Karanlık geçmişi korkutuyor!

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’da Başkan Nicolas Maduro’yu tanımadı. Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido'yu ülkenin geçici lideri olarak tanıttı. Şimdi de Venezuela’ya özel temsilci atadı.

Karanlık geçmişi korkutuyor!

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Venezuela’da izleyecekleri politikayı eski Beyaz Saray yetkilisi Elliott Abrams’a emanet edeceklerini açıkladı. Abrams’ın ilk görevi, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısı için New York'ta Pompeo’ya katılmak oldu.

ABD bu yeni hamlesi "İşin tam da ehline verilmesi" olarak yorumlandı. Çünkü Abrams’ın uzman olduğu bir konu vardı: Savaş ve darbe planlamak…

ABRAMS'IN KARANLIK GEÇMİŞİ

Abrams, Başkan Ronald Reagan döneminde özel olarak görevlendirilerek daha sonraları İrangate olarak adlandırılacak skandalda ABD yönetimin, ambargo koyduğu İran’a el altından silah satmasını planlayan ve organize eden ekibin içindeydi.

Kayıt dışı olan getirilen bu para yine kayıt dışı harcanmalıydı. Bu görev ise Abrams’ın esas uzmanlığıydı. ABD’nin yanı başında, Nikaragua’da ABD karşıtı Sandinista hükümeti (FSLN) yer alıyordu. (Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) ismini, 1927 yılında ABD deniz piyadelerinin Nikaragua'ya müdahalesi üzerine yandaşları ile dağa çıkarak ABD karşıtı silahlı eylemler yapan Augusto Cesar Sandino’dan alıyordu. 1927’deki müdahale sonrası ülkenin başına geçen Somoza ailesi ise ABD’nin de desteğiyle üç kuşak boyunca Nikaragua’yı yönetti. 1979’da ise FSLN hükümeti ele geçirdi.)

FSLN’nin Nikaragua’da başa geçmesinden hemen sonra ABD’de iktidara Ronald Reagan geldi ve ABD’nin Nikaragua politikası oldukça saldırgan oldu. Önce Somozalar döneminde ülkeye yapılan yardımlar sonlandırıldı. Sonra Honduras sınırında kurulan Kontra kamplarında eğitilen silahlı çetelerle Sandinist iktidara karşı savaş başlatıldı. 1990’a kadar devam eden çatışmalarda 30 bin kişi hayatını kaybetti. Kontra’ların finansmanını ise İran’dan gelen silah paralarıyla Abrams sağlıyordu.

1990’da Nikaragua’yı yeniden ABD güdümüne bağlamayı başaran Abrams 90’larda ise Guatemala, El Salvador ve Honduras’ta da ABD yanlısı hükümetlerin ayakta kalması için gereken tüm kirli işleri itinayla planladı. Bu ülkelerde hükümetlerin yaptığı ve yüz binlerce insanın öldürüldüğü katliamları soruşturmaya her defasında ABD’nin İnsan Hakları Sekreteri Yardımcısı olarak Abrams gitti. Ve tüm olanları örtbas etti.

Sonraki yıllarda Beyaz Saray’da resmi görevde bulunmayan Abrams yine de George W. Bush döneminde Ulusal Güvenlik danışmanı olarak biliniyordu. 2002’de Venezuela’da Hugo Chavez’e karşı gerçekleştirilen darbe girişiminde onun imzası bulunuyordu. 2003’te ise Irak’a yapılan harekatın akıl hocası ise ta kendisiydi. Hatta İkinci Irak Savaşı planı o kadar beğenilmişti ki, artık "Savaş Canavarı" olarak anılacaktı.

Uzun zamandır ortalıkta görünmeyen Abrams yeni görevine çağrılır çağrılmaz Beyaz Saray’da şu açıklamayı yaptı: "Bu binadan 30 yıl önce bu hafta ayrıldım - en son burada çalıştım - bu yüzden geri dönmek çok güzel. Venezuela'daki bu kriz derin, zor ve tehlikeli ve üzerinde çalışmak için sabırsızlanıyorum."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner5