ailesi için adaletin yerini bulması sözünü yerine getirecektir. O bir hiç uğruna ölmedi." dedi.

Öte yandan sokaklardaki şiddet olaylarına dikkati çeken Trump, "Haklı haykırışların ve barışçıl gösterilerin, kızgın kalabalıklar tarafından bastırılmasına izin vermeyeceğiz." dedi.

AA'nın haberine göre; bazı eyalet yönetimlerini ve yerel idarecileri, şiddet eylemlerinde bulunanlara karşı "gerekli önlemleri almamak"la suçlayan Trump, insanların iş yerlerinin yağmalandığını, yeni tip koronavirüs ile mücadele eden sağlık çalışanlarının korkudan evlerinden çıkamadığını, Washington DC'deki önemli yapıların ve kiliselerin hasar gördüğünü anlattı.


OLAYLAR İÇİN "İÇ TERÖR" VURGUSU

Trump, "Tüm bu olanlar, barışçıl protestolar değil, iç terör eylemleri, masum canların yok edilmesi. Masum bir insanın kanının dökülmesi insanlığa karşı utanç ve tanrıya karşı bir suçtur. Amerika'nın, yok edilmeye değil oluşuma, kibre değil operasyona, anarşiye değil güvenliğe, nefrete değil iyileşmeye, kaosa değil adalete ihtiyacı var." dedi.

Olaylara karşı başarı kazanacağını ve bu konuda yeni adımlar attıklarını duyuran Trump, "Mevcut tüm federal, sivil ve askeri kaynakları, yağmaları, yakıp yıkmaları bitirmek ve kanunlara uyan Amerikan halkının haklarını korumak için seferber ediyorum." ifadesini kullandı.

Trump ilk hedeflerinin ülkedeki yağma ve gayrimeşru eylemleri durdurmak olduğuna dikkati çekerek, "Her valiye yeterli sayıda Ulusal Muhafız görevlendirmesi yönünde güçlü tavsiyede bulunuyorum. Valiler ve belediye başkanları, şiddet olayları bitene kadar çok sayıda güvenlik gücü varlığı göstermelidir. Bir şehir ya da eyalet, sakinlerinin hayatlarını ve mallarını korumak için gerekli önlemleri almayı reddederse ABD askerini görevlendireceğim ve sorunu hızlıca çözeceğim." dedi.


"ASLA ÖFKEYE VE NEFRETE KAPILMAMALIYIZ"

Başkent Washington DC'deki olaylar için de adım attığını belirten Trump, "Burada konuşurken, yağmaları, yakıp yıkmaları durdurmaları için binlerce ağır silahlı askeri personeli ve güvenlik gücünü görevlendiriyoruz." bilgisini paylaştı.

Trump, göstericilere kentte yerel saatle 19.00'da başlayan sokağa çıkma yasağına da uymaları uyarısında bulunurken, "Masum hayatlara ve mallara tehdit oluşturanlar, gözaltına alınacak, tutuklanacak ve tam hukuk kapsamında yargılanacaktır. Bu terörün elebaşlarının şunu bilmesini istiyorum, sert cezalar ve uzun hapislerle karşı karşıyalar. Bu gruplar, Antifa ve bu şiddetleri yönlendiren diğer kişiler." dedi.

Halkını ve haklarını koruyacağının altını çizen Trump, "Hukuk olmadığında fırsat da olmaz, adalet olmadığında özgürlük olmaz, güvenlik olmadığında gelecek olmaz. Asla öfkeye ve nefrete kapılmamalıyız. Hainlik ve şiddet hüküm sürerse hiçbirimiz özgür olmayız." mesajını verdi.


BEYAZ SARAY'DAN ST. JOHNS KİLİSESİ'NE YÜRÜDÜ

Trump, Beyaz Saray'daki konuşmasının ardından yerleşkeden çıkarak Beyaz Saray'ın yakınındaki dün akşamki protestolarda kundaklanmaya çalışılan St. Johns Kilisesi'ne elinde tuttuğu İncil ile yürüdü.

Kilisenin önünde kısa bir süre duran ve içeri girmeyen Trump, geniş güvenlik önlemleri altında Beyaz Saray'a döndü.

TRUMP'IN YÜRÜDÜĞÜ YOLDAKİ POLİS MÜDAHALESİ TEPKİ ÇEKTİ

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Beyaz Saray'dan, dün akşam düzenlenen protestolar sırasında kundaklanmaya çalışılan St. Johns Kilisesi'ne gitmek için yürüyeceği yoldaki göstericilerin polisin sert müdahalesi ile dağıtılması, Amerikan kamuoyunda tepkilere neden oldu.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Judd Deere, tepkilerin ardından yaptığı açıklamada, saat 19.00'da başlayan sokağa çıkma yasağına dakikalar kalması nedeniyle bölgede güvenlik önlemlerinin genişletildiğini belirterek, müdahale edilmeden önce göstericilere 3 kere dağılmaları için uyarı anonsu yapıldığını söyledi.


Başkan Trump, Beyaz Saray'da yaptığı konuşmanın ardından, elindeki İncil ve kabinesinden bazı üyelerle yürüyerek, Washington DC'de dün akşam bir grup protestocu tarafından kundaklanmaya çalışılan Beyaz Saray yakınlarındaki yaklaşık 200 yıllık tarihe sahip St. Johns Kilisesi'ne gitti.

"BİZ DÜNYADAKİ EN HARİKA ÜLKEYİZ VE BU ÜLKEYİ HER ZAMAN GÜVENDE TUTACAĞIZ"

Kilisenin içine girmeyen ve önünde elindeki İncil'i havaya kaldırarak konuşan Trump, "Biz dünyadaki en harika ülkeyiz ve bu ülkeyi her zaman güvende tutacağız." dedi. Trump, Kilisenin önünde yanında bulunan kişilerle basına poz verdikten sonra tekrar geniş güvenlik önlemleri altında Beyaz Saray'a yürüyerek döndü.


Trump'a ziyaretinde, Adalet Bakanı William Barr, Savunma Bakanı Mark Esper, Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O'Brien, Özel Kalem Müdürü Mark Meadows ve Beyaz Saray Sözcüsü Kayleigh McEnany eşlik etti.

Trump'ın Beyaz Saray'dan çıkmasından önce güzergah üzerindeki Lafayette Park'ta bulunan protestocuların, güvenlik güçlerince biber gazı ve ses bombası ile dağıtılması ise Amerikan kamuoyunda tepkiye yol açtı.

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Judd Deere gelen tepkiler üzerine yaptığı açıklamada, saat 19.00'da başlayan sokağa çıkma yasağına dakikalar kalması nedeniyle bölgede güvenlik önlemlerinin genişletildiğini belirterek, "Müdahale edilmeden önce göstericilere 3 kere dağılmaları için uyarı anonsu yapılmıştır." dedi.

Floyd'un ölümünün üzerinden 1 hafta geçerken, ABD genelinde hafta sonu dozu artan gösteriler pazartesi günü hız kesmeye başladı.

Polis ile Ulusal Muhafızların birkaç gündür kontrolü sağladığı protestoların sıfır noktası olan Minneapolis kentinde kayda değer olay yaşanmazken, Floyd için anma etkinlikleri devam etti.

Minnesota Ulusal Muhafızlar Birliğindan yapılan açıklamada, birliklerin görevlerini büyük oranda tamamladığı ve artık evlerine dönmeye başlayacakları bildirildi.

- New York'taki yağmalama olayları

Öte yandan ABD'nin en kalabalık kenti New York'taki olaylar ise gece sokağa çıkma yasağının başladığı 23.00'e kadar devam etti.

Öğle saatlerinde barışçıl şekilde başlayan gösterilerde akşam saatlerinde tansiyon yükseldi. Farklı noktalarda karşı karşıya geldikleri göstericilere polis yoğun şekilde göz yaşartıcı gazla müdahale etti.

Sokağa çıkma yasağının yaklaştığı anlarda ise Manhattan'daki birçok dükkanda yağmalama olaylarının yaşandığı anlar kameralara yansıdı.

Herald Meydanı'nda bulunan Macy's ile Bergdorf Goodman gibi bazı mağazaların, yağmacıların hedefi olduğu belirtildi.

Olaylarla ilgili açıklama yapan Belediye Başkanı Bill de Blasio, bu geceki yasağın pek işe yaramadığını, kentte salı gecesi de sokağa çıkma yasağı uygulanacağını ancak yasağın 20.00'de başlayacağını bildirdi.

- Philadelphia'da kent meydanı karıştı

Diğer yandan Pennsylvania eyaletinin başkenti Philadelphia'daki gösterilerde kent meydanında şiddet olayları yaşandı.

Kentin bazı bölgelerinde polisle göstericiler karşı karşıya gelirken, olaylarda çok sayıda kişinin ve bazı güvenlik görevlilerinin yaralandığı belirtildi.

Amerikan medyasına yansıyan bazı görüntülerde ise kent merkezinde bazı sokaklarda ciddi yağmalama olaylarının yaşandığı görüldü.

Diğer yandan, başkent Washington'a 1 saatlik mesafede Maryland kentinde yer alan Baltimore'daki gösteriler de gece saatlerine kadar devam etti.

Baltimore polisi, olayları yatıştırabilmek için Maryland eyalet polisinden destek istediklerini ve olayları en kısa zamanda kontrol altına alacaklarını açıkladı.

Dallas'ta göstericileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullanan polisin, çok sayıda göstericiyi gözaltına aldığı ifade edildi.

- En az 40 kentte gece sokağa çıkma yasağı var

Amerikan medyasının derlediği haberlere göre Floyd protestolarında 7. gün geride kalırken, ülke genelinde en az 40 kentte pazartesi gecesi sokağa çıkma yasağının uygulandığı bildirildi.

Başkent Washington ve New York da dahil ülkenin önde gelen birçok kenti yeni haftaya gece sokağa çıkma yasaklarıyla başlamış oldu. Söz konusu kentlerin çoğunda salı gecesi de aynı yasak uygulanmaya devam edecek.

Benzer şekilde en az 23 kentte de Ulusal Muhafız Birliklerinin polise yardımcı olmak ve olayları kontrol altına alabilmek için görev yaptığı bilgisi paylaşıldı.

- Floyd'un "Nefes alamıyorum" feryadı, polis şiddetini gündeme taşıdı

46 yaşındaki George Floyd, geçen pazartesi günü dolandırıcılık şüphesiyle Minneapolis’te polisler tarafından gözaltına alınırken, bir polisin uzun süre ensesine diziyle basması nedeniyle dakikalarca "Nefes alamıyorum" diye yalvarmıştı.

Floyd'un, olay yerine gelen acil sağlık ekipleri tarafından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği belirtilirken, olayı gösteren görüntüler sosyal medyada büyük tepki toplamıştı.

Görüntüler, ülkede siyahilere yönelik polis şiddeti tartışmalarını tekrar alevlendirmiş ve Minneapolis başta olmak üzere birçok şehirde protestolara yol açmıştı.

Eyalette acil durum ilan edelirken, durumu kontrol altına almaları için Ulusal Muhafızlar da görevlendirilmişti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5